‘’ İşte böyle. Muhteşem gözüküyorsun. ‘’ Ronald’ın konuşması ile ona çevirdim bakışlarımı. Çadırımın girişinde kolları göğsünde bana bakıyordu gülümseyerek. Saçlarımı tarama işine devam ederken gülümsedim. ‘’ Ne diyeyim, haklısın. Gerçekten de işe yarıyor. ‘’ Ronald’ın dünyadan getirdiği süt ile güzel bir banyo yapmıştım. Kızıllara beyaz ten yakışır iddiası gerçekti sanırım. Yakışıp yakışmadığı umurumda değildi. Güzellik göreceli bir kavramdı benim için. Birçoğunun güzel bulduğunu ben bulmuyordum. Ronald’a göre beyaz tenli halim güzel olabilirdi ama ben sırf anneme benzemeye başladığım için o süt ile banyo ediyordum. Beni güzel gösterip göstermemesi umurumda değildi. Ben yara izlerini seviyordum mesela. ‘’ Teşekkür etme gibi bir huyunun olmadığını bildiğimden ben gideyim bari. ‘’ Ronal

