Zelal - Bırak beni! Bırak o kar tanesi. Hayır… Hayır, o düşman değil. Seviyorum! diye bağırarak yerinden sıçradı Ateş. Sesindeki öfke ve çaresizlikle yerimde irkildim. Sözlerini tam olarak duyamamıştım ama kabus gördüğü belliydi. Ona yardım etmek istedim. Bir şekilde dokunup uyandırmayı düşündüm. Ama ellerim bağlıydı. İşin ironisi buydu işte; beni bağlayıp mahkum eden bir adamı kabusundan kurtarmaya çalışıyordum. Belki de asıl kabus bendim onun için. Ya da o benim için… Kadın olmak buydu galiba. Acıya alışkın, affetmeye meyilli, ama bir o kadar güçlü. Zaten güçlü olmasaydık doğumların, kayıpların, ihanetlerin, yenilgilerin yükünü nasıl taşırdık ki? Erkekler bizim kadar güçlü değildi. Belki de bu yüzden bizden korkuyorlardı. Güçlerini bizim zayıflığımızla ispat etmeye çalışıyorlardı. Heps

