Öfke
Duru klozete eğilmiş ne var ne yok çıkarırken midesi hala kasılıyordu. Öğürme refleksi art arda tekrar ediyordu.
“Duru! İyi misin?”
Dean’in telaşlı sesini duyunca hemen cevap veremedi. Kasılmaların son bulduğunu düşünerek ağzını suyla çalkalayıp yüzünü yıkadı. Biraz halsiz kalmıştı.
Kapıdan çıktığında Dean beline sarılarak ona destek oldu.
“Canım!” deyip yatağın üzerine oturttu. Üzerinde hala ıslak bikini ve tişört vardı.
Dean hızlı adımlarla banyodan havlu getirdi. Hızla Duru’nun tişörtünü çıkarıp onu havluyla sardı.
“İyi misin?” diye sordu endişeli bakan gözleriyle.
Duru başını sallayarak “İyiyim. Birden bulanmaya başladı. Anlamadım.” Diye biraz titreyerek cevap verdi.
“Üşüyorsun!” Deyip kenarda gördüğü çantadan giysi bulmak için karıştırmaya başladı.
Sonunda aradıklarını buldu ve yatağın üzerine koydu. “Üzerin ıslak değiştirmemiz lazım!” Deyip hala titreyen Duru’ya baktı.
“Jessia’yı çağırmamı ister misin? Bende yardım edebilirim tabi.” Deyince Duru mırıldanarak “Ben hallederim.” Dedi. “Ben çıkayım.” Diyen Dean’e “Gerek yok. Arkanı dönsen yeter.” Cevabını verdi.
Dean “Bende üzerimi değiştireyim. Başın dönecek olursa ya da kötü hissedersen beni bekle.” Deyip odadan çıktı. O da ıslaktı.
Duru üzerinden havluyu atıp titreyen bedenine rağmen hızlı davranmaya çalışarak bikiniyi çıkardı. Rahat ve ince olan alt üst takımı alıp üzerine geçirdi. İyi ki saçlarını ıslamamıştı.
Kapı tıklatılınca Duru gir diye seslendi. Dean odaya geldiğinde sevdiği kadın hala titriyordu. Yatağın örtüsünü açıp Duru’yu yatırdı.
Kendisi de yatağa girip Duru’ya sarıldı. Yüz yüze bakarken Duru sıcaklık bulmak için başını Dean’in göğsüne kapattı. Dean elleriyle Duru’nun sırtını ısıtmak için okşuyordu.
Sıcaklıkları birbirine geçmeye başlayınca Duru biraz gevşedi. Titremeleri azaldı.
Dean onun bu haline üzülse de hisleri çoktan farklı bir yere geçmişti. Sarmaladığı kadını arzulamaya başlamıştı. İlişkileri resmiyet kazanmamışken ona bu anlamda yaklaşamazdı. Duru’nun vereceği tepkiyi tahmin ediyordu.
“Biraz daha iyi misin?” Diye sessizce sordu. Duru başını Dean’in göğsünden kaldırıp koyu kahve gözleriyle baktı “İyiyim.” Dedi. Dean ona gülümserken biraz daha kendine çekti. “İlaç almak ister misin?” diye sordu aynı ses tonuyla Duru başını sağa sola salladı hayır dercesine.
Elini Dean’in göğsünden çekip yeni çıkan sakallarının üzerinde gezdirdi.
“İyi ki buradasın Dean! İyi ki benimlesin!” dedi. Aklına gelenler Duru’yu öyle sarsmıştı ki Dean’in varlığı acılarını bir nebze hafifletiyordu.
Dean ona yaklaşıp dudaklarını öpmeye başladı. Önce küçük küçük sonrasında büyüyen ardından derinleşen öpücüğünü sonlandıran Duru’nun dudaklarının arasında hissettiği hıçkırıktı.
Dean hiç istemeyerek kendini geri çekti. Duru’ya baktığında onun ağladığını gördü. Eliyle gözyaşlarını silip “Ben yanlış bir şey mi yap-“ diye soracakken Duru başını sallayarak sözünü kesti. “Sen hiçbir şey yapmadın.” Dedi. Gözyaşlarına hakim olup Dean’e yeniden sarıldı. Duru ne hissettiğini anlatamazdı. Dean’e haksızlık etmiş olurdu. En iyisi susmak ve uyumaktı. Sabah kalkınca bu ruh halinden çıkmış olurdu.
Dean Duru’nun bu haliyle ilk kez karşılaşıyordu. Sevdiği kadına destek olmalı ve iyi olduğunda onunla konuşmalıydı.
Şimdilik onun eşsizliğine eşlik etti ve ikisi birden uyuya kaldı.