Sorgu odasına girdiğimde ilk başta kel, zayıf, kirli sakallı uzun boylu adamla karşılaştım. Kafasını öne eğmiş kimseye bakmıyor ve konuşmuyordu. Üzerinde haki bir gömlek altında bir kot sıradan gibi gözüken ama katil olan bir adamdı karşımdaki. Zaten her daim sıradan olmaktan korkmak gerekti. Hareketlerine baktım. Ellerini birleştirmiş parmaklarını var gücüyle sıkıyordu. Tedirgindi arkadaşlarımı öldüren bu muydu? Sanmam. Sadece bir maşaydı. Gerçek katili öyle kolay yakalamak pek mümkün değildi zaten. Serdar vardı karşımda benden önce adamla konuşmuştu belki de. Ellerimi masanın üzerine koydum. "Bana bak." Bakmadı. Bakmasını sorularıma cevap vermesini beklemiyordum. Ama öfke doluydum, kin doluydum ve bedelini sebep olan herkes ödeyecekti. "Bana bak dedim." Kafasını kaldırdı. Gözlerindek

