YANLIŞ HAMLE

1272 Words
Sese doğru dönmeme gerek bile yoktu. O kadar iyi tanıyordum ki bu sesi. Asrın a baktım. Şaşkındı. Anlamaya çalışıyor gibiydi. Ve Ediz yanıma geldi. Kolunu omzuma attı. Yanağımdan öptü. 'Seni çok özledim sevgilim. Hala bana kızgın mısın?' Asrın sanki gözümün önünde sinirleniyordu. Ediz in koluna baktığını fark ettim. Kolunu omzumdan attım. Asrın ın gözlerinde onlarca soru vardı ama daha çok şu an çekip gidecek ve bir daha asla geri gelmeyecek o soruları asla sormayacak gibiydi. Sorsaydı da cevapları var mıydı? Ediz beni kendine doğru çevirdi. 'Alya lütfen sevgilim. Biliyorum seni kızdırdım. Ama gitmem gerekiyordu. Seni çok aradım ama numaranı değiştirmiştin. Caner de vermedi. Aradığımı söylemedi mi. O eğitime gitmek benim mesleğim açısından çok önemliydi. Döner dönmez sana koşacağımı söylemiştim. Dün geldim. Ve bugün buradayım. Dünde uğradım ama yoktun. Yarışı kaçırmayacağını adım gibi biliyordum. Hadi artık surat asma. Öyle bir canavar aldım ki bu kez sana nal toplatacak. Bayılacaksın. ' ...... ' Hoş geldin. Sonra konuşalım mı Ediz. ' Söylediği o kadar söze böyle cevap vermeme bozulmuştu. Ediz sanki Asrın ı yeni fark etti. Yanımda yarış zamanı iddia için ya da diğer zamanlar çizim için birilerinin olmasına alışıktı. Ama sonra konuşalım dediğimde Asrın dan rahatsız olduğumu düşünmüştü. Ediz in her bakışının anlamını bilirdim. Şu an kıskanıyordu. Yine de Asrın a elini uzattı. 'Kusura bakmayın. Kabalık ettim. İsmim Ediz. Alya nın sevgilisiyim. Polisim.' Asrın elini uzattı. 'Asrın. Memnun oldum.' Hiç memnun olmuş gibi değildi. Gerçi Ediz de bilerek polis olduğunu söylemişti. Yanımdaki tipler genelde polis olduğunu duyunca kaçardı. Asrın ı da onlardan biri sanmıştı. Asrın ın yüzündeki hayal kırıklığı o kadar netti ki. Ediz konuşmaya devam etti. 'Bir eğitim için İngiltere ye gitmem gerekti. Alya ile biraz sorun yaşadık bu nedenle. Gitmemi hiç istemedi. Aslında onu bırakıp bende gitmek istemezdim ama yunuslar arasında en iyi polis ödülü aldım bir kaç kez. O yüzden mecbur tuttular beni. Şu an Alya bu nedenle bana kızgın. Sizi de sorunlarımızla rahatsız ettik. Kusura bakmayın. Siz çizim yaptırmak için mi buradaydınız. ' .... ' Ben daha önce çizim yaptırmıştım. Üzerimde yeterli nakit yoktu. Eksik kalan ödemeyi yapmaya geldim. Zaten gidiyordum. Alacak verecek kalmadı. ' Son cümleyi o kadar kinayeli söylemişti ki sonsuza dek gittiğini anlamak zor değildi. Onu durduracak bir şey söylemem gerekiyordu. Ama ne. ' Yarışa kalmayacak mısın ' Bir an düşündü. Sadece kısa bir an. Sonra Ediz e baktı. Ediz in ondan şüphelendiğini anlamak zor değildi. Belki de Ediz i rahatlatmak istedi. ' Yarışta görüşürüz. Size mutluluklar. İkincilik için kapışırsınız.' Sözleri sahteydi. Sadece Ediz aramızda bir şey olmadığını anlasın diye böyle yapıyordu. Aramızda gerçekten bir şey yoktu ama Asrın ın Öfkesi hayal kırıklığı ilk kez benden hoşlandığına inanmama neden olmuştu. Ve haklıydı. Sonuna kadar haklıydı. Kaç kez bu konuda imaları olmasına rağmen benimde hayatıma giren biri oldu dememiştim ona. Şimdi her şey özellikle ben ona sahte geliyordum. ..... Asrın depodan çıkınca Ediz bana sarılmaya çalıştı. Kendimi geri çektim. Ona karşı içim soğumuştu. 'Hala bana kızgın mısın Alya. Gitmek zorundaydım. Bunu neden anlamak istemiyorsun.' 'Gitmek zorunda olduğunu anlıyorum Ediz. Ben sadece dönmeni anlamıyorum.' 'Seni seviyorum Alya. Anlayacak bir şeyi yok.' 'Sende biliyorsun Ediz. Bunu defalarca konuştuk. Hem mesleğini hem beni aynı anda sevemezsin. Sen bir seçim yaptın. Bu gitmek ya da kalmak değil. Sen mesleğini benden çok seviyorsun. Zaten bir gün bir seçim yapmak zorunda kalacaktın. Kaldın ve seçimini yaptın. ' ' Bunu daha önce defalarca konuştuk Alya. Sonsuza dek hırsızlık yapmaya devam edemezsin. Birlikte bir hayat kuracağız. Bir ailemiz olacak. Çocuğumuzu evde bırakıp gece hırsızlığa mı çıkacaksın. ' ' Herkes seçimini yaptı Ediz. Seçiminin sonucuna da katlanmayı öğrendi. Altı aydır bensiz yapabildiysen bundan sonra da yapabilirsin. ' Ediz cevap vermeden dışarıdan gürültüler gelmeye başladı. Çığlık sesleri vardı. Hızla dışarıya çıktım. .... Dışarı çıktığımda herkesin bir çember olup izlediğini fark ettim. Kübra yerde yatıyordu. Buse sinirle bağırarak tekmeliyordu. Asrın buse yi tutmaya çalışsa da hareketleri çok nazik olduğu için buse kendini kurtarıp vurmaya devam devam ediyordu. Kübra nın yüzü kan içinde kalmıştı. Galiba 'Vurma diye sayıklıyordu ama buse nin sinirden gözü dönmüştü. Ne duyuyordu ne de duysa önemseyecek hali vardı. Bağırıp duruyordu. ' Umut benim sevgilim anladın mı. Bir daha ona yan gözle bakarsan gözlerini oyar onlarla balık tutarım. Pis kaşar seni. Bozulmuş kokuşmuş kaşar. ' Kübra elleri ile yüzünü saklamaya çalışıyordu ama gücü kalmamıştı. Buse suratına tekmeler atıyordu. Sinirden söylediklerininde ne kadar sert vurduğunun da farkında değildi. Kübra nın saçlarından tutup sürüklemeye başladı. Artık müdahale etmem gerekiyordu. Buse nin kolunu tuttum. Hızla bana doğru döndü. Beni severdi. Başka kimse Kübra yı elinden almaya cesaret edemiyordu. Buse Kübra yı yere attı. 'Buse yeter artık.' 'parçalara ayıracağım onu Alya. İki bacağını tutup ortadan ikiye ayıracağım önce. Umut a göz koymuş düşünebiliyor musun? Benim sevgilime aşkım diye mesajlar yazıyor.' Kübra zorlukla doğrulup arkama saklandı. Sesi zor çıkıyordu. ' Alya kurtar beni. Lütfen. Bir daha umut a bakmam söz veriyorum. Lütfen kurtar. Beni öldürecek ' Buse resmen benim üzerimden atlar gibi Kübra ya yumruk attı. ' Öldüreceğim evet kesinlikle.' Tekrar araya girdim. Asrın a baktım. Buse yi tutmasını işaret ettim. ' Buse yeter. Haline bak kızın. Pişman olmuş işte cezasını da çekmiş. ' Asrın Buse yi tutarken Kübra nın koluna girdim. Zorlukla yürüyordu. Buse arkasından bağırdı. ' Burada bitmedi. Sen Alya ya dua et.' Onu Caner e teslim edip bir doktora götürmesini söyledim. Aslında Ediz de oradaydı. Üstelik polisti. Ama ben Asrın dan yardım istemiştim. ..... Kalabalık dağılmıştı bile. Ediz yanıma gelirken asrın motorunun yanına gitti. Yarış başlamak üzereydi. Ediz elimi tuttu. 'Canavarı görmek istemez misin. Senin için aldım.'. 'Ediz. Anlamıyor musun. Bende her şey bitmiş. Buraya gelmenin benim için bir anlamı yok. Sürekli elimi tutmalar sarılmalar falan. Yapma böyle şeyler.' 'Sen benim sana dokunmamdan rahatsız olmazdın Alya.' 'Bitmiş Ediz. Bitmiş. Lütfen bu yarıştan sonraki tek görüşmemiz beni tutuklarken olsun.' 'ben sana tutukluyum o ne olacak.' 'unutacaksın. Altı ay nasıl dayandıysan bensizliğe nasıl alıştıysan hiç bozmadan devam edeceksin.' Ediz sinirle bana baktı. 'Senden kolay vazgeçmeyeceğim.' Motorların yanına gittik. Sıralandık ve yarış başladı. Ne yazık ki yarışla birlikte yağmurda başlamıştı. .... Asrın benden iki sıra arkadaydı. Ama emindim. Yarışta mutlaka yakınımda olacaktı. Ediz yanımdaydı ama onu geride bırakacağımdan emindim. Mesleği bile bununla ilgili olmasına rağmen hiçbir zaman cesur bir motorcu olmamıştı. Bitiş noktasına yani tam tur atıp başladığımız yere gelirken yanımda olacak kişileri tahmin etmek benim için zor değildi. Aslında birbirimizi tanıyan kişilerdik. Bir tek asrın diğerlerine sürpriz olacaktı. Yarış başladı. Yol çok tehlikeli bir hal almaya başlamıştı. Hemen ön sıralara yerleşmek isteyen bir kaç acemi çamura saplanmış ya da kaymıştı. Hızımı sabit tutuyordum. Arkamda Asrın ve Ediz vardı. Kafa kafaya gidiyorlardı. Ediz in motoru gerçekten iyiydi ama bu onu belli bir noktaya kadar taşıyacaktı. Yağmur durunca hızlanmaya başladım. Riskliydi ama kaybetmek istemiyordum. İşin ucunda para vardı. Bir kaç kez kontrolü zor sağlasam da sonunda yarışı kazanmıştım. Tabi ki kazanmıştım. Kaza yapıp dönenler oradaydı. Zaten çoğu bu şekilde dönmüştü. Arkamdan asrın ın gelmesini beklerken gelen başka biri olmuştu. Ve onun arkasından Ediz gelmişti. Sonunda tek tek kalanlar gelirken Asrın ın hala gelmemesi endişelenmeme neden oluyordu. Ediz yanımda duruyordu. 'şu senin depoda tanıştığım çocuk sonunda buldu galiba belasını' 'Düzgün konuş Ediz.' 'Benim ne suçum var. Kafa kafaya gidiyorduk. Hatta bir iki kez geçecek gibi oldu. Bende bastım. Üç günlük çocuğa yenilecek halim yoktu ya. O da hırslandı herhalde. Ormana daldı. Korna çaldım ama basıp gitmişti. Arkamdan gelenler olunca da devam ettim. Zaten onun yüzünden geçildim. Gerizekalı. ' ' Asrın ormana mı girdi. ' ' niye bu kadar endişelisin. Devrilmiştir. Yürüyerek gelir. Çimin kayacağını düşünmeyen bir salak sonuçta. ' ' nerede hatırlıyor musun. Nerden girdi. ' ' Ne bileyim ben. Kayalıklara yakın bir yerdi. ' Ediz i daha fazla dinlemedim. Motoruma atladım. Ve kayalıkların oraya gittim. Ormana girdiğimde zemin fazlasıyla kaygandı. Motoru kontrol etmekte yavaş giderken bile zorluk çekiyordum. Asrın kaza yapmış olamazdı. Olmamalıydı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD