-SÜREYYA Odadan koşar adım çıktığımda nefes nefeseydim. Kalbim sanki boğazımda atıyor gibiydi. Islak yüzümde hala gözyaşı vardı fakat heyecandan ağlamanın sırası değildi şimdi. Elim ayağım titriyordu. Bütün bunlar karşısında sakin kalmak neredeyse imkansızdı. Sıcak tenim buz gibi soğuyordu. Şuan ne yapmam gerektiğini bilmiyordum o yüzden tamamen doğaçlama takılmam gerekiyordu. Elimin tersiyle sildim yüzümü ve koşarak indim merdivenlerden aşağı. Kapıdan çıkar çıkmaz gözlerim Ömer'i aradı. Yüzümde oluşan sevinç içimi titretmeye yetmişti. Herkes ayakta oynuyordu ve Ömer'le Melek'te masalarına geçmiş oturuyorlardı. Kerem'i öyle görünce tutamadım kendimi ve elimle kapattım ağzımı. Bir kaç saniye etrafa bakındım öyle. Daha sonra dayanamadım ve hızla yürümeye başladım. Mektubu cebime koymuştum.

