& Yasmin’in Gözünden & Sabah ezanının yankıları hâlâ kulaklarımda çınlarken yola çıkmıştık Ankara’dan, Mardin’e doğru uzun bir yolculuğa. Mahir’le arka koltukta oturuyorduk, ikimiz de koltuğun bir ucuna yaslanmıştık, aramızda görünmez bir duvar gibi mesafe vardı. Camdan dışarıyı seyrediyordum, yolun kenarındaki tepeler yavaş yavaş Mardin’in siluetine yaklaşıyordu, az kalmıştı eve dönmeye. Sabah saatlerinde Mira’yla konuşmuştum telefonda, sesini duymak bir nebze olsun içimi rahatlatmıştı; o neşeli kahkahası, eski günlerden bahsetmesi, bu yabancı hayattan bir anlık kaçış gibiydi. Ama Mahir… O bambaşkaydı. İlk karşılaştığımız günden daha soğuktu, yüzüme bile bakmıyordu, gözleri telefonuna dikili, sanki yanımda ben değil, bir gölge oturuyordum. Bu tavır delirtmişti beni, öfke göğsümde bir yu

