* * * Ayaz’ın sözleri kanımı donduruyordu. İçinde barındırdığı o çirkin düşünceler, hastalıklı bakış açısı, bana her geçen saniye daha da korkunç geliyordu. Kafasının içinde dönenleri tam olarak anlayamıyordum ama bir şey kesindi: O, hasta bir adamdı. Ve belki de en kötüsü, tüm bunların normal olduğunu, hatta haklı olduğunu düşünüyor gibiydi. Gelenekçi ailesinin gözünde sevgi dolu, koruyucu bir eş rolüne mi bürünüyordu? Yoksa sadece kendini mi kandırıyordu? Onun her konuştuğunda içindeki kötülüğün ne kadar derin olduğunu daha iyi anlıyordum. Ve bu beni her seferinde çaresizliğe sürüklüyordu. Kaçamıyordum. Onun içindeki bu zehirli karanlık asla değişmeyecekti, asla iyileşmeyecekti. Ve ben… Makus talihime boyun eğmek zorundaydım. Her gün, her saat, her dakika biraz daha ölerek yaşamaya de

