Bazı bakışlar vardır; geçip gitmez. İnsanın peşine düşer, sessizlikte bile varlığını hissettirir. İkinci katın merdivenlerinden gelen sesle irkildim. Refleksle başımı kaldırıp katın avlusuna çevirdim. Ayak sesleri ağırdı; acele etmiyordu. Sanki bilerek yavaşlıyor, fark edilmek istiyordu. Ve onu gördüm. Az önce… Mavi gözlü kadın. Gözleri bir an bile üzerimden ayrılmıyordu. Ne merak vardı bakışında ne de yabancılık. Daha çok, çoktan kararını vermiş biri gibi bakıyordu. Mavi… ama soğuk. Deniz gibi değil, kış sabahı gibi. İnsan içine baktıkça üşüyordu. Bakışlarımız havada asılı kaldı. Ne o konuştu, ne ben. Ama o birkaç saniyede, içimde tanımlayamadığım bir huzursuzluk yayıldı. Sanki bilmediğim bir hikâyenin tam ortasına çekiliyordum. Oyuncak el yapımı bir bebeği dizine yatırmış ninni s

