& Mahir’in Gözünden & Sabahın erken saatlerinde, şehrin sisli yollarında aracın arka koltuğuna yaslanmıştım. Elimde telefon, ama gözlerim yola dikiliydi, her virajı izliyordum sanki. Aşiretin ağalığını yeni almıştım, tahtı ele geçirmiş, ama bu zaferin tadı hâlâ damağımda buruktu. Kardeşim Serhat’tan bir atak bekliyordum, o inatçı gölgeden, her an bir hamle yapacağından emindim. Sessizlik uzuyordu, ama biliyordum ki fırtına yakındı. Bu yüzden her adımı hesaplı atıyordum, ittifakları pekiştiriyor, sadakatleri test ediyordum. Düşüncelerim bir girdap gibi dönüyordu kafamda. Serhat’ın planlarını bozmak için geceleri uykusuz kalıyordum, adamlarını izliyor, zayıf noktalarını not ediyordum. Aşiret benimimdi artık, ama bu koltukta oturmak yetmezdi; kök salması lazımdı gücümün. Kimseyi umursamaz

