&& Mahir terastan çıktıktan sonra hiç durmadı. Merdivenleri ikişer ikişer inip avluya adımını atar atmaz, anahtarları havada yakalayan şoförüne tek bir işaret yaptı. Siyah cipin kapısı açıldı; içine oturur oturmaz kapandı. Şoför direksiyona geçti, motor homurdanarak çalıştı. “Ağam, nereye gidiyoruz?” “Hüseyin Ağa’nın konağına sür,” dedi Mahir, sesi kısık, bakışı yola sabitlenmiş. Araç hareket ettiğinde camı hafif araladı. Rüzgâr yüzüne çarptı ama içindeki yangını söndürmedi. Dün gece… Yasmin’in çıplak teninin sıcaklığı, başının göğsüne yaslanışı, saçlarının boynuna dolanışı… O kadar huzurlu uyumuştu ki Mahir, yıllardır unuttuğu bir duyguyu ilk kez yeniden hatırlamıştı: Sarılmak. Birine ait hissetmek. Sadece o an, bütün yükleri omuzlarından inmişti. Şimdi ise aynı kadınla kavga e

