Zelal Merdo Ağa’nın kalp krizi geçirdiği gün Miroğlu konağında zaman durmuştu sanki. O gün yaşananlar, yalnızca bir ağanın kalp kriziyle yatağa düşmesi değil, koskoca bir aşiretin kaderinin bir anda değişmesi demekti. Hepimiz hastanedeydik. İçeride doktorlar Merdo Ağa’nın hayatını kurtarmak için mücadele ederken, dışarıda bizler, kendi içimizdeki fırtınalarla boğuşuyorduk. Hep birlikte hastanedeydik ve güzel bir haber bekliyorduk. Nevra, koridorda bir köşeye çökmüş ağlıyordu. Gözleri şişmiş, hıçkırıkları tüm hastaneyi dolduruyordu. Yanına oturdum. Omzuna nazikçe dokundum. - Nevra biraz iç rahatlarsın, dedim üzgün bir şekilde. Ağlamaktan gözleri şişmişti. Babam yüzünden diye kendini paralıyordu. - İstemiyorum. Dedemi istiyorum, dedi küçük bir çocuk gibi. Anlayışla ona baktım. Korkuyo

