Pelin bilmese de; Derya hanımın ona sakinleşsin diye verdiği çayda zararsız bir sakinleştirici vardı. Biraz onun, biraz da yaşadığı korkunun verdiği yorgunluğun etkisiyle uyuması çok uzun sürmemişti. Aradan geçen iki saatin sonunda uyandığında ise olduğu yerin neresi olduğunu anlaması biraz uzun sürdü. Kendine geldiğinde aklına dolan gerçeklik; gözlerinin yeniden dolmasına sebep oldu. Telefonunu bulup ekranını açtığında ise Yunus'un mesajı ile karşılaştı. Yunus: "Dünyanın en ağır yükünü taşıyormuş gibi hissettiğini biliyorum. Şu an seni görmesem de omuzların çökmüş, ağlamakların burnunun ucunda onu da biliyorum. Şu an senin yanında değilim, senin bana yaptığın gibi dizlerime yatırıp saçını da okşayamıyorum onun da farkındayım ama bil ki; çok yakın zamanda o yükleri omuzlarından alacak v

