& Yasmin’in Gözünden & Restorana girdim, adımlarım hızlı ama içim darmadağın. Masaya oturdum, ellerimi kucağımda sıktım, gözlerimi fincana diktim. Yanağım hâlâ yanıyordu; dudağımın üstünde onun tadı, avucumda bileğimin acısı… Hepsini bastırmaya çalışıyordum. Biraz sonra Mira geldi, nefes nefese yanıma oturdu. “Abla, o nerede?” diye fısıldadı. Gözlerimi kaldırıp gülümsemeye çalıştım, sesim zor çıktı: “Gelir birazdan. Bir şey yok.” Mira başını öne eğdi, sesi titrek: “Özür dilerim… Hep benim yüzümden…” “Önemli değil,” dedim çabucak. “Gerçekten önemli değil.” İçimden tek bir şey geçiyordu: Bir an önce buradan gidelim. Bu masadan, bu ışıklardan, bu kokudan… hepsinden uzaklaşmak istiyordum. Kapı açıldı. Mahir içeri girdi. Başım istemsizce ona döndü, sonra hemen yere indirdim. Bakamıy

