Ada, ağır adımlarla yürürken yanında ilerleyen adam hiç sesini çıkartmadan onu takip ediyordu. En son buraya atanırken onu görmüştü. Şimdi ise tam yanında onunla birlikte yürüyor ve başarısı hakkında konuşuyorlardı. Defalarca ‘Özgür olmadan çözemezdim’ dese de burada tek odak noktanın kendisi olduğunu biliyordu. Bu durumdan ve Özgür’ün sanki onu aşağılarcasına bakan o ukala bakışlarından nefret ediyordu. Adnan Rüstem Başbuğ buraya hiç gelmezdi. Hatta bunca zaman Ada’nın hiçbir görev yerini ziyarete gelmemişti. Kimse için gelmezdi o. Ama bugün ilk defa Ada için gelmişti. “Sizi buraya hangi rüzgâr attı.” “Senin rüzgârın kızım. Duyduğuma göre ilk vakanı başarıyla gerçekleştirmişsin.” Ellerini cebine yerleştirdi. Ada onu izlerken, Galip Başkomiserin yanında duran Özgür ise sanki ters bi

