Ferman kızı eve getirdi.
Gece ağırdı.
Sokaklar boştu ama Ferman’ın içi doluydu.
Arabanın kapısını açtı, Çiçek’i kolundan tutup indirdi.
Kız hâlâ sarhoştu.
“Amaaa… burası neresiii…” dedi kelimeleri uzatarak.
Ferman derin bir nefes verdi, dişlerini sıktı.
“Allah’ım gece gece sarhoşuyla uğraş dur amına koyayım!”
Sonra sert bir şekilde ekledi:
“Benim evim güzelim, ne oldu?”
Çiçek bir adım attı ama dengesi bozuldu.
Düşecekti.
Ferman refleksle tuttu.
Kız gözlerini kısarak baktı ona.
“Ama ben evime—”
Bir anda döndü.
“Gidiyorum!”
Ferman kolundan yakaladı.
Sert.
“Hop! Dur bakalım,” dedi dişlerinin arasından.
“Paranı peşin verdim. Bir yere gitmek yok.”
Çiçek durdu.
Bir an düşündü gibi yaptı.
Sonra omuz silkti.
“Para mı… haaa para…” dedi umursamazca.
Ferman başını salladı.
“Tamam yavrum, yeter bu kadar sohbet. Hadi.”
Kolundan tutup sürükler gibi içeri aldı.
Ev…
Ev değildi.
Saraydı.
Dışarıdan bakınca sadeydi.
Ama içine girince…
Her şey kusursuzdu.
Modern.
Temiz.
Soğuk.
Tıpkı Ferman gibi.
Çiçek gözlerini araladı.
Etrafına baktı.
Sarhoşluğun verdiği bulanıklıkla bile fark etti.
“Sen… zenginsin bayağı…”
Ferman dudak büktü.
Kısa bir sırıtış.
“Klasik kadın,” dedi.
Onu yatak odasına götürdü.
Kapıyı ayağıyla kapattı.
Çiçek yatağın ucuna oturdu.
Derin bir iç çekti.
Başını tuttu.
“Ablam nerde…”
Ferman barın olduğu köşeye yürüdü.
Bir bardak doldurdu.
Tek seferde içti.
Boğazı yandı.
Ama yüzü bile değişmedi.
Asla sarhoş olmazdı.
Dönüp kıza baktı.
“Ne bileyim ablanı kızım,” dedi umursamazca.
Ama gözleri…
Kızı inceliyordu.
Detaylı.
Dikkatli.
İnce beli…
Bembeyaz teni…
Yeşil gözleri…
Sarıyla kahverengi arasında, kıvırcık uzun saçları omzuna dökülmüştü.
Yüzünde neredeyse hiç makyaj yoktu.
Doğaldı.
Fazla doğal.
Bu da Ferman’ın kaşlarını hafifçe çatmasına yetti.
Çiçek yavaşça yatağa uzandı.
Gözleri kapanıyordu.
“Noluyo bana…” diye mırıldandı.
Ferman başını geriye attı.
“Allah’ım sen sabır ver…”
Yanına yürüdü.
Eğildi.
Parmaklarıyla kızın saçlarını geriye itti.
Yüzünü tuttu.
Kaldırdı.
İnceledi.
Gerçekten inceledi.
Teni pürüzsüzdü.
Bembeyaz.
Kirpikleri upuzundu.
Kalkık ve siyahtı.
Dudakları dolgundu.
Kırmızıydı.
Ama ruj yoktu.
Doğaldı.
Ferman bir an durdu.
İçinden geçen cümle dudaklarına döküldü:
“İnsanın yüzü güzel olacağına… kaderi güzel olsun demişler…”
Sonra bakışları sertleşti.
“Güzel… ama yanlış yolda işte.”
"Orospu işte .."
“Uyan,” dedi.
Bir kez.
Cevap yok.
“Uyan dedim.”
Omzunu hafifçe sarstı.
Çiçek mırıldandı.
Ama uyanmadı.
Derin bir uykuya dalmıştı.
Ferman geri çekildi.
Bir süre sadece baktı.
Bir sigara yaktı.
Dumanı ağır ağır odaya yayıldı.
Bir süre sonra…
Çiçek gözlerini araladı tekrar.
Hâlâ sarhoştu.
Gerçekle hayal arasında gidip geliyordu.
Ferman onu fark etti.
Göz ucuyla baktı.
Elbisesine baktı.
Ucuzdu.
Marka bile değildi.
Ama üzerinde…
Sanki pahalıymış gibi duruyordu.
Bu da Ferman’ın hoşuna gitmedi.
O an odada garip bir sessizlik vardı.
İkisi de aynı yerdeydi.
Ama…
Aynı dünyadan değillerdi.
Ve bu gece…
İkisinin de hayatını değiştirecek ilk adımdı.
Uzadı bu iş dedi kendi kendine adam .
İlk defa birini altına almak için bu kadar bekledi ..
Yaklaştı.
Kızın fermuarını indirip indirdi .
"aaa o benim elbisem "
Ferman sırıttı
"tamam senin. "
İç çamaşırları ile kalmıştı kız .
Çok güzel bir vücudu vardı .
Ferman elini attı göbeğine doğru okşadı .
"Dokunma ama , "
"Offff .!"
"O aldattı beni ..." dedi kız .
Ferman
"Kızım dokunmayacaksam niye getirdim seni buraya .."
Çiçek kahkaha attı
"Dokunmak için mi getirdin.."
Ferman artık kızın sarhoşluğu ile uğraşmak istemiyordu .
Kızı bacaklarından tutup düz yatırdı.
"Uzadı bu iş .."
Diyerek gömleğinin düğmelerini açtı .
Pantalonunu indirdi.
Çırılçıplak kaldı .
Çiçek şaşkınca baktı.
"Sen mağara adamı gibisin ..."
Ferman kahkaha attı.
"Ne gördün daha dur bir .."
Çiçek kahkaha attı
"Ne görücem ki ben , hem ben gideyim.."
Ferman bağırdı
"Ulan yeter amına koyayım para ödedim dedim lan .."
"Hıı tamam , o var ."
Ferman kafasını eğdi baktı kıza .
Eğildi üzerine doğru boynuna gömüldü .
Kokusu muhteşemdi.
Sabunun , şampuanın kokusu .
Parfüm yok gibiydi .
Adı gibi Çiçek bir kızdı .
Önce biraz kokladı .
Hiç bir kadını koklamaz dı .
Dudaktan öpmezdi .
En son Banuyu öpmüştü dudaktan .
O da o dudaklar ile başka bir adamı öpmüştü.
Kızı emdikçe emdikçe .
Boynuna yer yer morluklar bıraktı.
Göğsüne indi .
Aldı ağzına .
Çiçek içtiği içkinin içerisinde her ne varsa deli gibi istiyordu adamı .
"Mmmmmmmm "
"Hadi daha sert .."
Ferman sırıttı.
Bacak arasına girdi.
Göğsünü ağzına alıp emdi.
Dili ile darbeler vurdu .
Memelerinin kokusu ile mest olmuştu adam .
Geri çekildi kızın kıvranan vücudunu izledi .
Kilodunu indirdi .
İç çamaşırı kokusu burnuna geldi .
Hiç yapmayacağı bir şey yaptı.
Kilodu kokladı.
Mis gibi tertemiz kokuyordu.
"Fazla güzel .." dedi fısıldıyordu sesi.
Çiçek çokça sulanmıştı artık ...
Elini attığı an farketti adam .
Kız sarhoştu yoksa daha fazlasını yapardı bu kıza .
Bir kaç kez okşayıp üzerinde yerini aldı .
Erkekliği kocaman ve sertti .
Sıvazladı adam .
Tek hamlede girmeye çalıştı bacağını bükerek ama olmadı.
Dardı çokça .
"Kimse sikmedi amına koyayım, bu ne minnacık birşey .."
Kız zayıf bir kızdı.
"Ah acıdı " dedi gözleri kayarak kız .
"Şimdi o dar amını kökleyeceğim "
"Ne demek o .."
Ferman sinirle kafa salladı
"siktigimin orospusu ,birde masum rolü yapıyor amına koyayım! "
Bunu derken bacağını büktü ve sertçe kendini itti .
Kız çığlık attı.
İçi parçalanmış gibiydi .
"Oha bu ne lan .." dedi adam .
Hem çok dar hemde zordu girmek.
Kaşını çattı.
Sinirle çıkıp bir daha sertçe girdi .
Kız bayıldı acıdan.
Sırıttı adam .
Dayanamadı diye düşündü .
Sertçe git geller yaparken boynunu emiyordu.
"Para verdim , şu anı bozamam "dedi .
Zaten uyandırdı şimdi .
Adam kızın keyfini doya doya çıkardı .
Kız uyanmadı .
Uykuya dalmıştı sanki .
Adam tam boşalmak için çıktı kızların içine boşalmazdı .
Prezervatif almak için uzandı ki kanı gördü .
Erkekliği de ve çarşafda yoğun kan vardı .
"Ananı sikeyim ne lan bu .."
" Fazlamı zorladım.."
"Bakire ! "
"Bakire lan bu amına koyayım..."
"Ananı siktigimin..."
"Celo siktim belanı ..."
diyerek kalktı hemen duşa girdi çıktı .
Kız hala uyuyordu.
Üzerine örtü attı .
Telefonu aldı .
"Ağzına sıçayım Celo ! "
Telefon çaldı ..
Celal da başka bir kız ile başka evdeydi ...
Açtı nefes nefese ..
Ferman bağırdı..
"Lan gönderdiğin kız bakire çıktı mal herif!"
"Ne?!"
"Saçmalama oğlum ne bakiresi!"
"Lan yalan mı söylüyorum amına koyayım!"
Celal telefonda bağırırken, Ferman’ın kaşları çatıldı. Sinir damarları alnında belirginleşti.
Celal hâlâ konuşuyordu ama Ferman artık dinlemiyordu.Celal döndü durdu etrafında
"Kapat döneceğim kapat!"
Ferman sinirle kapattı.Odanın içinde ağır bir sessizlik çöktü.
Yavaşça başını çevirip yatağa baktı.Uyuyan kıza.Bir hayat kadını için fazla... fazlaydı.Abartı makyaj yoktu.
Hatta neredeyse hiç yoktu.Yüzü tertemizdi.
Uzun kirpikleri yanağına gölge düşürüyordu.
Gözleri kapalıydı ama belli oluyordu... açıldığında yakacak cinstendi.
Dudakları dolgun ama doğal.
Kıvırcık saçları yastığa dağılmıştı.İpek gibi...Ferman’ın çenesi kasıldı.
"Bu ne lan şimdi..." diye mırıldandı kendi kendine.
Tam o sırada telefon yine çaldı.Celal.Sinirle açtı."Oğlum o başka kız lan. Dün gelen kız beklemiş seni anlamışsın kapıdan!"
Ferman dondu.Bir anlığına nefes almayı unuttu.Odanın içi daraldı sanki.
"Senin tipini sikeyim Celal..." dedi dişlerinin arasından.Telefonu kapattı.Bakışları tekrar kıza kaydı.Bu sefer farklı baktı.Daha dikkatli.Daha sert.Ve biraz da... sorun arar gibi.Tam o anda kız hafifçe kıpırdandı.Kaşları çatıldı.Başını tuttu.
"Ahhh... başım…"Gözlerini zorla araladı.
"Neredeyim ben..."Ferman kımıldamadı.Sadece izledi.Kız doğrulmaya çalıştı ama başı döndü.Etrafa baktı.Yabancı bir oda.Yabancı bir yatak.Ve…Adam.Bakışları Ferman’a kilitlendi.Bir saniye.İki saniye.Sonra gözleri büyüdü.Şok.Gerçek, tokat gibi yüzüne çarptı.Yatağa baktı.Kendine baktı.Nefesi hızlandı.
"Ne oldu bana?!"Sesi titriyordu artık."Kimsiniz siz?! Ne yaptınız bana?!"Ferman sonunda hareket etti.Yavaşça geriye yaslandı.Umursamaz gibi.Ama gözleri hâlâ kızın üzerindeydi.
"Lan zorla mı yaptım..." dedi sertçe.
"Sen girdin koynuma."
Kızın yüzü bembeyaz kesildi.
"Saçmalamayın!" diye bağırdı.
"Ben sizi tanımıyorum bile!"
Ferman’ın gözleri karardı.
"Ben de seni tanımıyorum zaten."
Oda tekrar gerildi.Kız nefes nefese kaldı.Ellerini kendine çekti.Sanki kendini korumaya çalışıyordu.
"Ben... ben buraya nasıl geldim..."
Sesi bu sefer daha kısık çıktı.Daha korkulu.Ferman cevap vermedi hemen.Gözlerini ondan ayırmadan konuştu.
"Onu ben de öğrenmek istiyorum zaten."
Kızın gözlerinden yaşlar dolmaya başladı.Ama ağlamadı.Yuttu.Güçlü durmaya çalıştı.Ferman bunu fark etti.Ve ilk defa… kaşları hafifçe kalktı.
"Demek öyle…" diye geçirdi içinden.
"Bu kız… sandığım gibi değil."
Ama yine de sesi sert çıktı:
"Ağlayacaksan ağlama. Bu numaralar bana sökmez."Kız gözlerini silmedi bile.Sadece baktı ona.Dik.Korkusuna rağmen.
"Sen , sen bana bir şey içirdin …" dedi kısık ama net bir sesle
."Ama bunu kanıtlayınca kork benden.."Durdu.Yutkundu.Ama geri adım atmadı.Ferman hafifçe sırıttı.Tehlikeli bir sırıtıştı bu.
"Varsa ne yapacaksın?"O an odadaki hava değişti.İkisi de fark etti.Bu artık sadece bir yanlış anlaşılma değildi.Bu…Bir savaşın başlangıcıydı.
Çiçek yatağa baktı.
Gördüğü ile gözleri doldu.
Daha önce kimse ile beraber olmamıştı.
"Allah'ım " dedi sesi kısıktı .
Ferman sırıttı nedensizce .
"Birde bayil istersen amına koyayım.."
"Ne işin vardı barda, birde o barda"
Çiçek çarşafı doladı kendine adamın dibine kadar girdi .
"Sadece eğlenmeye gittik biz , ne ara geldim buraya ben ." sesi korkunçtu.
Ferman sinirlendi .
Boğazını sıktı kızın dolaba yapıştırdı .
"Ulan zorla mı soktum amına , kim gönderdi lan seni. Kim lan !"
kızın rengi gitti kızardı .
Nefes alamadı .
Titriyordu korkudan.
"Yemin ederim tanımıyorum seni .." dedi zoraki .
Ferman kızı dolaba vurdu kaç kez .
Beli ağrımıştı .
Saçını tuttu çekti.
"Kim gönderdi lan konuş ! "
Çiçek iki gözü iki çeşme ağlıyordu.
Göz yaşları adamın elini ıslattı resmen .
"Ağlama lan ! "
"Şimdi siktir git belanı sikmeyeyim senin !"
Kız kafa salladı.
Hemen geri çekildi.
Elbisesini geçirdi üstüne .
Çantasını aldı koşarak çıktı odadan .
Çantasında telefonunu bulmaya çalışıyordu ama yoktu .
Cüzdanı yoktu .
Bir taksi buldu ...
Ve bindi ...