* * * Onu kendimden iterek uzaklaştırdım. Göğsümün içinde yankılanan korku ve öfkeye rağmen, gözlerimin içine bakarak konuşmak zorundaydım. Kararlı bir sesle, "Sizden hoşlanmıyorum, lütfen bunu bir daha yapmayın," dedim. Sözlerim, havada soğuk bir keskinlikle asılı kaldı. O an ellerinin gevşediğini hissettim, parmaklarının üzerimdeki baskısı azaldı. Hemen ardından ayağa kalktım, üzerimi düzelttim ve derin bir nefes aldım. Kalbim hızla çarpıyordu ama yüzümde en ufak bir tereddüt belirtisi göstermemek için kendimi zorladım. Kılıç’ın gözlerine baktığımda orada bir kırılma gördüm, daha önce de defalarca rastladığım o ifadeye... Ama bu sefer farklıydı, çünkü o kırıklığın sebebi bendim. İçimi bir suçluluk duygusu kapladı ama ne yapabilirdim ki? İkimiz de evliydik. Ne ben özgürlüğüme kavuşabili

