AŞKIM

1259 Words
Gerginliğimi belli etmemeliydim. Döndüm. Midem bulanıyordu. Çok kötü bulanıyordu. Nefesim ciğerimi yakıyordu. 'Hoş buldum.' Bu kelimeden bile tiksinmeye başlamıştım şu an. 'Siz Asrın ın arkadaşı olmalısınız. Ben Levent Sarpoğlu. Asrın ın dayısıyım.' Konuşurken bana doğru yürüyordu. Elini uzatacağını fark ettim. Bir şey yapmalıydım. Onun küçük kaç kızın kanının değdiği kabuslarıma neden olan elini tutamazdım. Ona doğru adım atacak gibi yaparak kendimi yere attım. O an aklıma düşme numarasının iyi bir fikir olmadığı geldi ama geç gelmişti. Bana doğru uzanmaya başladı. Gözlerimi sımsıkı kapattım. Olamazdı. Bana dokunmasına izin veremezdim. Şu an çığlık atmak istiyordum. Daha beteri onu öldürmek istiyordum. O sırada Asrın ın sesini duydum. 'Dayı.' Levent bana uzanmaktan vazgeçti. Kafasını kaldırdı. O sırada asrın koşarak geldi. Beni tutup kaldırdı. Dizlerimin gerçekten bağı çözülmüştü şu an. Asrın farkında olmadan çok büyük bir iyilik yapmıştı bana. Kulağıma fısıldadı. 'Sakin ol Alya. Benim asrın.' Şu an bunu duymaya en çok ihtiyacım olan andı. Beni tutanın asrın olduğunu bilmeye. Görmek bile gözümün yanılgısı gibi geliyordu. Asrın Caner in pansuman yaparken bana öyle dokunduğunu hatırlamış ve bunu gerçekten en doğru anda yapmıştı. Bütün korkularımın kabuslarımın nedeni olan adamın karşısında. O an ona hak verdim. Gerçekten o bana her şeyini anlatmıştı ama ben ona hiçbir şey anlatmıyordum. Üzerimi çırptım. ..... 'Geçmiş olsun hanımefendi. Bir şeyiniz yoktur umarım. Asrın şoföre söyle arabayı hazırlasın. Bir doktora götürelim. Aniden düştü. Başı falan dönmüş olabilir.' 'Çok teşekkür ederim. İyiyim gerek yok. Bileğimi burktum sanırım. Bu arada ben Ayla. Ayla Saner. ' Asrın araya girdi. ' Ayla benim arkadaşım dayı. Bizde şimdi çıkıyorduk. ' ' Ayla hanım aracıyla gelmediyse bizim arabalardan biri ile gidin. Bu halde zor olmasın senin düldülle gitmek ' ' Gerek yok. Teşekkür ederim dayı. Ama Ayla kendi motoruyla gelmiştir.' Asrın dayısına karşı soğuktu. Bu sesinden belli oluyordu. Aralarında sert rüzgarlar esiyordu. 'Motor kullanan bir kadın. Etkileyici. Ama teklifim hala geçerli. Motorunu evine gönderebiliriz. Bileğini burktu riskli olmasın.' Araya girdim. Levent karşı gelinmesinden hoşlanmazdı. Bunu bilecek kadar iyi tanıyordum ne yazık ki. Aralarındaki soğuk savaş sertleşmeden konu uzamadan gitmek istiyordum. Bulantım iyice artmıştı. ' Çok teşekkür ederim. Ama gerçekten gerek yok. Biz gidelim.' Zorlukla gülümsedi. 'Peki siz bilirsiniz. Israr yok. Tekrar tanıştığımıza memnun oldum.' Yine elini uzatmıştı. Elime baktım. Hayır yapamazdım. Mümkün değildi. 'Bende çok memnun oldum. Ama ellerim kirlenmiş hiç sıkmayayım.' Levent elini geri geçti. 'Böyle ayak üstü olmadı. Bizim Asrın pek anlamaz bu işlerden. Bir akşam da yemeğe bekleriz.' 'Memnuniyetle.' Konuyu kapatmak için başka bir şey diyemezdim. Asrın kolunu uzattı. Koluna girdim. Acıyan bir bileğim olmasa da ayakta duracak gücüm yoktu. Motorlara bindik. Bir süre gittikten sonra motoru kenara çektim. ...... Fark edince asrın da durdu. Ona gelmemesini söyledim. Parkın bir köşesine ağacın arkasına geçtim. Midem alt üst durumdaydı. Asrın geldi saçlarımı topladı. 'Git lütfen.' 'Sakin ol Alya. Hepimizin başına gelen bir durum. İyi misin sen.' 'iyiyim' Beni bir ağacın yanına oturttu. 'Burada bekle.' Koşarak gitti. Elinde su ile geldi. Önce bana içirdi. Sonra yüzümü yıkadı. Öyle yavaş ve şefkatliydi ki. Tiksinir sanıyordum. Ama o çok farklı davranıyordu. 'Önce düştün şimdi de bu. Sen iyi olduğuna emin misin. Bir doktora gidelim.' 'merak etme yediğim bir şey dokunmuştur. Malum ne yediğim belli değil.' 'almadın mı paranı. Borcunu ödemek deyince' 'Aldım almasına da.' 'gidip iyi bir yerde yemek yemek gibi bir şey yapmadın tabi. Gerçekten çok garip bir kızsın. Kendine para harcamayı bilmez misin sen.' 'borç dedin aklıma geldi.' Çıkardım. Ayırdığım on bin lirayı asrın a uzattım 'Bu ne' 'para' 'Bir tomar parayı cebinde mi taşıyorsun sen. Ayrıca bana borcun bu kadar değil ki. Bu çok fazla. ' 'al şunu asrın. İnsanlar görecek şimdi. Peşimize hırsız takacaksın.' 'almazsam rahat etmeyeceksin değil mi' ' Asla.' Asrın parayı aldı. Cebine koydu. Biraz daha oturduk. Midem zor sakinleşti. Sonra motorlara bindik. Asrın yine çocuklara alışveriş yaptı. Bir sürü çikolata tatlı yeni çarşaflar perdeler yedeği olsun her şeyin diyordu. On bin lirayı bitirene kadar alışveriş yaptı. Öğlen olmuştu. En son pizzacıya girip yirmi bir tane büyük boy pizza siparişi verdiğinde ona verdiğim para bitmişti artık cebinden harcıyordu. Biz aldıkça peşimizde dolaştırdığı taksiye pizzaları da yükledi. Bir tanesini taksiciye verdi. Onu da düşünmüştü. Çocukların evine gittik sonunda. Çocuklar yine asrın ın etrafını sarmıştı. Ben hala kendimi toparlamaya çalışıyordum. Yıllar sonra ona bu kadar yakın olmak beni dağıtmıştı. ...... Levent içeri girip salondaki kanepeye oturdu. 'Ablacım hayırlı olsun. Oğlunun sevgilisi var. Biraz varoş bir şey gibi giyimi kuşamı ama ilk kez gece gelip sabah erkenden gitmeyen bir kız gördüm yanında. Ezgi den sonra yani. Soyadımıza yakışmaz diye bunu da öldürmezsen hazır ol kaynana oluyorsun.' 'Ne diyorsun sen.' 'Bir şey dediğim yok. Bahçede güzel bir kızla karşılaştım. Asrın ın arkadaşı olduğunu söyledi.' 'bana bak kızı rahatsız etmedin değil mi' 'Hiç yapar mıyım. Ayrıca bana göre fazla büyük. Oğlun hiç bana çekmemiş bir de kız halaya oğlan dayıya derler.' 'madah bir halt ediyor gibi bir de şakasını yapıyorsun. Neyse ki sana çekmemiş. Kız nerden çıktı' 'Ne bileyim. Anladığım kadarıyla motorla ilgili bir kız. Öyle tanıştılar herhalde. Aldı oğluşunu götürdü. Ama merak etme sen kesin yakından tanımak istersin diye yemeğe davet ettim. Asrın a hatırlatırsın getirir.' 'Kızın adı ne öğrendin mi. Kimlerdenmiş' 'dedim ya bizim çevreden değil gibi. Senin oğlunun zaten ucuz şeylere merakı var. Adı Ayla ydı sanırım. Ayla Taner gibi bir şey dedi. Neyse gelince tanışırsınız.' 'Getirmez biliyorsun' 'Sen koskoca Canan Sarpoğlu sun. Bir oğlunu yönetemiyorsun. Gerçi bu kez fazla da yönetme bence. Bırak evlensin gitsin.' 'Oğlum burdan bu evden benim yanımdan ayrılmayacak. Hiçbir zaman. Bunu sakın unutma Levent.' ' Sen bilirsin. Ama oğlun öyle düşünüyor olsaydı müştemilatta yaşamazdı. Aslında çokta dert etmesen mi. Belki o sorumsuz babasına çekmiştir. Kızı hamile bırakıp kaçar. Ne dersin. ' ' Ağzını topla levent. Karşında ablan var. ' ' Biliyorum ablacım. Bilmez olur muyum hiç. ' .... Çok çabuk gece olmuştu. Çocuklarla zaman çok güzel geçiyordu. Çocuklar içinde güzel. Asrın a okul anılarını anlattırıyorlardı. Asrın hepsini okula göndermeyi teklif etse de kabul etmediler. Ailesinin bile yanında kalmadığı bir çocuğa hep yanında olacağım diyerek bir şey yaptırmak mümkün değildi. Asrın ın da benimde bir gün olamayacağımızı düşünerek hareket ediyorlardı. Bir kaç tanesi iş bulduğundan bahsetti. Kendi ayakları üzerinde durmak için bir şansları vardı artık. İşe gidip her akşam dönebilecekleri bir evleri temiz kalabilen yıkanan kıyafetleri vardı. Bu kadarı onlara düzen kurmak için yeterdi. Asrın ı izliyordum. Benden gerçekten hoşlanıyor muydu. Aslında çok yakışıklıydı. Bir çekim gücü vardı ama ben çekime direnmek için dünyaya gelmiş gibiydim. Hayat beni hep batağa çekmeyi denemişti. Bense hep direnmeye çalışmıştım. Onun çekimine girmek benim için söz konusu olamazdı. Olmamalıydı. ...... Evden çıktığımızda o da benim gibi ayrılmak istemiyor gibiydi ama bazıları işe gidecekti. Sabah sipariş verdiğim eşyalar gelecekti. Artık tam anlamıyla bir ev olacaktı. Çocuklar bir an önce uyumak istiyordu. Bir an önce sabah olsun. Asrın motoruna giderken onu durdurdum. Bunu bilmek isterdi. Gerçekten iyi motor kullanıyordu. Bütün yaşadıkları dayandığı acılar motor konusundaki yeteneği vs düşünüldüğünde ona muhallebi bey demek biraz haksızlık oluyordu ama öyle hitap etmek hoşuma gidiyordu. 'Hey muhallebici.' Bana doğru döndü. Kafasını ne var anlamında salladı. Bana karşı hala biraz kırgın biraz kızgındı. 'Birazdan bir yarış var gelmek ister misin.' 'Nerede' 'Benim mekanın oralarda başlayacak. Orman yarışı. Eğlenceli olacak.' Kafasını sallayıp motora atladı. Önce benim depoya gittik. 'Ne zaman başlayacak' Benimle durmak istemiyor gibiydi. 'Gelmeye başladılar bile birazdan başlar. Asrın' 'Ne var.' 'Orman yarışı sonuçta. Az öncede hafif bir yağış oldu. Dikkatli ol olur mu. Sakın kimseyi geçeceğim diye ormanlık alana girme. Islak çim kaydırır biliyorsun. Gece gece.' Cümleme devam ettirmedi. 'Sanki çok mu umrumdayım.' 'Evet asrın. Umrundasın. Sana değer veriyorum.' 'Keşke buna inanabilsem.' 'Sana yalan söylemek için gerekçem yok. Ayrıca kimseyi pışpışlamak huyum değildir.' Bana doğru yürümeye başladı. Sevinmiş gibiydi. O sırada deponun kapısı açıldı. 'Alya. Aşkım seni çok özledim.'
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD