Kendi yaşadığım eve girince derin bir nefes aldım. Bu evde kızlarla içtiğimiz kahveler geldi aklıma. Pınar geldi... Uzaklaşmam iyiydi bu sırada onların katilini bulup belki içimi bir nebze rahatlatırdım. Kahve makinesini çalıştırdım o çalışırken üzerime rahat bir şeyler geçirdim. Fincanıma kahve alıp kendimi koltuğa bıraktım. Birsen hanım neden bu kadar düşünceliydi? Gerçekten beni mi düşünüyordu? Bu anlamsızdı kendi çocuğunu düşünmesi gerekti ben onun neyiydim ki? Koşulsuz ilgi, sevgi ve şefkat güven vermiyordu. Bu kadar düşünce ağırdı bana düşünmek yükümü arttırıyordu, bir şeyler yaptım ama eğer elime yüzüme bulaştırırsam başkanın gözünden düşerim. Evde diğer sakladığım telefonu çıkardım Serdar'ı aradım. "Canım." "Nasılsın Serdar." "Nöbetteyim ne olsun sen ne yaptın çıktın mı o evden?

