& Yasmin’in Gözünden & Uyku, o kadar derindi ki, sanki bir nehirde sürükleniyordum; dalgalar arasında kaybolmuş, her şey bulanık ve huzurlu. Sonra o ses geldi. Gürültülü, ritmik bir şeydi, sanki bir kapı gıcırdıyordu, ya da bir şey yere çarpıyordu, tekrar tekrar. Kalbim hızlandı, ama hâlâ uykunun sisindeydim. Rüya mı bu diye mırıldandım kendi kendime, gözlerimi ovuşturarak. Belki de rüzgâr, dedim içimden, ya da evin eski tahtalarının inlemesi. Ama ses kesilmedi. Gözlerimi araladım, karanlık odaya baktım. Tavanın gölgeleri, ay ışığının sızdığı pencereden hafifçe titreşiyordu. Hayır, bu rüya değildi. Ses aşağıdan geliyordu, merdivenlerin ötesinden, avluya doğru inen bir uğultu gibi. Birden aklıma Mahir geldi. Uyuduğu yer yatağına baktım. Ama yatak boştu. Kalbim şimdi gerçekten çarpıyordu.

