'Takıl peşime. Bir şeyler düşüneceğiz artık.'
Arka arkaya yolculuğumuz bir süre devam etti. Bir süre sonra Alya geri dönüş yaptı. Ve park etti. Bende arkasında park ettim. Motorlardan indik.
'Niye durduk.'
'Şimdi sana planı anlatıyorum. İyi dinle. Hata yapma. Ve umarım benim peşimde koştuğun kadar yavaş koşmuyorsundur normalde.'
.....
Alya önümde yürüyordu. Heyecandan kalbim çıkacak gibiydi. Bastırmaya çalışıyordum. Derin bir nefes aldım.
' Peşimi bıraksana. '
Konsantre olamıyordum. Alya sinirle bana doğru döndü.
' Sana diyorum beni rahat bırak '
Alya nın kolundan tutup çektim. Ve onu öpmeye başladım. Bacaklarım titriyordu. Dudakları sıcacık. Yumuşacıktı. Şu an onun içinde çok zor olmalıydı ve benim için katlanıyordu. Düşünmeye devam ederken onu hala öptüğümü fark ettim. Beni hızla ittirdi. Kısık sesle konuştu.
'Vur dedim öldürdün. Oha.'
Cevap veremedim. Alya bağırmaya başladı.
'Pis sapık. Ne yaptığını sanıyorsun tacizci köpek. İmdat. Kurtarın beni. Sapık var.'
Polisler hareketlenince kitlenip kalmıştım. Alya beni ittirdi.
'Koşsana. Keklik gibi avlanacaksın şimdi.'
.......
Koşmaya başladım. Polisler peşimden geliyordu. Alya nın dediği gibi onun motoruna atladım. İlk ara yola girdim. Tam tur döndüm. Alya polis arabasındaydı. Hızla karakola gittim. Bir süre sonra polis arabası ile Alya geldi. Saklandım. Alya İçeri girdi. Planın ilk aşaması başarılı olmuştu. Acaba içerde neler olacaktı.
Alya bu kadar rahat olduğuna göre büyük ihtimalle aranmıyordu. Gerçi aranıyor olsa korkar mıydı onu da bilmiyordum. Beklemeye başladım. Telefonumu çıkardım. Alya başarabilecek miydi. Zaman geçiyordu. Alya hala çıkmıyordu.
İçerde bir saatten fazla zaman geçirmişti. Karakoldan beni arayıp onu almam için çağırması gerekiyordu. Ama onu da yapmamıştı. Endişem iyice artıyordu. Kesin bir aksilik olmuştu. Acaba içeri girmeli miydim. Ama içerisi bana bütün kabuslarımı hatırlatıyordu.
Sorgular. O bakışlar. Söylenenler. Raporlar. Her şey gözümün önünden geçiyordu. Yarım saat daha geçti. Ne ses vardı. Ne de Alya görünüyordu. Artık yakalandığından emindim. Benim yüzümden yakalanmıştı. Kim bilir ne kadar ceza alacaktı. Belki de bir daha asla dışarı çıkamayacaktı. Bir şey yapmalıydım. En azından nasıl olduğunu görmeliydim.
Planı kabul etmemeliydim. Alya yı içeri sokmamalıydım. Kendi geçmişim için onun geleceğini riske atmamalıydım. İçeri girmek için hareketlendim.
......
Karakolun önüne gittim. Merdivenlere doğru adım attım. Polisler bana bakıyordu. O sırada Alya yı gördüm. O da beni gördü. Hemen el salladı.
'Savaş. Aldın mı mesajımı. Neler geldi başıma bir bilsen.'
Polislere selam verdi. Teşekkür etti. Yanıma geldi. Koluma girdi. Karakoldan uzaklaşınca kolumdan çıktı.
'Senin orada ne işin vardı. Her şeyi berbat mı edecektin. Ya polisler seni görüp tanısaydı. Tacize devam etmek için mi geldim diyecektin.'
'Çok geç kaldın Alya. Merak ettim. Ne olacağını düşünmedim o an. Yakalandın sandım.'
'Ooo sen bunu dert etme. Elbet bir gün yakalanacağım zaten. '
' Ne oldu peki. '
.....
' hiç sorma. Adam şifreyi girdi. Tecavüz ve tacizden sabıkası olanları göstermeye başladı. Tam seni arayacaktım. Ateşi yakman için. Odaya bir polis daha girdi. Uzattım oyaladım. Saçma sapan bir sürü laf anlattım ama. Bir türlü odadan çıkmadı. Olmadı yani senin iş. Birini çıkarsak bile diğeri kalacaktı. İçerisi tahminimden kalabalıktı. Kesinlikle hepsi birden çıkmazdı. O yüzden boş yere seni de aramadım. '
' Neyse kısmet değilmiş. '
' Başka bir yol buluruz Savaş bey. O yaptığını da unutmadım. Öpüyor gibi yap dedim. Ne yeteneksiz oyuncuymuşsun. '
' Savaş ne ya. Ayrıca inandırıcı olsun sinirin dedim. '
' Ne deseydim. Oooo Asrın Sarpoğlu siz mi geldiniz mi '
' motoru ileri sakladım. Hadi gidelim. Oğlumu alalım. '
' Ayy oğlunu da orada bıraktın değil mi. Ya çalındıysa.'
'Sende çalandan çalarsın bir şey olmaz.'
'Vay sevdim bu cevabı. Bana güvenmeni de.'
Alya Sarp ın arkasına binerken. Elini cebine atar. Cebinden flash belleği çıkarır. Bakar. Sonra cebine geri koyar.
......
Asrın ve Alya bir süre ayrılır. Ne kadar Asrın yalnız bırakmak istemese de arada eve uğraması gerekiyordur. Adamın da tutuklanmış olduğu bir zarar vermeyeceği konusunda Alya nın ısrarcı olmasıyla ikisi de evine giderler.
Asrın planın tutmamasından çok Alya yı öptüğü anı düşünüyordur. Normal bir hayatı var gibi yaparken hayatına giren kızlar olmuştur ama hiçbiri böyle heyecanlandırmamıştır. Alya yla niye böyle hissettiğini düşünürken sonunda uyuyakalır. Alya bankta mışıl mışıl uyurken uykusuz bir gün geçirmiş olması nedeniyle daha fazla direnemez.
.....
Alya evine gidince flash belleği laptobuna takar. İçindeki bilgilere bakmaya başlar. Asrın la ilgili dosyayı bulur. Okumaya başlar. Her ayrıntıyı her kelimeyi dikkatle okur.
7 yıl önce.. Sarpoğlu kız yetiştirme yurdu.
Alya gözleri şimşek gibi müdür odasında dururken yurtta çalışan temizlik görevlisi sertçe kolundan tutuyordur. Dudağının kenarında kan vardır. Müdür masasına geçer. Telefonu çıkarır.
'Levent bey.'
Karşı tarafın ne dediğini duymuyordur.
'Bir sorun olmasa bu saatte arar mıyım Levent bey. Şey şu intihar eden kız. Elif'
'Evet efendim. O mevzu kapandı ama. Bir arkadaşı var. Levent bey Elif e tecavüz etti diye yurdu birbirine kattı.'
Müdür korkuyla derin bir nefes alır.
'olur mu öyle şey levent bey. Sanırım kız anlatmış. Başka türlü nerden bilecek.'
Karşı tarafın sesi gelmese de sinirli olduğu belli olan bir uğultu gelir.
Müdür daha da korkar.
'Efendim. Kızı ortadan kaldırırdım da. Yeni soruşturmadan geçiyoruz. O salak kızın intihar etmesi yüzünden. Şimdi gözleri iyice üzerimize çekmeyelim.. Peki efendim. Haklısınız.. Tabi tabi. Kimse ile konuşturmadım.. Duyanlar oldu ama.. Ben onlara bir şeyler uydururum. Tamam levent bey.. Sizi bekliyoruz..'
Müdür telefonu kapatır. Alya hala bağırıyordur.
' gelsin o adam gelsin. Onun yüzünden arkadaşım öldü benim. '
......
Şimdiki zaman...
Alya anılardan sıyrılır. Gözlerinde öfke vardır. Ekrana bakar.
' Bu da senin işin biliyorum. Yine yaptığın pisliği kanla temizledin levent sarpoğlu. Yine bir kız senden tek kurtuluş yolu olarak ölümü gördü. Ama bir gün.. Bir gün her şeyin bedelini en ağır şekilde ödeyeceksin.'
Alya nın gözleri dolar. Dosyadaki Ezgi nin fotoğraflarına bakar. Eli telefona gider. Asrın ın numarasına bakar. Arar. Asrın telefonu açmadan önce Ezgi nin cesedinin fotoğraflarını görür. Asrın telefonu açar. Asrın uyku sersemidir.
' Alo. Alya. İyi misin '
Alya dalıp gitmiştir.
'Alya. Orada mısın'
'Buradayım.'
'Hayırdır. Kötü bir şey mi oldu'
'Yok. Bir şey yok. Sadece iyi misin merak ettim.'
'vay sen beni merak eder miydin.'
.....
'Pişman etme insanı işte. Sürekli dibimdesin. Biri görmüştür falan peşinden gelmiştir diye aradım.'
'yok bir sorun merak etme bende seni arayacaktım. Uyanınca tabi. '
'Niye rüyanda mı gördün.'
'O kadar yorgunum ki kabus görmeye bile halim yok Alya cığım. Yarın bir işim var benimle gelir misin diyecektim.'
' yine nasıl bir hukuksuz ve ilginç planın var acaba'
'Bu kez öyle bir şey değil.'
'Nasıl bir şey'
'bir konuda seninde fikrini almak istiyorum. Oldu mu'
'Hangi konuda'
'Ne çok soru sordun Alya. Yarın görürsün işte. Sabah gelir seni alırım.'
' Sen gelme. Ortak bir yerde buluşuruz. O da sır değilse tabi.'
'peki tamam. Ben sana konum atarım.'
.....
Telefonu kapattık. Ne planladığını anlamamıştım. Ama ona hayır demek içimden gelmemişti. Yıllardır aradığı insan öz dayısıydı. Bunu kesinlikle düşünmemişti. Ama benim şüphem yoktu. Anlatmakta bile zorlandığı acıları dayısı nedeniyle yaşamıştı. Ona acıyordum. Ama daha önemlisi. Çok daha önemlisi. Levent Sarpoğlu na ulaşmak için ona ihtiyacım vardı. Aradığım fırsat ayağıma gelmişti. Levent sarpoğlu öyle bir dosya bir kağıt ile kolay kolay bitirelemezdi. Zaten böyle bir evraka ulaşmak bile zordu. Bunca yıldır başaramamıştım. Ama Asrın sayesinde o eve çok daha rahat girecektim. Farkında olmadan bana çok yardımı olacaktı. Aslında farkında olmadan kendi intikamını da sevgilisinin intikamını da alacaktı. Levent Sarpoğlu nun sonu kendi yeğeninin elinden olacaktı.
Şu an tek yapmam gereken bu konuyu kullanarak Asrın denen muhallebi çocuğunu yakınımda tutmaktı.
Uyumaya çalıştım. Ama olmuyordu. Asrın ın beni öpmesi aklıma gelince bütün hücrelerim geriliyordu.
Sonunda sabah oldu. Asrın ın konum attığı yere doğru yola çıktım. Gönderdiğinden de bir şey anlamamıştım. Sıradan bir adresti. Yanına geldiğimde etrafta ilgi çekici hiçbir şey yoktu.
'Nereye gideceğiz.'
'İlk durağımız burası.'
'Burası mı'
'Evet. Emlakçı Nedim bey bizi bekliyor. Hadi atla bakalım.'
'Emlakçıda ne yapacağız.'
'İşte o kısmı sürpriz. Biraz beklemeniz gerekiyor Alya hanım'