Duru yorgun birkaç gün geçirmişti. Saruhan gittiğinden beri kendini okulda çalışmaya vermişti. Kapanıncaya kadar kütüphane de durmuş işine yaramayacak bir sürü gereksiz bilginin içine kendine gömmüştü. Londra’da havalar iyice soğumuş buraya ilk geldiğinde ki gibi Duru’nun içi buz tutmuştu. Yine hava kararırken kütüphaneden çıkan Duru arabasına binerek evin yolunu tutmuştu. Yolda durup evde yemek için kendine bir şeyler almıştı. Sonunda eve geldiğinde çantasını ve paketleri alarak arabadan indi. Elinde tuttuğu evin anahtarlarıyla kapıyı açıp içeri girdi ve ışıkları yakınca dudaklarından bir çığlık kopardı. Neva karşısındaydı. Onun Neva idrak etse de kendini toparlayamayıp yere bırakınca Neva onun yanına koştu. “Duru!” dedi endişeli sesiyle “İyi misin?” Duru şiddetle göğsünü ini

