İlk defa kampüs dışında biriyle dışardayım, üzerim de bunun gerginliğini hissediyordum.
Kahveler geldiğin de Vural hoca sessizliği bozdu.
‘Bak o içinden çıkamayacağın zamanların, sorunların içinden çıkıp gidiyorsun şimdi’
‘Evet ben hep burada kalacakmışım gibi geliyordu bana.’dedim.
‘Peki bundan sonra ne olacak, dönünce ne yapacaksın?’diye sordu.
‘Hiç düşünmedim aslında önceliğim gitmek biliyorsunuz hocam’ dedim.
‘Irmak aslında tam da seninle bu konuyu konuşacaktım ben de tam olarak. Şimdi duyacaklarını burda söylemezsem, bir daha cesaretimi toparlayamam belki.’
Yoksaa düşündüğüm şey mii? Dilan haklı çıkmaz umarım, diye geçiriyordum içimden, Vural hoca konuşmaya devam ederken.
‘Irmak seni ilk gördüğüm andan beri, senden çok hoşlanıyorum, o yüzünün soğukluğu, kendinden emin duruşun beni çok etkiledi. Gitgide senden habersiz içimde derin duygular oluşmaya başladı. Biliyorum gideceksin ve sana asla engel olmayacağım ama döndüğün de seni burada bekleyen biri olduğunu unutmanı istemiyorum. Duygularıma karşılık verirsen eğer seni sonsuza kadar bekleyebilirim’ dedi ama ben şok içinde dinliyordum onu anlamıştık aslında bana karşı hislerini ama bir türlü yakıştıramamıştım ben.
‘Ben ne diyeceğimi bilemiyorum hocam, yani aslında anlamış olsam bile bazen duygularınızı ben böyle duyguları hiç bilmediğim için, ve üzerim de ki baskıyı bildiğiniz için size nasıl karşılık vereceğimi bilemiyorum’ dedim.
‘Önce şu hocam demeyi bırakarak başlayabilirsin mesela, aramızda ki mesafeleri kaldırarak başlayabiliriz’ dedi, yüzünde gayet masum bir gülümsemeyle.
‘Mesafe evet iyi dediniz Vural hocam, yani şeyy Vural. Artık aramıza başka mesafeler de olacak ama’ dedim ve elimi avucuna alarak ‘Unutma Irmak bir uçakla 4 saat sonra yanında olabilirim’ kısa kısa gidip gelebilirim yanına. Belki de burada olduğumuzdan daha çok yakın oluruz’ dedi ve elimi sıkıca tuttu.
Kalbim yerinden çıkmasın diye dua ettim içimden. ‘Ben düşüneceğim bunu ve bizi lütfen bana biraz zaman verir misin’ dedim.
Valizimi hazırlarken bir mesaj sesi geldi telefondan, babam yanımda diye bakamadım önce. Babam gururluydu, annem de gelmişti beni yolcu etmeye ikisinin uzun zaman sonra aynı duyguyu yaşamalarına vesile olmuştum. İkisi de gururludçydu, yedi sülaleye duyurmuşlardı benim gideceğimi :)) Kapıdan çıktıkşarı gibi mesaja baktım
‘Irmak prensesim, gitmeden sesini duyur bana havaalanına da gelemiyorum bari sesini duyayım’ diye yazmıştı Vural.
Havaalanına gelmesini ben istemedim, hem babamla anneme açıklayamazdım hem de ayrılmam zor olabilirdi. Çünkü ona karşı gerçekten ben de güzel şeyler hissetmeye başlamıştım. Uçağa binmeden arayacağım canım, merak etme lütfen’ yazdım ve babamın biletini, pasaportunu aldın mı diye belki de 40.soruşuyla çıktık evden.
Annemle babamla sarılıp, kardeşim Nehir’e sarılırken gözlerim doldu. İnşallah benim yaşadığım baskıları yaşamazsın canım kardeşim, seni çok seviyorum diyerek ayrıldım yanlarından.
Check-in işlemlerini hallettim ve uçağı beklemeye başladım, babamın aceleciliğinden çok erken gelmiştik. Telefonu çıkardım çantadan ve Vural’ı aradım. ‘Alo, canım ben işlemleri hallettim ve kapının açılmasını bekliyorum,sennnn’ derken karşımda Vural’ı görmemle şok oldum. Arladaşı burada çalışıyormuş ve rica etmiş buraya kadar girebilmesi için. ‘Irmak prensesim seni yolcu etmeden gideceğimi düşünmen bir hataydı canım’. Sarıldı, göğsüne yaslandım. Sen bütün bu zor zamanlarımın içinde hatta ben bu zamanın çok ötesindeyken bana iyi gelen tek şey oldun Vural. Seni Seviyorum’ Sarıldı sıkıca ‘Ben de, ben de seni ilk gördüğüm andan itibaren seviyorum buzlar kraliçesi’. Kapı açıldı ve içimde yaralarımı, bir parçamı bu kapıda bırakarak gidiyordum şimdi.