Sabah henüz tam aydınlanmamışken konaktan çıktılar. Gökyüzü kurşuni, hava keskin ve soğuktu. Şehir merkezine doğru ilerleyen araçta ikisi de sessizdi. Radyonun düşük sesle çalan haberi bile aralarındaki gerilimi dağıtmıyordu. Elif camdan dışarı baktı. Islak asfalt, kırmızı ışıklarda uzayan araç kuyrukları, yeni açılan dükkânların önünde sigara içen insanlar… Şehir her zamanki gibi uyanıyordu. Ama onların sabahı sıradan değildi. — Kerem’i en sona bırak, dedi Elif gözlerini yoldan ayırmadan. Baran direksiyonu hafifçe sıktı. — Neden? — Çünkü suçluysa en kontrollü görünen o olacaktır. Önce daha zayıf halkayı çöz. Baran cevap vermedi ama bunu not etti. Ofise geldiklerinde saat 10.55’ti. Cam cepheli bina güneşin silik ışığını yansıtıyor, içeriye steril bir resmiyet yayıyordu. Asansörle en

