Akşamüstü… Evin içindeki gerginlik yavaş yavaş çekilmiş, yerini ağır ve bastıran bir sessizliğe bırakmıştı. Güneş batıya inerken gökyüzü turuncu ve mor tonlara boyanmış, avludaki asma yaprakları rüzgârın nazik dokunuşuyla hışırdamıştı. Çardağın ahşap direklerine düşen gölgeler sanki günün bütün ağırlığını taşır gibiydi. Yasmin, odasının banyosunda neredeyse kaynar suyun altında uzun süre hareketsiz durdu. Su, boynundaki kızarıklıkları, dudaklarındaki şişliği, teninde yankılanan izleri yıkayıp götürsün istiyordu… ama hiçbirini silemiyordu. Buhar ciğerlerini yakarken, kilerdeki karanlık bir saat önceki gibi gözlerinin önüne geldi. Omuzları titredi. “Aptal…” diye fısıldadı kendi kendine. “Yine aynı hatayı yaptın.” Şampuanı saçlarına masaj yaparak dağıtırken parmaklarının boynuna değmesiy

