Ateş Evde bir gariplik vardı. Dedem sabahtan beri durgundu, yüzünde anlam veremediğim bir yorgunluk vardı. Normalde sofrada lafı hiç bitmezdi, ama bu sefer çatalını bile zor kaldırıyordu. Kaşığımı bırakıp ona döndüm. - Dede, neyin var? Başını kaldırdı, gözleri derin bir kuyu gibi bakıyordu. Bir an için içim sıkıştı. Sonra başını iki yana salladı. - Bir şeyim yok, oğlum, dedi. Sesi eskisi gibi gür değildi. Sofradan kalktı, ağır adımlarla odasına doğru yürüdü. Omuzları hafifçe çökmüştü sanki. Kaşlarımı çattım. - Yine bir tuhaf, diye mırıldandım kendi kendime. Bu zamanlarda hep böyleydi. Bazen bir yerlere dalıp gidiyor, bazen durduk yere kayboluyordu. Sorunca da her zamanki gibi geçiştiriyordu. Elimi saçlarıma attım, sıkıntıyla nefes verdim. Beş dakika geçmemiş

