Zelal Sabah, Ateş’in tok ve buyruklu sesiyle irkilerek uyandım. Daha gözlerimi açmadan boğazımda bir düğüm, içimde anlam veremediğim bir sıkıntı vardı. - Hadi, Kalender, diye bağırdı. Gözlerimi sımsıkı kapatıp derin bir nefes aldım. Kalkmam gerekiyordu, biliyordum, ama dün gece gördüğüm rüyanın etkisinden hâlâ çıkamamıştım. O rüya… O sıcak bedenin bana sarılışı… Tanımadığım ama bir şekilde bildiğim o adam. Bu kadar gerçekçi bir hissiyatın rüya olması mümkün müydü? İçim tuhaf bir huzurla dolmuştu. Evli bir kadın olarak bu hislerin beni rahatsız etmesi gerekirdi, değil mi? Ama hayır, içimde anlamadığım bir tanıdıklık, bir sıcaklık vardı. Kafam karışık bir şekilde yatağımdan kalktım. Salonun kapısını araladığımda Ateş’in sert bakışlarıyla karşılaştım. Kaşları çatılmış, sinirli bir şekil

