Hesabın kapanması ihtimaline karşı yeni hesap açtım. Gerekirse oradan devam edeceğiz. Lütfen takip edin. Kullanıcı adı: BuSe-lik
Duyduğuma inanamıyordum..
' Kafayı mı yedin sen? '
' Hadi adam gidiyor dediğimi yap. '
' Saçmalama. Adamın haline bak çok yaşlı. Kaç para çekmiş olabilir ki. Ben sana çok daha fazlasını veririm.'
' Korktun mu? '
' Alakası yok. Sadece bu saçmalık. Adamın üç kuruş parasına göz koyuyorsun. Bir de bunun için başını belaya sokacaksın. '
' Benim başımı değil senin başını. Hadi ama korkma. Yakalanırsan -ki bu mümkün değil- deve gibi boyun var yaşlı bir amca seni yakalayamaz. Annen gerekirse adamı satın alır seni kurtarır. Anka kuşu istemiyor muydun. Yanmaktan korkan ona sahip olamaz. '
' Hiçbir şey istemiyorum. Gidelim hadi. Sen paragöz bir manyaksın. '
Ben konuşurken Alya parmak uçlarında koşup adamın arkasından bir kaç adım attı. Gecenin sessizliğine rağmen koşusu sessizdi. Sonra aniden durdu. Hızla yanına gittim. Cüzdan elindeydi cüzdanı sallıyor ve büyük bir keyifle gülüyordu. Kolundan tuttum.
.......
' İyi halt yedin. Hadi gidelim. Adam şimdi anlayacak. '
' Şiştt korkma yakalanırsak cüzdanını çaldığımı ondan peşimde olduğunu söylersin. Relax. Arkanı dön. '
' Neden '
Montunun cebinden bir kalem ve not defteri çıkardı. Bir sayfa yırttı. Arkama geçti. Kağıdı sırtıma koydu. Soluk sokak lambası altında Bir şeyler yazdı. Kağıdı sırtımdan çektiğinde ona döndüm..Elini cebine attı. O sırada elinden çekip aldım notu. Okumaya başladım. Ne yazdığını çok merak ediyordum.
" Bu paralar senin amcacım. Umarım işine yarar.
Anka Kuşu "
Cebinden para çıkarmıştı. Paraya baktı. Sonra hızla diğer cebinden biraz daha çıkardı. Hepsini cüzdanın içine koydu. Elimden aldığı notu da cüzdana koyarak koşmaya başladı. Bende peşinden koştum. Bu kez nasıl bir delilik yapacaktı merak ediyordum. Bir süre sonra ' amca' diye seslendi.
Adam üçüncü seslenmede duydu. Alya yanına gidip cüzdanını düşürdüğünü söyledi. Cüzdanı verip adamın koluna girdi.
'Çok sağol evladım. '
' Bir şey değil amcacım. Evin nerede eşlik edeyim sana evine kadar. Bu saatte tekin değildir buralar. '
' Allah senden razı olsun evladım. Evim az ileride. Geldik sayılır zaten. Torunumun ateşi çıktı. Üç aylığımdan kalan üç kuruşu çekmeye çıktım. Ateşi düşmezse doktora götürmek lazım. İnşallah yeter. '
' Sen üzülme amcacım iyi olacak torunun. Senin gibi tatlı bir dedesi varken nasıl olmasın. Ayaklarının altına ve koltuk altına soğuk suyla ıslatıp bez koyun düşmezse götürürsün. Sıkma sen canını '
' sağol evladım gece gece seni de sıktım derdimle. '
' Sıkmak ne demek amcam. Bende tatlı bir amca ile sohbet etmiş oldum. '
Bütün parasını adama vermişti. Garip bir kızdı. Öylece onları izliyordum. Hipnotize olmuş gibiydim.
......
Adam Alya ya döndü. Titreyen elleri ile yüzünü ellerinin arasına aldı.
' Ruhunun güzelliği yüzüne yansımış. Bahtında yüzün gibi güzel olsun inşaallah'
Alya adamın elini sanki incitmekten korkarcasına tutup yüzünden aldı elini öptü. Adam evinin önüne geldiğini söyledi. Yorgun adımlarıyla içeri girdi.
Alya nın yanına gittim. Söyleyecek bir şey bulamıyordum. Alya da bir şey söylemedi. Sanki hiçbir şey olmamıştı. Motora doğru yürümeye başladık. Motorun yanına gidince ilerde gördüğüm markete gideceğimi söyledim. Elini cebine attı
' Al. Senin paraları bozamaz buraların marketleri. '
' Evet. Bende para üstlerini yere atıyorum. 200 den aşağısını taşımaya üşenirim. Var bozuk para.'
' İyi sen bilirsin. '
Alya nın yanından ayrıldım. Telefonu elime aldım.
.........
' Efendim. '
Sesi uykuluydu. Bu saatte normaldi.
' Sadi bey. Ben Asrın. Asrın Sarpoğlu '
' Buyrun Asrın bey. Bir sorun mu var. '
' Sana vereceğim adrese gitmeni istiyorum. Çok acil. '
' Tabi ki hemen hazırlanıp çıkıyorum. '
Eskimiş tabelasından zorlukla okuduğum az aydınlatılmış küçük evlerin olduğu sokağın adını duyunca şaşkınlığını gizleyemedi.
' Ama Asrın bey. '
' Lütfen dediğimi yapın. Ücretiniz birazdan hesabınıza fazlasıyla geçmiş olacak. Ateşi olan bir çocuk var. Onun için gerekli her şeyi yapın lütfen. En iyi hastanelere götürün. Nerden öğrendiğinizi sorarsa. Genç bir kız söyledi dersiniz.'
' Nasıl isterseniz Asrın bey. Merak etmeyin ne lazımsa yaparım. '
Telefonu kapattım. Marketten su aldım. Bu kız insanın aklını karıştırıyordu. Motorun yanına döndüm. Alya nın yüzündeki ifadeye anlam veremedim. Dikkatle bana bakıyor sanki bir şey söylememi bekliyordu. Ya da sormamı. Ama sorulacak bir şey yoktu. Her şey açıktı. Suyu ona uzattım.
' içer misin. O kadar koştun. '
' Alışığım ben. '
' Hırsızlık yaparken epey hızlı koşman gerekiyor tabi. '
' Yakalayamadığına göre en azından senden hızlı koştuğum kesin. '
Hala alaycıydı. Bu huyundan asla vazgeçmeyecekti sanırım. Aslında sadece konunun o geceye gelmesini istemediğim için sordum.
........
' Neydi bu. Yerli Robin Hood olmaya mı çalışıyorsun. '
' Ne alakası var. Sadece amca çok tatlıydı. Ufak paraları çalmam ben. Tarzım değil. Sadece seni sınadım ama yanmaya cesaretin yokmuş. '
' Buna sadece adamın cüzdanını almadım diye mi karar verdin. '
' Hayır bakışlarından. Böyle yanmak istiyor ama cesaret edemiyor gibi bakıyorsun. '
' Nasıl oluyormuş o bakış. ''
' Korunaklı bir sitede kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği bir evde yaşıyor. Ama yarışlara katılıyorsun. Bir çeşit adrenalin isteğini bastırma çabası. Oysa dışardaki hayatta adrenalin bazılarının yaşam biçimi ama senin bunu denemeye cesaretin yok. '
' Çok bilmiş seni. Hadi seni evine götüreyim. '
' Senin motorunla geldiğimize göre mecburen götüreceksin. '
' Atla bakalım. Ne tarafta evin. '
' Geldiğimiz yerde. '
' Orda ev mi var. '
' Sür sen oraya. '
Herhalde motorunu orada bıraktığı için gitmek istiyordu. Bir şey demedim. Motora bindi. Onu depolara götürdüm. Caner bizi görünce oldukça telaşlı bir halde koşarcasına adımlarla yanımıza geldi.
' Neredesiniz siz. '
......
Alya son derece rahat Caner in merak etmesinden haşlanmış gibiydi. Kardeş diyorlardı ama emin olamıyordum. Neyse zaten beni ilgilendirmiyordu.
' Çok övdün. Biraz dolaştık. Fena değilmiş. '
Alya motordan atlayıp Caner in omzuna koydu ellerini. Sanki onu rahatlatmak istiyordu. Biraz ileri gidip motorun yönünü çevirdim. Gidecektim ama hırsız bile olsa bir kızı bu saatte böyle bir yerde bırakmak istemedim. Etrafta ne olduğu belirsiz bir sürü kişi vardı. Caner tek başına koruyamazdı. Kız kim olursa olsun Ezgi nin yaşadıklarını yaşamasını istemiyordum. Motoru tam önünde durdurdum.
' Kıymetli motorunu göremedik. Hadi atla motoruna gel. Hem görmüş olurum hemde evine kadar eşlik edeyim . '
' Benim evim burası. '
' Anlamadım. '
' Ev denince senin aklına geleni düşününce anlamaman normal. Benim evim burası. '
' Ailen ne diyor. Bir kız olarak burda yaşamana nasıl izin veriyorlar. '
' Sanane muhallebi bey iki kelime konuştuk diye arkadaş mı olduk. Seni ilgilendirmeyen şeylere burnunu sokma. '
Alya arkasını dönüp gitti. Hala duyduğum şeyi anlamaya çalışıyordum. Caner yanıma yaklaştı.
' Alya dan uzak dur. '
' Alya ile bir işim yok. Olmaz da. Ama bir kızın burada yaşamasına izin veremezsin. Madem seni abisi gibi görüyor. Konuşmalısın. Ailesiyle sorunu neyse --'
...
' Alya nın ailesi yok. '
' Nasıl yani. '
' Yok işte. Onun ailesi biziz. Alya çok güzel bir kız. Onu beğenmiş olabilirsin. '
' Sen tamamen yanlış anlamışsın. '
' Yanlış anladım ya da doğru anladım. Bir şey fark etmez. Şimdi buradan git ve bir daha gelme. Alya senin bildiğin kızlara benzemez. Onu anlamak seni aşar. '
Alya nın güzel olduğu doğruydu. Ama onunla nasıl bir ilgim olabilirdi ki. Aşk bana çok uzak bir kavramdı. Caner resmen saçmalıyordu. Zaten Bir daha da karşılaşmamız mümkün değildi. Sadece yarışmak için gelmiştim. Üstelik o davet etmişti. Şimdi saçma sapan şeyler söylüyordu. Sinirleniyordum. Ve bunun sonucu hiç iyi olmazdı.
' O küçük hırsızla işim olmaz. '
' Küçük hırsız mı'
' Sende gayet iyi biliyorsun neler yaptığını. '
' İşte sana bu yüzden diyorum. Ondan uzak dur. Onu anlayamazsın. Kafanda bazı yargılara varıp onu üzmene izin vermem. '
' Ben mi yargıya varıyorum. Gecenin o saatinde komşu ziyaretine geldi de ben mi yanlış anladım. '
' Alya senin anlayabileceğin tür bir hırsız değil. '
' Zenginden çalıp fakire mi veriyor. '
Bunu dalga geçer gibi gülerek söylemiştim. Hırsızlığın türü mü vardı. Caner galiba Alya ya aşıktı ve onu olduğundan farklı görüyordu. Ama bu onların sorunuydu.
' Okuduğun bir hikaye ile onu anlayamazsın. '
' Anlamam da gerekmiyor. İyi geceler. '
Hızla oradan ayrıldım. Buraya bir daha yolum düşmezdi. Evime doğru giderken Küçük hırsız tatlı bir anı olarak hafızamdaki yerini almıştı bile. Sanırım bir daha benzer bir şeyi yaşamazdım. Renksiz tek düze hayatımda bir renk olmuştu. Ne zaman Anka kuşu görsem aklıma gelecekti. Büyük ihtimalle motorunda da Anka kuşu vardı. Belki sadece yapmadığımız bir yarışı yapmak için gözüm üzerinde Anka kuşu olan bir motor arardı.