Zelal Ateş’in kolları beni sardığında, istemsizce titrediğimi hissettim. Ona karşı hissettiğim karmaşık duygular bir kez daha içimde yükseldi. Bir yandan ondan korkuyordum; beni inciten, ruhuma derin yaralar açan adam oydu. Ama diğer yandan… Şu an kollarındaki sıcaklık, savunmasız ve pişman bir yanını gösteriyordu. Nefesini hissettiğimde onun da titrediğini fark ettim. - Zelal, diye fısıldadı. Sesi kısık ve kırılgandı. Sanki bu kelimeyle birlikte pişmanlığını, çaresizliğini ve korkusunu tek bir noktaya sığdırmaya çalışıyordu. Bir adım geri çekildim. Bakışlarımız kesiştiğinde onun gözlerindeki acıyı açıkça görebiliyordum. Ateş, derin bir nefes aldı ve başını eğdi. - Ben… Özür dilerim, dedi sonunda. Kelimeler ağzından zorla çıkıyordu sanki. - Özür dilerim mi? dedim. Sesim titriyor

