DOSYA

1279 Words
'O ne demek. Buradayım işte.' dediğimde öyle acı güldü ki. Anlamamıştı. İçimi ona açtıktan sonra ne kadar dağıldığımı kendimi toplamak için gitmek zorunda olduğumu anlamamıştı. Anlayamazdı da. O tek başına dağılmamak için her şeye rağmen bana gelmişti. Karşısına ne çıkacak olursa olsun tek başına olmamak için. Benim aksime o yalnızlığı sevmeyen bir yalnızdı. Belki de bu nedenle daha yalnızdı. 'bedenin burada ama ruhun kimbilir nerede. Çünkü ben az önce anladım. Sen hiçbir yerde ve daha kötüsü hiç kimse de kalamıyorsun. Az önce Ediz i gönderirken' Cümlesini yarıda böldüm. Sürekli Ediz demesinden rahatsız oluyordum. 'Ediz le kanka oldunuz galiba yokluğumda. Zaten halinizden en son sana veda etmesinden belliydi.' 'Belki bir tek ben anladığım içindir neden gittiğini. Senin yüzünden gitti. Sana bu kadar yakın ama bu kadar uzak olmaya dayanamayacağı için. Ama sen ardından sadece bir kaç saniye üzüldün ve normal hayatına geri döndün bile.' .... Haklıydı. Ediz in benim yüzümden gittiğini. Doğduğu büyüdüğü şehri terk ettiğini biliyordum. Ama ona kal diyemezdim. Artık hiç diyemezdim. Ve bunun nedenlerinden biri de kendisiydi. Ama bunu ona söyleyemezdim. Uzaklarda bile onu düşünmüş olmak yeterince rahatsız etmişti beni. Bir de bunu dile getiremezdim. 'Ne yapmamı bekliyordun. Boş yere umut mu verseydim. Onunla tekrar olmayacağımı bile bile kal mı deseydim.' 'Boş yere umut değil mi. Belki şimdi ona karşı boşsun. Ama Boş değilken umut verdin mi acaba.' 'O kadar sevdiysen Ediz i sen kal deseydin. Ne bu samimiyet. Bu kadar düşünme.' 'Mesele sadece Ediz değil ki. Bir gün onun yerinde ben olabilirim. Ve sen yine bundan farklı davranmayacaksın. Ediz giderken ben geleceğimi gördüm. Birinin yanında olman o kadar sahte o kadar anlık o kadar geçici olmasına rağmen birinden vazgeçmen o kadar gerçek ki. Yüzünde o kadar somuttu ki hiçliği. ' ' Ben buyum Asrın. Sana bunu daha önce söyledim. Ben Ediz in gideceğini her zaman bildim. Ve evet. Üzgünüm. Ama haklısın. Seninde gideceğini şimdiden biliyorum. Üstelik sen Ediz den çok daha kolay çok daha keskin gideceksin. Tıpkı o sabah buradan çekip gittiğin gibi. O an asla dönmeyi düşünmüyordun. Sen sadece ben senden önce baktığım için sana destek olurum seni hazırlarım diye geldin. Benim için değil. Senin içinde birinden gitmek o kadar zor değil. ' ..... ' Herkes senin kadar katı değil. Ayrıca zor olmamasının nedeninin kendin olma ihtimalini hiç düşünmüyorsun değil mi. İnsan sende kalamıyor ki senden gitmek zor olsun. Ama Ediz bir şekilde senden kilometrelerce uzakta bile sende kalmayı başarmış tabi sen bunu da anlamadın. Ve Öyle düşünmedim. Sadece yanımda olmanın bana iyi geleceğini düşünmüştüm. Galiba yanılmışım. ' ' Bence sen şu an sadece korkuyorsun. İçinde ne olduğunu görmekten korkuyorsun. Ediz i bahane ediyorsun. ' ' Doğru ama yanlış. Tabi ki içinde ne olduğunu görmekten korkuyorum. Yalnız olmak istemiyorum bu nedenle. Ama seni yanımda hissedemeyeceğime inandığım için vazgeçtim. Korktuğum için değil. Çünkü ben o korktuğum gerçeği yıllarca aradım. Bu kadar kolay vazgeçmek için öylece sırtımı dönmek için aramadım. ' Uzandım ve elini tuttum. Onu hafifçe çektim. ' Burdayım Asrın. Başka zaman için söz veremem. Ama şu an bütün aklımla bütün ruhumla buradayım. O son gece senin benim yanımda olduğun gibi. ' ... Laptopa doğru yürüdük. Elini bıraktım. Dolaba gidip bir bira alırken içeri giren Caner e gitmesini işaret ettim. Sessizce gitti. Ama Asrın a davranışımla ilgili bir sorguya çekeceği yüzünden belliydi. Zaten onun gözünden benimle ilgili hiçbir şey kaçmazdı. Ama umursamaz görünürdü. Belki de bu nedenle Caner e karşı hep rahattım. Bu da onun taktiğiydi. Birayı açıp Asrın a uzattım. ' iyi gelir ' Bir dikişte içti. Şişeyi masaya koydu. Flash belleği elinden aldım. Laptopa taktım. Ona döndüm. 'Hazır mısın' 'Değilim. Ama hazır olmayı beklersem sonsuza dek olmayabilirim. Gönder gelsin ne gelecekse.' Sandalyeyi çektim. Oturmasını işaret ettim. Oturduğu zaman dosyayı açtım. Okumaya başladı. Her kelimeyi okuyordu. Bunu her kelimeye önem verdiği için mi yoksa kaçınılmaz sona yaklaşmak zaman alsın diye mi yapıyor anlamamıştım. Ama yüzü hiç iyi görünmüyordu. .... Rengi gözümün önünde soluyordu. Ve daha bildiği kısımlardaydı. Daha fazla solamaz daha kötü görünemez diye düşünüyordum ama ne yazık ki bunu başarıyordu. Sayfaları satır satır okuyarak geçti. Sonunda o sayfaya gelmişti. Ezgi nin otopsi raporu. Elimi omzuna koydum. Bu an Ezgi ile onun arasındaydı. Asrın ı ne yalnız bırakmak ne de araya girmek istiyordum. Bu nedenle sadece orda olduğumu hatırlasın istedim o kadar. Cümleyi büyük ihtimalle tekrar ama bu kez yüksek sesle okudu. 'Ezgi Candaş ın bekaretinin uzun zaman önce bozulduğu maktulün aynı zamanda defalarca anal ilişkiye girdiği tahmin edilmektedir. Ancak uzun süre suda kalması nedeniyle ayrıntılı kanıt ve DNA örneği bulunamamış vücuttaki darp izleri ve genital bölgedeki zorlama belirtileri tecavüze uğradığı konusunda fikir vermekle birlikte kesin bir delil sunamamaktadır. ' Asrın masanın üzerine koyduğu şişeyi koluyla savurdu. Hızla ayağa kalktı. .... ' Yalan ' diye bağırıyordu.' Yalan. Orada yazan her şey yalan. ' Zaten sağlam olmayan duvarıma yumruklar atıyordu. Sonunda dayanamadım. Elini tuttum. ' Yapma Asrın.' Bana döndü. Gözlerinden sicim gibi yaşlar akıyordu. 'Yalan. Hepsi yalan Alya. Ezgi benden gizlemezdi. Öyle bir şey olsa bilirdim. Biri raporlarla oynamış. Ya da dedikleri gibi. Suda kaldığı için yanıldılar belki' 'Sakin ol Asrın. Ben Ezgi nin daha öncede isteyerek birlikte olduğunu sanmıyorum.' 'Yani birileri defalarca. Defalarca benim Ezgi me tecavüz etti ve Ezgi benden bunu gizledi yardım bile istemedi öyle mi' 'Ben sadece olabilir diyorum. Tabi ki onu sen daha iyi tanırsın.' Duvara bu kez daha şiddetli vurmaya başladı. 'Tanımıyormuşum işte. Tanımıyormuşum. Bana yalan söylemiş.' Onu tekrar durdurdum. 'Canını yakma. Bu çözüm değil.' 'Çözüm ne peki.' 'Bilmiyorum. Tek bildiğim sen böyle canını yaktığında benimde canım yanıyor.' .... Durdu. Şaşkın ama inançsız baktı yüzüme. Ne dediğimi ben bile yeni fark etmiştim. Beni kendine çekti. Ve sarıldı. 'Beni sevme. Bana bağlanma. Bana inanma. Ama şu siktiğimin dünyasında en güvendiğim kişi Ezgi ydi. O bile yalan söylemiş bana. O bile bir şeyler gizlemiş. Üstelik gizledikleri onu benden aldı. Bana söz ver Alya. Benden nefret et. Bana kız. Ne hissedersen hisset ama ne olur bana yalan söyleme. Benden bir şey gizleme. Yalvarırım sana. Senden başka güvenebileceğim kimsem kalmadı. Zaten yokmuş. ' Gözyaşları omzuma damlıyordu. Kendimi geri çektim. Ona bu sözü veremezdim. Ondan o kadar çok şey gizliyordum ki. Kendimi geri çektiğimde gözlerinin kıpkırmızı olduğunu gördüm.. ' Öyle bir şeyi söylemek kolay değil Asrın. Ona hak ver. Onu bağışla. Seni sevdiği için söyleyememiştir. Başını derde sokmamak için seni üzmemek için ' ' Yalanla sevgi mi olur. Sırlarla sevgi mi olur. Olmasın daha iyi. Ben artık Ezgi nin beni sevdiğine inanamıyorum. Elimde değil ' ..... ' Bu kadar fevri olma Asrın. Ne zaman başına geldi bilmiyorsun. Ayrıca bu çok utanç verici bir şey kadınlar için. Öyle kolay anlatamaz. ' ' Sen nerden biliyorsun Alya. Bana doğruyu söyledin değil mi. O adam sana gerçekten tecavüz etmedi. Sende yalan söylediysen bunu kaldıramam. Lütfen doğruyu söyledim de. Ben başına böyle bir şey geldi diye kimseyi kötü görecek suçlayacak biri değilim. Anlatsaydı yine benim masum meleğim olurdu gözümde. Ama yalan söylemeyi saklamayı seçti. Sen sakın yapma bunu olur mu? Bir şey olduysa şimdi söyle. ' Ne diyebilirdim ki. Rüzgar değse düşecek birini fırtınaya çıkaramazdınız. ' Tabi ki doğruydu Asrın. Ama insanların bazen yalan söylemek için haklı gerekçeleri olur. Kendini savunamayacak birini daha fazla suçlama. ' ' Yalanın haklı gerekçesi olmaz Alya. Üstelik biz birbirimize söz vermiştik. Birbirimizden hiçbir şey saklamayacaktık. Ben sözümü tuttum. Ama o. ' Gözleri bir an boşluğa daldı. Elini cebine attı. Motorun anahtarını çıkardı. Hızla kapıya doğru yürümeye başladı. Arkasından yürümeye başladım ama kapının önüne geldiğinde bana doğru döndü. Hala ağlıyordu. Hala canı çok yanıyordu. Üstelik eli de kan içinde kalmıştı. 'Biraz yalnız kalmak istiyorum Alya.' 'Ama' 'Lütfen.' Kapıdan çıkıp gitti. Onu yalnız bırakmak istemiyordum. Diğer yandan sırlarımın yükü çok ağır geliyordu. Peşinden gidip ona daha fazla yalan söylemekte istemiyordum. Uğruna onca şeyi yaşadığı yine de aşık olduğu kızı az önce öfkeyle anmıştı. Ve bunun tek nedeni Ezgi nin dayın bana tecavüz etti diyememiş olmasıydı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD