10.Bölüm:Yanlış Hedef

2326 Words
Selamlarrr.Yeni bölümle geldim.Bu bölümü baştan sona dün iki saate yazdım.Sizi uzun zamandır bölümsüz bırakmıştım ondan dolayı bu hafta iki bölüm oldu.İstanbul gezisine gidiyorum eğer fırsat bulursam bu hafta bir bölüm daha gelebilir.Beklemde kalınn. Seviliyorsunizzz❤️‍🔥😻 (Patlama anı mezarlık) Ard arda olan patlamalar ile yere düşmüştüm.Sert zemine hızla düştugum için hafiften kendimden geçer gibi olmuştum.Ama hemen toparlandım. Yapmam gerek bir şey vardı.Patlama ile kulaklıkta yere düşmüştü.En son duydudugum şey ise bu patlamayı gerçekleştirenin Aras olduğuydu. Aras Demirhan düşman olduğumuzu bir kez daha hatırlatmıştı.Ama beni öldürmeyi başaramamıştı. Ben ise Aras'ı en kısa zamanda öldürectim.Ama öncelik Yavuz'undu. Yakup zaten ölmüştür.Etraf hâlâ toz duman iken ben yavaşça yerden kalktım. Yerden kalktıgım an kolumda bir el hissettim ve elin sahibini gördügümde yüzümde vahşi bir gülümseme oluştu. Kolumu tutan Yavuz'du.Av avcıya gelmişti.Yavuz hiçbir şey demeden çekiştirerek az önceki bulunduğu yere doğru ileretiyordu beni.Bende arkadından ilerliyordum.Birazdan buraya polisler ambulanslar doluşacagı için uzaklaşıp öldürmek daha iyiydi. Büyük agacın altına geldigimizde kolumu sertçe çektim.Göz kırparak "Sen hayırdır"dedim. Yüzünü buruşturup gözlerini kıstı. "Senin küçük oyunlarının,ceza vakti geldi"dedi tekrar koluma elini uzattı.Ben ise eli koluma ulaşmadan kolunu yakaladım,sertçe sıktım ve bacak arasına sert bir tekme attım.Acı ile iki büklüm olmuşken bir kere de sağ ayagımı yüzüne geçirdim.Son darbemle yere serilmişti.Yani üç küçük darbe ile yıkılan da kendine adam demesin. Bir de mafya olcak çakma mafya. Yavuz'u yerde serili şekilde görmek hoşuma gitmişti.Kendimi tutamayıp güldüm."Yani bundan daha güzel bir manzara var ise,o da Aras'ın önümde diz çöktügü mazaradır"dedim.Yavuz acı ile inlerken kafasını kaldırıp bana baktı. "Aras sana evlenme teklifi etmez"dedi. Erkeklerin hepsinin beyni mi bu kadar kıt diye düşündüm.Aklına ben onu öldurmeyim diye önümde diz çökebilecegi gelmiyor herhalde. Ama ben Aras'ı önümde diz çömtürmeyi de bilirim.Ölecegi an önümde diz çökecek."aklının yetmediği konularda yorum yapmayı kes"dedim sert bir ses tonu ile. Yavuz'da ayağa kalktı."Hafi gidelim"dedim.Yavuz bana şaşkın gözlerle baktı."sen harbi kırıksın"dedi. "Kes de yürü,burası karışacak"dedim. İkimiz birlikte onun arabasına bindik.Sesizce yolculuk yapıyorduk.Beni nereye götürecegi hakkında hiç bir fikrim yoktu ama rahattım.Çünkü ormana girmiştik.Birazdan migdem bulanıyor diye arabayı durdurup onun işini bitirecektim. "Çok sesizsin"dedi. "Migdem bulanıyor"dedim. "Eee ben ne yapıyım?Beter ol"dedi.Piç ya.Sen beter ol ibne. "Arabayı kenara çek"dedim dudaklarımı birbirine kenetledim.yüzümü buruşturdum.Bir elimle de agzımı kapattım. "Olmaz"dedi.Zorla konuşur gibi "arabana kusmamı istemiyorsan dur"dedim.Derin bir of çekrek arabayı durdurdu.Araba durdugu an arabadan indim ve biraz agaçlık kısma gitmek için hafif bir rampa indim.Ben inince aşağı Yavuz da arabadan çıkıp peşimden geldi.Bir kaç kez ögürür gibi yaptım. Yavuz ise sigara içiyordu.İkimizde çok rahattık.Yavuz'un aşşagı gelmiyecegini anlayınca ben yukarı çıktım.Arabanın önüne yaslanmış sigara içen Yavuz bana döndü."sonunda kusman bitmiş"dedi. "Aynen bitti"dedim.Daha tam bitmeyen sigarsını ormanın içind atacaktı ki ben hızla elinden aldım.Yavuz ne olduğunu anlayamadan o sigarayı onun elininin üzerine bastırararak söndürdüm.Ben bastırdıgım an yavuz bagırdı.Beni ittirdi ama tek bir adım bile geri atmadım. Dimdik durmaya devam ettim.Diger eli ile benim saçımı çekecekti ki izin vermedim ve o elini de diğer elimle tutup arabaya,sırt üstü yasladım.Sonra ise ayagım ile ayagından çekip yere duşurdum.Arabasına sırtı sürünerek yere yapıştı.arabanın plakası düştü,Tam da yüzünün ortasına düşmüştü.Bir sürü küfür sayıyordu. Ben ise umursamıyordum.Keyfim yerindeydi.Daha farklı bir şeyler denemek istiyordum. Arabayla üstünden mı geçsem?Ya da ormanın yanmasına sebep olacak o sigarıları onun tüm vücudunda mı söndürsem?Ya da canlı canlı organlarını çıkartıktan sonra satıp aldığım para ile de agaç mı diktirsem? Karar veremedim. Bir taraftan bunları düşünürken bir taraftan da yüzüne yumruklarımı indiriyordum. Bir an bir ses duydum.Köpek sesi. Acı bir şekilde havlıyordu sanki.O sese odaklandıgım için sesin nerden geldiğini anlamak için etrafa baktım.O sıra da ise Yavuz fırsattan istifade beni üzeridnen ittirdi.ben yan tarafa duştum.Ama Yavuz ayağa kalkana kadar bende ayağa kalkmıştım. "Sen gücün anca bu kadar olur"dedi. Sinirlendim.Yüzüne bir yumruk daha indirdim ve yine köpek sesi duydum. Akılanmadıgım için yeniden göz ucuyla da olsa baktım ama kafamı Yavuz'a çevirdigimde yüzüme doğru gelen bir yumruk gördüm.Daha kendimi koruyamdan yumruk yüzüme indi. Kaşımın üzerinden sıcak bir şey aktıgını hissettim.Yavuz'a saldıracakken Yavuz bir ands kaçmaya başladı.Bende peşinden koştum ama biraz ileride yerde yatan bir köpek gördüm.Köpegın ayagı kapana kısılmıştı.Siyah benekli sıska bir köpekti ve çok kirliydi. Yavuz'u yakaldıktan sonra kurtaririm diye düşünüp koşmaya devam ettim.Yavuz da zaten fazla uzaklaşmamıştı.Ama içim el veremdi. Geri dönüp zor da olsa köpegi kurtardım.Sonra ise arabaya geri döndüm ve arabayı kaza yapmiş süsü göstermeye karar verdim.Eger Yavuz'un adamları gelirse biraz bu arabayla oyalanırdı.Bende o sırada ormandan kaçardım.Ama düz yoldan gitmek riskliydi.önce arabanın gaz pedalına küçük bir sistem kurdum sonra ise direksini ayarladım.Arabayı çalıştırıp kenara çekildim ve arabanın kaza yapmasını izledim. Araba hızla az önceki rampadan aşagı yuvarlandı ve bir ağaca çarparak durdu.Ama yaptıgım sistem yüzünden hala araba ses çıkartıyordu.Önünde agaç olmasa çoktan araba uçuşmuştu. Ağaca çarpan arabın içine girip arabayı durdurdum.sonra ise ormanın içine girdim saatlerce gezdim.Kayboldum galiba.Zaten kaybolmasam şaşardım. Bende bu şans varken ayı da çıkar karşıma.Keşke o arabaya kaza süsü verene kadar arabaya binip kaçsaymışım.Yani geç oldu ama aklıma yeni geldi.Bdn harbi salagım. Not: (Araba yanıyor mu diye bak) Ormanda doaşırken sesler duymaya başladım sesin olduğu tarafa doğru ilerledim.Bir de ne göreyim Aras'ın koruması Ali.Telefonla konuşuyor ve etrafı inceliyordu.Ne söyledigi çok duyulmuyordu.Sesi uğultu gibi geliyordu.Ya da yorgunluktan bana öyle geliyordu.Sonra az öncek kaza yapmış süsü verdiğim arabnın yandıgını gördüm.Ben yakmamıştım.Şu salak da itafeye aramak yerine Aras'ı aramamştır umarım.Telefonum,silahım hiç bir şeyim yanımda yoktu. Ali telefonu kapatıp arabaya doğru yaklaştı.Araba yamıyordu ama o içine bakmaya çalışıyordu.Tam bu sarıda Ali'nin arkasından gidersem net yakalarım.Elime yerde duran kalın bir odun aldım.Yavaş ve temkinli adımlarla saklandıgım agacın arkasından çıktım.Ali arabanın içine bakamys çalışıyordu hâlâ.Araba zaten baya yanmıştı.Arabanın parçaları yerleri dökülmüş,camları parçalanmıştı.Yanmaya da devam ediyordu.Arabanın çarptıgı agaç da yanmıştı.Benim yüzümden olmuştu. Bu yaktıgım agaç yerine yerine yeni agaçlar diktirecektim.Tabi evime gidebilirsem.Ali arkasını doğru dönecekken hemen elimdeki odunu kafasına geçirdim.İlk başta sendeledi sonra ise yere düştü.Kollarından tutarak az önce saklandıgım agacın arkasına sürükledim.Bu burdaysa büyük ihtimalle Aras da buraya gelecekti.Ben de intikamımı almış olurdum.Hem abimi öldürmüşlerdi hemde benim planıma engel olmuşlardı. Yani töremize göre ölüm hakkı gelmişti. Öldürmek de bana düşerdi.Alinin cebinden telefonu çıkarttım ve Sinan abimi aradım. "Kimsin?"dedi telefonun diğer ucundaki sesi.Sesi ürkütücü gelmişti.İçim ürperdi. Tam o sırada da bir kuş uçtu.Bembayaz tüyleri olan bir güvercindi.Her kanat çırpışı asaletini ve özgürlügünü gösteriyordu. Bir kuş kadar özgür olmayı çok isterdim.Kendi istediğimi yapabilmeyi,istediğim hayatı yaşayabilmeyi çok ama çok isterdim. "Benim abi"dedim. "Abim iyimisin?"dedi sesindeki soğukluk yerini sıcak bir ses tonuna bırakmıştı. "İyiyim bir şeyim yok abim"dedim. "Nerdesin hemen konum at"uzaktan araba sesleri geliyordu. "Abi ben konum atarım da sizin hemen gelmeniz lazım.Aras'lar buraya geliyor" Bir taraftan da abime konum atıyordum. "Alev,Aras da se-"dedi ve telefon kapandı.Tam da sırasıydı zaten. Arabalar iyice yaklaştmıştı. Az önceki kuş ise bir sağ bir sola uçup duruyordu.Başka hiç kuş yoktu tek başına burda neden uçtuna anlam veremedim. Ona yakın,siyah araba arka arkaya durdu.Aras ve adamları arabadan indi. (Şimdi ki zaman) Saklandıgım agacın arkasından çıkıp Aras'ın karşına geçmiştim.Aras'ın işini biterecektim ve bir defter daha kapanacaktı.İlk ve son yakışıklı düşmanım olacaktı.Kara şeker için acı son gelmişti. Sonlar her zaman kötü bitmez.Tabi mafya değilseniz.Bizim sonlarımız hep kötüdür.Ama içimde ki küçük Alev hep iyi bir son olacagına inanıyor.Belki de bir ilk olur da benim de iyi bir sonum olur. Karşı karşıya duruyorduk.Elimdeki silahımın tetigini çekmiştim.Aras'ın kabine hedef aldıgım kurşun başkasına isabet etmişti.Güzel,özgür,asil dediğim beyaz güvercin... Kuş vurmuştum.Az önce kıskandıgım kuşu vurmuştum.Zaten buralarda sağa sola uçuyordu.Kurşun ona gelmişti. Koskaca adama gelemyen kurşun küçücük bir güvercine gelmişti. Güvercin kurşunla birlikte yere düştü. Kanatları kana bulandı.Rengi kan kırmızısı oldu.İki saniye ya iki saniye geç uçuşa Aras ölücekti,kuş değil. Hemen kuşun yanına gittim.Kuş Aras'ın hemen önüne düşmüştü.Aras sadece gözlerime bakıyordu.Başka hiç bir şeyi umursamadan gözlerini gözlerime kenetlemeşiti. Aras'ın bakışlarında korku ya da şaşkınlık yoktu.Buruk bir bakışı vardı.Sanki benim onu vurmam,ölümden beter bir seymiş gibi.. İstese adamları beni çoktan öldürürdü. Ama o benim ölmemi değil benim öldürmemi istemişti.Ama neden? Düşmanız biz.İnsan neden düşmanın onu öldürmesine izin verir? Hemde bir kaç saat önce beni öldürmek için bomba patlatırken.Şimdi ne oldu da benim ölmemi istemedi? Etrafta ki korumlar ise bize şaşkınca bakıyorlardı.Ellerinde silahları da hazır da bekliyordu.Ben Aras'ın önünde vurulan kuşu elime almak için eğildim. Aras da eğildi. "Ne olursa olsun.Kimsenin önünde eğilme"dedi.birbirimize çok yakın duruyorduk.Nefeslerimiz birbirine karışıyordu. "Öldürceksen öldür uzatma" Kuşun kanlı tüylerini okşadım. Aras kuşun tüylerinde gezdirdigim elimi tuttu.Eli elime değdigi an gözlerimi gözlerine diktim.O zaten gözlerini gözleridmen ayırmıyordu. Kuşu eline aldı bende kuşun üzerindeki elimi çektim.ama Aras benim elimi tekrar tuttu."Ne yapıyorsun?" "Bir kere soru sormadan dur" "Niye?" "Alev bekle"adamlarına işaret etti.Ne dediğini de anlamdım.Sonra adamları arabadan kazma kürek çıkardı.Bir arabada niye kazma kürek olur ki? Anlaşılan kuşa çukur kazacaklar.Gerçi bana da olabilir.Umarım banadır. Her geçen gün daha da kötü kalpli olmaya başlıyorum.Gözüm kimseyi görmüyor.Kınadıgım caniler gibi olmaya başladım. Kısa süre içinde çukuru kazdılar.Ben kenarda dururken Aras da bir şise suyla kuşun üzerindeki kanı temizledi.Ama kan lekeleri geçmedi.Kan lekesini ve kalpteki lekeleri geçirecek hiç bir şey yoktur. Aras yanıma geldi."Sen gömmek istermisin?"diyince hayır anlamında başımı salladım. "Kuş gömme işiniz bitsin artık"diyince bana garip bir bakış attı.Hayvana, Doğaya,masuma zarar vermekten nefret ediyordum.Ama bu düşmanlık bana sürekli bunları yaptırıyordu. "Korkuyor musun?" "Neyden?" "Kuştan.Benden korkamdıgını biliyoruz" Bir taraftan konuşup bir taraftan kuşu toprağa koyuyordu. "Ben hiç bir şeyden korkmam"dedim kendimden emin şekilde. "Öyle olsun"dedi. Araba sesleri geldi.Büyük ihtimalle bizimkilerdir.Aras'ın tüm korumları silahlarını yola çevirdi.Aras da gömme işini bitirip üzerindeki topragı silkeledi.Bana bakıp iç çekti. Bizim adamlar ve abimler arabadan indi.Bizim adamlar da Aras'ın adamlarına silah doğrulttu.İki tarafta birbirine silah çekmişti her zamanki gibi. Aras tam yanımda durdu.İkimiz de silahların tam ortasında duruyorduk. Tuna abim koşarak yanıma geldi ve bena sımsıkı sarıldı.Bende ona sarıldım.Eli ile kafama hafifçe bastırdı.Rahat bir nefes aldı. "İyisin demi?"dedi Tuna abim. "Abi biraz daha sarılırsan nefes alamıycam"deiyince hemen beni bıraktı. Kolumdan tutup beni Sinan abimin yanına götürdü.Sinan abim gözleriyle baştan ayağa kontrol etti. "Hadi arabaya Alev" "Siz gelmeden hiç bir yere gitemem"dedim. "Alev"dedi tekrardan. "Abi dursun burda"dedi Tuna abim de. Sinan abim Aras'a doğru yaklaştı.Elini uzattı."Eyvallah Aras"dedi.Ne?Niye? Aras da önce bana sonra abime baktı ve abimin elini sıktı."Kardeşini koruyamayacaksan bana ver"dedi. Bu cümeyi duyan Tuna abim "Ne diyon oğlum sen?"diye Aras'ın üstüne atlıyacaktı ki ben engel oldum. "Abi sakin"dedim.Sinan abim de elini Aras'ın elidnen çekti."İlk ve son kez el sıkıştık diye bokunu çıkartma"dedi. "Patlama olacagını bildiğiniz mezarlıktan hepiniz çıkarken Alev'i neden çıkarmadınız?"İyi de ben kendim çıkmadım.Bir adım öne gidecektim ki bu sefer de Tuna abim beni tuttu. "Bu bizim meselemiz senin değil"Sinan abim yine otariter bir tonda konuşuyordu. "Olayın sonunda benim yakama yapışıyorsanız,beni de ilgilendirir" "Lan yavşak sen patlatmadın mı bomba?" "Evet ben de patlattım.Amacım diğerlerini öldürmekti sizi değil"dedi. "Biz düşmanız bunun farkına var ve benle savaşmaya devam et.Abilerin ve baban gibi"Bir an önce şu saçma ortamdan çıkmak istiyordum. "Ona ancak ben karar veririm."Dedi Aras da.Dayanamdım ve Sinan abimle Aras'ın arasına girdim.Aras'ın boyu beden uzun olduğu için bana yukardan bakıyordu.Abime sert bakışlar atan adam beni görünce yumuşuyordu sanki.Ya da ben öyle sanıyordum.Gerçi niye yumuşaşın ya.Kendi kafamda kuruyorum bence. "Aras biz düsmanız ve hep öyle kalacagız"dedim gerçekler buydu.Ne olursa olsun onlar benim abimin katiliydi.Ben çocuklugumun katiliydi. Aras'ın yüzünde buruk bir tebessüm oluştu."Sen öyle diyorsan öyle olsun küçük fırtına"dedi. "Sikicem belasını.Alev gel buraya"Bizim korumlar Tuna abimi tutuyordu.Tuna abim hep böyle olduğu için herkes alışıktı. "Alev hadi abicim gidiyoruz"dedi Sinan abim de.Ben de Aras dan uzaklaşıp Tuna abimin koluna girdim.Sinan abim de arkadaydı. "Aras,Alev'le ilgili hayal kurma.Alev'den uzak dur"dedi.Abim de bizim arkamızdan gelirken Aras "o benim bileceğim bir şey"dedi.Abim cevap vermedi.Tuna abim ise söylene söylene arabaya bindi.Arabaya bidigimzde ben direkt kafamı cama koyup uyudum. Eve geldiğimizi falan hiç hatırlamıyordum bile.Gözlerimi tekrar açtıgımda yatagımda yatıyordum.Gunes yeni yeni doğuyordu.manzara çok güzeldi.Yataktan kalkıp banyoya gittim. Bir saat boyunca banyo yaptım bakım yaptım.Sonra ise üzerime rahat birseyler giydim.aşsaga inip kahve yaptım.Kahvemi alıp tekrar odama,balkonuma çıktım.Her zamanki koltuğuma oturdum.Telefonumu elime aldım.Bir yandan da kahvemi yudumluyordum.Telefonuma bilinmeyen bir numaradan mesajlar gelmişti. İlk attıgı şey bir videoydu.Digeri ise ses kaydıydı.Videoyu açtım.Annemin beni kapattıgı dağ evi. Benim o evde yangından kurtuldugum anların videosuydu.Beni kurtaran kişiyi görünce agzım açık kaldı.Elimdeki kahvemi yavaşça masaya bıraktım. Beni Aras mı kurtarmış?İyi de neden? Beni hastaneye götürende o demek ki. Sonra ses kaydını dinledim.Aras ve korumasının ses kaydıydı.Kayıtta Aras bana aşık olduğundan bana kıyamadıgından bahsediyordu.İyi de insan düşmanına aşık olurmuydu? Bizden olmazdı ki.Biz düşmanız aşık değil.Öyle olsa bile imkansız bir aşık olurdu.Sonra tekrar mesaj geldi. .... Aras mezarlıkta seni kurtarmak için bomba patlattı.Yavuz senin bir şeyler yapacagını biliyordu.Aras da senin yerine bomba patlatıp suçu üstlenmek istedi. Bunlar gerçek mi? Nasıl bir gerçek bu? Umarım yalandır.Umarım Aras bana aşık değildir.Sabah kahvaltı saatine kadar orda öylece oturdum.Kahvaltı saatinde ise mecburen aşşagı indim. Aşsagi inince eskisi gibi davradnım. "Günaydııın"dedim 'ı' harfini uzatarak. Abimler ve babam çoktan sofraya kurulmuştu.Bende hemen Tuna abimin yanına geçtim. "Cadı dün pasaklı olmuştun"dedi ve gür bir kahkaha patlattı.Sinan abim de güldü.Babam ise "benim kızıma laf yok"dedi yine.Canım babam. "Vala cadı o üstün başın neydi öyle"dedi.Tuna abim.Sinan abim de kafasına vurdu."Patlamada,ormanda kal da seni de görelim"dedi. "Annem nerde?"dedim sofrada yoktu.O gelemden de başlamazdık. "Gelir birazdan" dedi babam.Cümlesinin ardından annem odaya giriş yaptı. Her zamanki gibi bakımlı,süslü,ince Stilettolarıyla harika görünüyordu. Yaşından daha genç duruyordu. Sürekli de saçını boyatıyor,her gün başka lens takıyordu.Günlük moduna göre tarz degiştiriyordu. "Günaydın,saçımı yaptım da ondan biraz geç kaldım"dedi.İnsan kızım iyimsin der. Geldi ve Sinan abimin karşısına oturdu.Babam zaten hep en başta oturuyordu.Sohbet ederek kahvaltı yaptık.Sonra ise ben odama babam arkadaşları ile buluşmaya,abimler şirkete geçti. Altıma gri,mini,pileli etek üzerime ise askılı beyaz bir bluz giydim.Tırnaklarıma bordo oje sürdüm. Daha sonra ise makyaj yaptım.Son olarak da saçlarıma hafif maşa yaptım. Şirkete abimlerin yanına geçecektim. Onun için üzerime gri etegimke takım olan kısa cekedimi de giydim. İnce Stilettolarımı da giydikten sonra çantamla telefonumu alıp odadan çıktım.Merdivenleri inerken gelen mesaj ile kala kaldım.Mesaj yine o gizli numaradandı. ...... Yavuz,Aras'ın arabasına bomba yerleştirdi.Aras arabaya bindiğinde havaya uçacak.Aras'ı kurtarmak senin ellerinde. Beni ilgilendiren bir şey yok.Ben yapmadım yani.Arabama bindim ve hiç bir korumamı almadan şirkete doğru sürdüm arabayı.Tekrardan bir mesaj geldi.Sikicem bu yazanı da ya.Durup durup bilmediğim her şeyi söylüyor.Birde ben o numaraya mesaj atamıyorum,arayamıyorum.Kim olduğunu bile bulamıyorum. Mesaja baktım. ..... Sana iyilik yapana nankörlük mü yapacaksın?Selim abin sana böyle mi ögretti?Ha Alev? Ben nankörmüyüm?Yapmıycam.Gidip abimin katillerinden birini kurtarmam. Kurtaramam.Kalbim sızladı.Abim bana böyle öğretmedi.Ama abimin katilini kurtarmama abim da kızar.Küçük Alev de kızar... ❤️‍🔥❤️‍🔥❤️‍🔥❤️‍🔥 Selammm.Yeni bölüm nasıldı? Beğendiniz mi? Sizce Alev Aras'a haksızlık yapıyor mu? Sizce Alev nankör mü? Sonraki bölümde görüşmek üzereee.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD