55. Bölüm

1108 Words

55. Bölüm: Sessizliğin En Yüksek Sesi Sabah, şehrin üstüne geç kalmış bir karar gibi çökmüştü. Hava ne soğuktu ne sıcak; ama Volkan’ın göğsünde bir yer, kıştan kalma bir boşluk gibi üşüyordu. Nilüfer mutfakta çay koymuştu, ama çayın buğusu bile evin içindeki tedirginliği yumuşatamıyordu. Barış ise odasının kapısını aralık bırakmış, ayakkabılarını kendi elleriyle giymeye çalışıyordu. Bağcıkları düğüm olmak bilmiyordu; sanki o da bu sabaha bağlanmak istemiyordu. “Yardım edeyim mi?” dedi Nilüfer. Barış başını iki yana salladı. “Ben yapayım,” dedi. “Bugün… ben istiyorum.” İstiyorum. O kelime, kapının eşiğinde Volkan’ın göğsüne saplanan küçük ama ağır bir taş gibi durdu. Çocuğun “istiyorum” dediği günler, sayılı ve pahalıydı. O yüzden Volkan eğilip ayakkabının önünde durdu ve hiçbir şey

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD