*** Duvarın üstünden atlayıp, bahçeye açılan sürgülü kapıdan içeri girdim. Salona ilerleyip etrafa bakındığımda, gözümde canlanan anılar kalbimin sıkışmasına neden olurken, bu ağrıyı bastırmak için yumruğumu sıktım. Bakışlarımı başka yöne çevirdiğimde ise duvara asılan fotoğrafı görmemle, buz kesildim. Duvarda oluşan izleri Pusat'a sormuştum ve bana eskiden bir tablonun asılı olduğunu söyledi ama meğerse bu çerçeveye aitmiş gördüğüm o izler. Düşünüyorum da, Pusat'ın bana söylediği hangi cümle, hangi söz doğruydu? Öykü'nün fotoğrafının önünde dururken, acı bir tebessüm dudaklarımda oluştu. "Ölümünü bazen kıskanmıyor değilim Öykü." Diyip başımı utanarak eyip, tekrar gülen gözlerine baktım. "Sevdiğim adamın seni sevmesini kıskanıyorum." Dudağımı ısırdığımda, gözümden akan yaşa mani

