Selamm kitap bölümlerinin kapakları da var ancak buraya atamıyorum.Kitapla ilgili gelişmeleri ögrenmek isterseniz istegram hesabım:nazlı_yazarrr
❤️🔥❤️🔥❤️🔥
Dışarıdan bakılınca çok çabuk alt edilebilecek biri gibi görünsem de aslında öyle biri değildim. Kolay kolay kimseye yenilmezdim.
Çok fazla eğitim aldım bu konuda.
Annem ne kadar bu konuda eğitim almamı istemesede almıştım.
Annem benim hep silahlardan, kavgadan uzak durmam gerektiğini söyledi.
Dövüş kursuna gitmek yerine bale kursuna gitmemi istedi mesela.Ama ben inatla kendi istediklerimi yaptım. Tabi bale kursu yerine dövüş kursana gitmenin de cezasını çektirdi annem.
Hızlı bir şekilde arkamdaki adama kafa attım. Sonra dirseğimle soluk borusuna sert bir şekilde vurdum. Vurmamla beni bırakması bir oldu. Ona doğru döndüm. Çenesini tutup kendime doğru çevirdim yüzünü. O nefes almaya çalışıyordu.
Yüzüne baktım. Bu oydu. Benim öldürmek için babamlara yalvardığım adamdı. Demek ki oda beni öldürecekti. Bacağına sert bir şekilde vurdum ve yere düşmesini sağladım. Yeni yeni nefes almaya başlıyordu. Belinde silahı vardı. Belindeki silahı almak için elimi uzattığımda elimden tutup beni hızlı bir şekilde çekti. Üstüne düştüm. İkimizinde eli silahtaydı. Gözlerimizde birbirimizin gözlerinde. Yüzüne yumruk attım. Boşta olan eliyle suratınu tuttu.Ben onun üzerinden indim.
Adım sesleri gelemeye başladı. Adım seslerini duyunca o hemen ayağa kalkıp seslerin geldiği yönün tersine gitti.
Bende hala yerde oturuyordum. Gelenler büyük ihtimalle bizimkilerdir.
Adım sesleri iyice yakınlaştı.
Karşımda on tane adam vardı.
Onu da bizim korumalardı. Hepsi iri yarı adamalrdı etrafımı sarmışlardı.
"Alev Hanım iyimisiniz?"
"Alev Hanım yerde ne işiniz var?"
"İyiyim ben merak etmeyin. Ayağım takıldı düştüm"
Ege elini uzattı."Alev Hanım hadi sizi eve götürelim evdekiler sizi çok merak etti"zaten merak etsinler diye yaptım.
Elini tutup kalktım"tamam gidelim"dedim ve yürümeye başladık.
"Adamı çok güzel paketlemişsiniz" dedi Ege.
Tabi ne sandı ki bunlar? Okadar eğitimi boşa almadık.
"Adamı aldınız mı?"diye sordum merakla.
"Aldık depoya götürdük. abiniz ilgilenecekmiş onunla" Benim bu abilerim de her şeyime engeller ya. Bana hiç böyle bir şeyler yaptırmıyorlar.
Arabaya geldik. Siyah lüks arabaya bindim. Ege ile biz aynı arabaya bindik.
Eve kadar hiç konuşmadım. Kısa bir süre sonra araba durdu ve siyah,büyük Demir kapının açılmasının ardından arabalar teker teker büyük malikaneye yani evime gelmişti.
Eve gelince bizimkilerin
kapıda beklediklerini gördüm.
Arabadan inmemle en büyük abim Selim'in bana sarılması bir oldu.Selim abim her zamanki gibi siyah takım elbisesiyle çok şıktı özenle taranmış siyah saçlarıyla her an her yere gitmeye hazırdı.Abimin bana sıkı sıkı sarılmadı ardından bende ona sarıldım.
"Abisinin gülü iyi misin? Bir şey gelmedi demi başına?"dedi benden ayrılıp gözlerini gözlerimi dikerken.
"Abi gayet iyiyim"Benden uzaklştı baştan aşağa baktı. İyi olduğumu gördü. Sonra ise Tuna abim geldi. Ortancamızdı kendisi.Tuna abim Selim abime hiç benzemiyordu.Boyu Selim abime göre bir tık daha kısaydı ama benden yine de uzundu.Daha rahat sportif şeyler giymeyi severdi ama Selim abime göre daha kaslıydı.Karakter olarak da çok farklıydı ikisi birniriden.Tuna abimle de sarıldık.
"Kız cadı bana benzeme git Selim abine benze.Evden kaçmaya bırak"dedi.
"Abi bana cadı deme"dedim ondan da ayrıldım. Babamlara doğru giderken bir koruma
"Hasan Bey Aras Alev Hanımı bulduğumuz yerin çok yakınındaydı. Eve geri gelirken gördüm"Çenesini tutsa olmuyor sanki buda. Babam simsiyah gözlerini bana dikti.Gözlerimi kaçırdım.
"İçeri geçelim"dedi babam ve içeri geçtik. Kapıdan girince hemen kapının yanındaki merdivenlere yöneldim, merdivenleri çıkacaktım ki abim sırtımdan tutarak beni salona doğru çevirdi" Öyle kaçmak yok Alev Hanım"dedi.Üf Aras'ya çok beceriksiz. Korumalar görünmeden kaçamamış.Düşmanında yeteneklisi lazım tabi.
"Ben niye kaçıyım ki?"dedim omuzlarımı silkerken.
"Alev gel buraya" diyen babamın sesini duydum.
Abim önden girdi salona bende arkasından. Tuna abimle yan yana oturduk.
Sinan abim tam karşımda tek oturuyordu.
Babamla annem de her zamanki gibi birlikte oturuyordu.
"Alev sen Aras'la karşılaştın mı?" dedi gözümün içine bakarak. Gözlerine baktım.
"Yok baba ben Aras'ı falan görmedim"
"Ellerinle oynuyorsun" dedi annem.
"Oynayamazmıyım ellerimle öyle bir kural mı var? Hayır yani varda ben mi bilmiyorum?"Çok dikatliler.
Niye bu kadar dikat ediyolar ki.
"Kaçak herkes senin yalan söylediğinde elinle oynadığını biliyor kıvırma boşuna"dedi Tuna abim rahat bir tavırla.Evde ki en rahat kişilerden biride oydu.Biz Tuna abimle diğerlerine göre daha rahat takılırdık.
"Abi ya insan beni savunur"dedim abimin omzuna hafifçe vurarak.
"Hiç kusura bakma sende beni savunmadın geçen gün"Çok kinci aynı ben.
"Alev Asır sana bir şey yaptı mı?"
"Hayır yapmadı"
"Alev"
"Baba yapmadı"
"Alev sana bir şey yaptıysa korkamana gerek yok abim söyle hadi"Of of uğraş dur şimdi.
"Evet annecim söyle hadi"Annem de şuan çok iyi ama sonra benim ağzıma sıçacak gibime geldi.
"Siz neyi analmıyorsunuz ki adam bana bir şey yapamdı.
Ama"dedim oturduğum yerde rahatsızca kıvranırken.
"Ama ne?" dedi Tuna abim bana yandan bakış atarak.
Elimle işaret ederek"Ben onu birazcık dövmüş olabilirim" dedim.
"Sen Aras Kaya'yı dövdün mü?"dedi Tuna abim.Şaşırmıştı ne yani ben adam dövemezmiyim?Sabır ya.
"Çok bir şey yapmadım ki. Burnunu kırdım, soluk borusunu vurdum, nefes almaya çalışırken ayağımala dizine vurup yere düşürdüm. Bu kadar yani"dedim umursamaz bir tavırla.Hayır yani öldürmemiştim ki keşke fırsatım olsaydı da öldürseydim.
"Helal sana be kaçak"dedi abim eliyle omzuma vurarak.Biraz da hızlı vurduğu için öne doğru sendeledim ama alışkındım zaten.Abim Arası dövdügümü duyunca yüzünde güller açmıştı.
"Aferin abisinin gülüne"
"Alev durduk yere mi saldırdın?"Ellerimle oynamam gerek.Annemim kızacağını bilsemde yalan söyledim. Annem benim birine haklı bile olsam el kaldırmama kızıyordu.Gerçi annem bana hep kızıyordu.
Şimdi birde Aras'a durduk yere saldırdığımı duydu. Ama doğruyu söylesem babamlar çok fazla sinirlenecek. Her türlü zararlı çıkacaktım. Bende en az zararlı çıkacağım yolu seçtim.
"Evet"dedim.
"Hasan Alev'e böyle şeyler öğretmeyin dedim ben ama demi?Bak şimdi durduk yere insan dövüyor" dedi annem.
"Sinan Alev'in sakladığımız silahını Alev'e ver"dedi babam ve abim yukarı kata çıktı.Beş on dakika sonra elinde benim silahımla geldi.
Silahımı bana uzattı. Silahı alıp yanıma bıraktım. Abim yerine oturdu. Çok şükür silahıma kavuştum.Bu silah benim için çok önemliydi çünkü bu silahı bana Aras'ın babasının öldürdügü abim hediye etmişti.Silah özel üretimdi.Rengi diğerleri gibi siyah değildi beyazdı.Temizligi,durulugu simgeliyordu.Tabi böyle bir dünyada böyle bir şeyin yani silahın renginin beyaz olmadı duru ve temiz bir hayat verirmiydi bilmiyorum ama abim öyle düşünmüş.Silahın kanzasında A.Y yazıyordu adım soyadımın baş harfleri.
Ben abimin intikamını bu silahla alacakdım onun bana hediye ettiği silahla.
"Alev Aras'ı öldürme görevinde abine yardım edeceksin"Sanki kendim öldüremem.
"Baba ben kimseyle intikamımı paylaşmayı sevmem. Kendim öldürebilirim"dedim gerinerek.
"Alev babacığım abine yardım et"
"Baba istediğim şey olana kadar her şeyi yaparım bilirsin"dedim.İstediğim her şeyi elde edemeden rahat edemiyordum.
"Tamam Alev kendin öldür"dedi en sonunda babam.
"Kaçak sende amma öldürme meraklısı çıktın"dedi gülerken Tuna abim.Selim abimin ölmünden etkilenmemiş gibi davranıyordu.
"Ama yani abi böyle bir ailede büyürsen böyle olur"
"Neyse ben istediğimi aldığıma göre ben odama gidiyorum"
"Tamam yat dınlen biraz annecim"
"Tamam annem"
Odama çıkıp üzerimi değiştirdim. Daha sonra ise silahımı yerine katıp yattım. Sabah abimin"Kaçak hadi kalk sabah oldu"diyen sesini duyunca gözlerimi açtım.
"Abi bana kaçak deme"dedim yatakta dogrulurken.
"Kaçak değil misin?"dedi tepemde dikilirken.
"Tamam kaçtım ama geri döndüm"
"Ne diyim yani sana dönek mi diyim?" Sabah sabah beni çıldırtmaya çalışıyordu.
Yataktan kalktım.
"Tamam kaçak de o daha iyi"
Dağılan saçlarımı görünce
"Sen aslında kaçak değil cadısın baksana şu saçına"dedi karışık saçlarımı daha da karıştırarak.
"Abi odamdan çık"diye gürledim sinirle.
Abim elerini cebine koydu ve sırtını duvara yaslayıp,omuzlarını silkti."Çıkmam cadı"dedi.
"Abii" Kolundan tutup odamdan çıkartmaya çalıştım. Ama çıkamdı.
"Yeter ama ya. Beni bir rahat bırak her sabah senle mi uğraşacağım"diye bağırdığım an en büyük abim odaya daldı.
"Alev ne oldu niye bağırıyorsun?"Yine takım elbisleri üzerindeydi.
"Senin gıcık kardeşin yüzünden"
"Cadı onun kardeşi senin neyin oluyor acaba?"dedi küçük abim.
"Çıldırıcam şimdi"dedim elimle hafifçe şakağıma vurduum.
"Sakin ol kaçak"
"Abi şunu alıp çıkarmısın?" Dedim kolundan tutup itirirken.
"Tamam biz çıkalım sen üstünü değiştir kahvaltıya gel"
"Tamamdır"abimler odadan çıktıktan sonra üzerimi değiştirmek için dolabıma yöneldim.Dolapla aramda geçen uzun bakışma sonrası bordo omuzları açık bir bluz,siyah mini bir bir etek aldım elime.Hızlıca giydim.Ayagıma siyah topuklu botlarımı geçirdim.Siyah, dümdüz, Kalçama kadar gelen saçlarımı özenle taradım ve açık bıraktım.Hagif bir makyaj yaptıktan sonra ise aşağa kahvaltıya indim. Salondaki büyük masada oturmuş benim gelmemi bekliyolardı. Bizim evde herkes gelmeden yemek yenmezdi. Herkes aynı anda başlardı yemek yemeye.
"Günaydın herkese"dedim ve masaya oturdum. İki abimin arasına oturdum.
"Sanada günaydın Alev"dedi annem. Babam ve abimlerde aynı cümleyi tekrar ettikten sonra yemek yemeye başladık.
Kahvaltı boyunca hiç konuşmadık. Kahvaltıyı ilk bitiren bendim yine.
Ayağa kalkmamla abimin
"Kaçak otur biraz daha ye az yedin" demesi bir oldu.
"Yok duydum ben"odama doğru gidecektim ki masaya doğru döndüm. "Abi yengem ve Demir ne zaman gelecek?"
En büyük abim evliydi. Bir tanede bir yaşında oğlu vardı.
Diğer abim ve ben bekardık.
"Buğün gelecek belkide birazdan gelir"Yengem Aysun'un annesi hasta olduğu için annesinin yanında kalıyordu bir kaç gündür.
"Neyse ben odamdayım" diyip odama çıktım. Balkonumda ki sandalyeye oturdum. Geniş bir balkonda. Balkonum da salanan sandalye ve bir kaç tane daha sandalye,bir tanede beyaz orta boy kare bir masa vardı. Telefonumu açtım.
Mete mesaj atmış mesaj sayfasına girdim.
Günaydın minoş. Akşam partiye geliyorsun demi?
Bana minoş demekten asla vazgeçmeyecek. Mete en yakın arkadaşım. Bu akşam da doğum günü. Doğum günü partisi olacak.
Bana minoşum demekten
vazgeç. Ayrıca böyle
güzel bir günü kaçarmam
Hemen gördü mesajı ve yazmaya başaldı.
Sen benim minoşumsun
mesaj sayfasından çıktım ve telefonu kapatıp içeri dolabımın yanına gittim.Akşam için giyecek bir şeyler bakamam gerekliydi.
Dolabımı açtım. Ne giyeceğime karar vermedim yine. En sonunda elime kırmızı bir elbise geldi. Askıdan çıkarttım. Kırmızı, askılı, derin yırtmaçlı bir elbiseydi.Hoşuma gittiği için akşam bu elbiseyi giyecektim.Parti saati gelene kadar evde öylece boş boş takıldım.
Partiye bir saat kala hazırlanmaya başladım. Saçlarıma hafif maşa yaptım. Güzel bir makyaj, siyah ince topuklu ayakkabımı giydim. Siyah zincirli çantamı aldım içine telefonumu, bir kaç makyaj malzemesini ve silahımı kattım.Sonra ise aşağa indim. Önce Tuna abim gördü indiğimi.
"Ooo bizim cadı prenses olma yolunda ilerliyor" Gözlerimi devirdim.
Sonra ise Selim abim konuşmaya bşaladı.
"Abisinin gülü yine çok güzel olmuş" dedi onların yanına ulaştığımda ise Selim abim annımdan öptü. Bende gülümsedim.
"Ben gidiyorum akşam geç gelirim merak etmeyin" dedim.
"Biri sana bir şey derse yan gözle bakarsa ara geliyim hemen cadı. Tabi senin gibi bir cadıya bakarlarmı bilmem ama neyse" dedi. Ona aldırmadan evden çıktım.
Arabaya doğru gittim Ege hemen arabanın kapısını açtı.
Ben bindim daha sonra Ege'de bindi ve yola çıktık. Kısa bir süre sonra Mete'nin evine geldik. Parti bahçesindeydi.Evin önü bir sürü lüks arabalarla doluydu.Evelri bizim ev kadar büyük ve görkemli değildi ama çok küçük de sayılmazdı yani.
Ege benim kapımı açtı ve indim.Ege kapıyı kapattı ben tam gidecektim ki hemen önüme atladı benim sırtımı arabaya dayadı ve sırtını bana dönüp silahını çıkarttı.Kaşlarımı çattım.
"Alev Hanım hemen arabaya geri binin"
"Ne oluyor Ege?" dedim Ege'nin arkadındayken.
"Çok iyi bir koruma tutmuşsun ama seni benden kisme koruyamaz" bu ses kesin Aras'ın sesiydi.
Ege'nin arkasıdan çıktım.
Aras'ın korumasıda Ege'ye silah doğrultmuştu.
"Ne işin var burada?" dedim ona doğru ilerken.Oda bana doğru ilerledi.
"Alev Hanım arabaya geçermisiniz?"
"Aras Bey ateş ediyim mi?"
"Ateş ette bende sana edeyim"
dedi Ege.Karşı karşıya geldik.
"Şuan silahımı çıkartıp seni vurabilirim sen niye bu kadar rahatsın?"Dedi düşünceli ve ciddi bir ses tonuyla.
Güldüm"Sen beni vurmadan ben seni vururum"
"Nasıl olacakmış o?"Bir adım daha yaklaştı.
"Beni vırmaya kalktığın zaman görürsün" Eli beline gitti. Hızlıca silahı çıkartıp bana doğrulttu.
Bu bölümünde sonuna gelmiş bulunmaktayız.Aslında okunmadıgı için yayınlamıyordum ancak bir kişinin okumaya başlayıp yorum yazması ardından yayınlama kararı aldım.Tek tek bölümleri düzenleyip yayınlıyacagım.Hepinizi seviyorumm.