HAYAL KIRIKLIĞI

1266 Words
Öldürmeden başka bir yol bulamaz mıyız. Bir yere kapatırız falan.' 'Daha önce kapattığın gibi mi. Hiç mi ders almıyorsun. Kızın intikam peşinde olduğunu anlamak bu kadar zor mu. Hala zevkinin peşindesin.' 'Aslında aklıma bile gelmedi. Benim için fazla yaşlı ama düşününce hala güzel. Oğlun gerçekten ağzının tadını biliyor.' 'Levent. Kız birazdan gelecek. Kendini topla. Düzgün davran. Senden başka bir şey istemiyorum. Adımıza yakışır davran. Gerisini ben halledeceğim. Sakın karışma.' 'Sarpoğlu. Ne soyadmış. Koruyacağım diye seriye bağladın. Bakalım bu sefer kimin başını yiyeceksin. Yine oğlunun üzerine kalmasın da. Farkında mısın bilmem ama yine oğlunun çevresinden biri ölmüş olacak.' 'o kızın öldüğünü kimse bilmeyecek. Asrın bile.' ..... Asrın giyinip dışarı çıktığında hala solgun görünüyordu. Hassas bir bünyesi vardı. Aslında ikimizde aynı şekilde ıslanmıştık. Ama belki de onu bu kadar yorgun gösteren hissettikleriydi. Yine de bana gülümsedi. ' Annemin yaptığı emrivaki için özür dilerim.' 'Sorun değil. Evine kimin girip çıktığını öğrenmek istiyor olmalı.' 'Sanırım öyle.' 'Ve benden hiç hoşlanmayacak.' 'Sana moral vermek için aksini söylemek isterdim ama benimde umudum yok. Çünkü annemin birinden hoşlandığını görmek pek mümkün değildir. Yine de bir arkadaşım olmasına ve eve gelmesine sevinecektir. Uzun zamandır çevremde birileri olduğunu görse de beni merak edip eve gelecek kadar beni önemsemediklerinin farkındaydı. Bu açıdan avantajlısın yani. ' ' Umarım başka bir nedenle yaptığımı sanmaz. ' ' Sevgili gibi mi ' ' Evet. ' ' Merak etme sanmaz. Senin bana bakışında sevgi olmadığı o kadar açık ki. ' ..... Bu cümlesi beni duymadığının kanıtı gibi olmuştu. Eve yaklaşırken elini tutmak ondan güç almak istiyordum ama yapamazdım. İçeri öyle girmemiz doğru olmazdı. Ve asrın kapıyı açtı. O da çok rahat görünmüyordu ama yine de evine giriyordu. Bir an gözüm karardı. Gözlerimi kapatıp açtım ve Asrın ın arkasından içeri girdim. Canan Hanım ayaktaydı. Beni görünce Levent te ayağa kalktı. Gülümsedi. 'Hoş geldiniz.' 'Hoş buldum. Davetiniz için teşekkür ederim.' Hiç yaklaşmadan tokalaşmak zorunda kalmadan Canan Hanım a döndüm. 'Nazik davetiniz için teşekkür ederim Canan Hanım.' 'Rica ederim. Umarım beğenirsin. Fazla bir hazırlık yapma fırsatımız olmadı. Tekrar bekleriz bunu telafi etmek için. Ama şimdi eğer uygun görürseniz masaya geçelim.' 'Sizin için de uygunsa tabi ki' .... Bir an önce yemek başlasın bitsin istiyordum. Bu evde olmak Levent in yüzüne tahammül etmek zorunda kalmak böyle konuşmaktan bile nefret ediyordum. Levent masanın başındaki yerini aldı. Asrın sandalyemi çekerken kulağıma 'Alışma hep böyle nazik olmam' diye fısıldayınca gülmemek için kendimi zor tuttum. Aslında sinirlerim bozulduğu için belki de bu kadar kahkaha atma isteği duyuyordum. Sonunda servis başladı. Önce çorba geldi. O bile boğazıma düğümleniyordu. Çorba bitince yardımcıları bir kova içinde şarap getirdi. Şarabı levent açtı. Bardağıma uzanınca refleks olarak elimi uzattım. Bir an eline çarpınca kanım dondu. Ellerimin titremesine engel olamıyordum. O an gözümün önünden gitmiyordu. ..... 7 yıl önce... Elleri boğazımı sıktıkça sıkıyordu. 'Aç ağzını küçük orospu' Ağzımı aslında nefes almak için açmıştım. Ama o elindeki şişeyi boğazıma dökmeye başladı. Ne olduğunu bile bilmediğim bir şey boğazımdan süzülüyordu. Öksürmeye başladım. Boğazımı bıraktı. Ağzımdakiler yere döküldü. 'Küçük orospu. Sen bu şarap kaç para biliyor musun. Şarabı döktüğün halının fiyatını? Seni günde beş posta parasıyla siksem bir senede ödeyemezsin. Ağlamamı durduramıyordum. ' İçmek istemiyorum. ' ' İçmek istemiyorsun sikilmek istemiyorsun ben senin ne istediğini biliyorum.' Kemerini çıkarıp eline doladı. Vücudumda şaklayan sesi ile çığlık ağzımdan kaçmıştı. 'Sikilirken zevk çığlıkları atmak yerine bunu yaşamayı tercih eden sensin. Sesini kes şimdi. Çıtın çıkmayacak yoksa cezan bitmez ' ...... Şimdiki zaman... Dişlerim birbirine kenetlenmişti. Sanki o gündeyiz gibi. Sanki sesim çıkarsa aynı şeyleri yaşayacağım o ceza hiç bitmemiş hiç bitmeyecek gibi. Levent in iğrenç sesiyle zamana döndüm. ' Alkol kullanmıyorsunuz sanırım. Kusura bakmayın düşünemedim.' 'Ben. Motor kullanacağım. O yüzden içmesem daha iyi.' 'Anladım. Asrın ın böyle arkadaşları olması çok güzel. Umarım ona da örnek olursunuz bu konuda. Kendisi bu kurala pek uymaz da.' Asrın bacağını oynatıyordu. Belli ki sinirlenmişti. 'Şans işte. Önümde iyi örnekler ile büyümedim ne yazık ki' İkisi de birbirine laf sokmaya yer arıyor gibiydi. Ama bu sohbet beni o iğrenç anılardan kurtarmıştı. Canan Hanım hemen söze atladı. Ve durumu toparladı. Fazla derine girmeden kurcalamadan bana kendimle ilgili sorular sordu. Bense her zaman yaptığım gibi yalanlar sıraladım. Levent beni ilk günden sıkıştırmamasını söyleyince yine o anılar ve mide bulantısı geri döndü. Lavaboya gitmek için izin istedim. ... Lavaboda elimi yüzümü yıkadım. Gözümden akan yaşa engel olamayınca bir süre orada kalmayı tercih ettim. Gözlerimde o çocuğu korkuları ve acıları vardı ya da bana öyle geliyordu. Kendimi toparlayınca lavabodan çıktım. Bir kaç Kez girdiğim için levent in odası olduğunu bildiğim odanın önünde istemsizce durdum. Odaya baktım. Kimbilir neler gizliydi ama asla ulaşamamıştım. Kafamı çevirdiğim an Asrın ile karşılaştım. Asrın ve onun suçlayan bakışları. 'Bunu nasıl yaparsın Alya.' 'Ne diyorsun sen' ' Ben sana güvendim Alya. Bir saattir burada ne karıştırıyorsun. Neye ihtiyacın vardı bana söyleseydin.' 'Ne dediğini gerçekten anlamıyorum.' 'Dayımın odasından her ne aldıysan hemen bırak geri. Annem bu işin peşini bırakmaz. Seni gördü. Hem kendini zora sokacaksın hemde beni ne duruma düşürdüğünün farkında mısın' Bu gerçek olamazdı. Asrın hırsızlık yaptığımı sanıyordu. ..... 'Ben hiçbir şey almadım Asrın.' 'Yukarı çıkalı ne kadar oldu farkında mısın. Ne yapıyorsun dayımın odasının önünde. Tamam dayım iyi biri diye bir garanti veremem sana. Ama burası annemin de evi. Ve sen bu eve benim arkadaşım olarak geldin.' 'Bunu tekrar etmeyeceğim Asrın hiçbir şey almadım. Bunu yapmam. Tamam bu eve hırsızlık için girmem demiyorum. Ama bu şekilde değil. Sen bana güvenip evine almışken değil. Yazık ki beni hiç tanımamışsın.' 'Tanımama izin vermiyorsun ki. Sarhoş avuturken seviyorum diye bile yalan söyleyebilen kimsenin duygularını düşünmeyen birisin sen. Sonrasında ne yaşar ne hisseder umursamayan. Bu nedenle ne yapıp ne yapmayacağını kestirmek kolay olmuyor.' 'Duymuştun yani. Hatırlıyordun. Niye söylemedin.' 'İnanmadım çünkü. İnanamadım. Ya da sen inanmama izin vermedin. Sabah senden bir küçük ışık bekledim ama gelmedi. Bende duymamış gibi yapmayı tercih ettim.' 'Ona inanmadın ama seni kullanıp bu evde hırsızlık yapabileceğime inandın öyle mi. Gözünde nasıl biri olduğumu anlamış oldum. Ben gidiyorum' .... Asrın beni durdurmaya çalışmadı. Canan Hanım dan özür dileyip acil bir işim olduğunu söyleyerek evden çıktım. Levent sadece başıyla selam verdi. Ve yine bekleriz dedi. Bu işime gelmişti. Hemen motoruma atlayıp hızla oradan uzaklaşmaya çalıştım. Canan merdivenlere bakıp Asrın ın gelip gelmediğini kontrol eder. 'Asrın la aralarında özel bir şey yoktur umarım. Yukarda ne konuştularsa kızın yüzü baya kötüydü.' O sırada asrın aşağıya iner müsaade isteyip gider. Levent Asrın ın arkasından bakar. 'Fark eder mi. İlk kez oğluşunun sevgilisini öldürmeyeceksin. Şoföre söyledin mi takip ediyor mu kızı.' 'Tabi ki hayır.' 'Ne demek hayır. Bir daha nasıl bulacağız. Yıllardır bulamadın kızı.' 'Sen orasını bana bırak. Şoför olmazdı. Ona güvenemem. Üstelik bu evden çıkar çıkmaz olmaz. Yeni bir sorgu süreci istemiyorum.' 'Sen çok zeki ve tehlikeli bir kadınsın ablacım.' "Ben sadece ailemi ve adımızı korumaya çalışan bir kadınım. ' ... ' Aslanlarda sadece karın doyurmak için avlanırlar ama bu onları yırtıcı bir tür olduğu gerçeğini değiştirmez. ' ' Sen benimle uğraşmak yerine hareketlerine çeki düzen ver. Artık sonuçları daha da tehlikeli olmaya başlıyor. ' ' Sen varken bizim aslan ailesine hiçbir şey olmaz ablacım. Onu dışarıdaki ceylan sürüsü düşünsün. Asrın ı da göz altında tut ki kızla fazla görünmesin. ' ' Öyle bir vakti olmayacak zaten. ' ' Yakın diyorsun yani. ' ' 3 gün içerisinde Alya Keskin adında bir derdimiz kalmamış olacak. ' ' Senden korkulur. Her şeyi nasıl ve ne zaman ayarladın. ' ' Tabi ki yemekten önce. ' Alya gözünde biriken yaşlarla motorunu hızla sürmeye devam eder. Ana yola geçerken peşine bir araba takılır. Mesafeyi koruyacak takip etmeye başlar. Orman yoluna girince mesafeyi biraz daha açarak takibe devam ederler. Alya nın görecek hali yoktur. Evine gelir. Arabadaki adam telefonu eline alır. Evin fotoğrafını çeker. Canan a gönderir. Sonra Canan ı arar. 'İşini bitirelim mi Canan Hanım'
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD