Polonez köyde dolaşılacak pek bir yer yoktu, doğa yürüyüşleri yapmak için çok uygun olsa da havanın serin olması bir süre sonra üşümemize neden olmuştu. “Hadi İstanbul’a geçelim, ince giyinmişsin üşüteceksin” “Biraz daha kalalım, üşümüyorum” Gerçekten üşümüyordum, çevrede kalabalık olmadan sarmaş dolaş yürümek çok güzeldi. Biraz daha yanaştım, Jack birden durdu “Benim etten kemikten yapıldığımın farkındasın değil mi?” “Neden böyle dedin” “Aylardır senin hasretinle yanıyorum, bu kadar yalnız olmamız aklıma çok istediğim şeyleri getiriyor” “Ne gibi” Der demez yüzüme sıcaklık yürüdü… Jack kızardığımı görmüştü kocaman gülümsedi “İşte tam anladığın nedenden, seni kolundan tutup odama götürmemek için irademle savaşıyorum” Ne diyeceğimi bilemez haldeydim, kolunu tekrar omzuma doladı. Bir sür

