Elfin’den Sevdiğini kaybetme korkusunu daha önce de yaşamıştım ama şimdiki kadar hiçbiri canımı yakmamıştı. Bir büyüğümüz şöyle demişti: Annem ve babam öldü, eşime sığındım. Eşim öldü, yaslanacak bir dalım kalmadı ve büyük bir yalnızlığın içinde boğuldum. Ben de boğuluyordum. Nefes alamıyordum. Bir el beni boğuyordu. Az önce dumanların içinde bile daha güçlüydüm. Şimdi gücüm falan kalmamıştı. Başım içerideki gibi dönerken gözyaşlarım her an akıyordu. Her yeri buğulu görüyordum. Gözyaşlarım Mirza’nın alnına damlarken oradan süzülüp yanaklarına iniyordu. Sevdiğim adamın gözleri açılıp kapanırken gücü yok gibiydi. Kutay, Oktay ve Demir’in bağırışlarına ek ben, sessizdim. Ben, asla sesli feryat edemezdim. Çığlıklarımı içime akıttım. Elini tuttum ve sıktım. Elini sıkarken onun sıkamaması…

