Jack’ı göremiyordum, yüreğim yangın yeri gibiydi. Onu kaybetmiş olabileceğimin ihtimali beni deli etmişti, ortalık ana baba gününe dönmüştü. Polisler, siviller, koşturan sağlık görevlileri. Olayın olduğu yere çok yakındım Jack’ın yanına gitmeliydim… Arabalardan ne olduğunu göremiyordum. Polis “Bayan geri durmanız gerek, olay yerine giremezsiniz” “Nişanlım vurulmuş olabilir, lütfen bırakın” Polis beni duymuyor gibiydi hala kollarını açmış diğer arkadaşlarının gelmesiyle. İnsanlarla olayın geçtiği yerde duvar oluşturmuşlardı. Jack diye deli gibi bağırmaya başladım, sesimi duymalı bana gelmeliydi… Polislerin daha kalabalık olduğu yerden gözlerimi ayıramıyordum. Sarı saçlarını gördüğüm anda yüreğimde ki ferahlama inanılmazdı. Çevresine bakınıyordu beni aradığını biliyordum “Jack buradayım

