Robert Wilson Tüm günüm gerginlikle geçmişti. Ne dersler umrumdaydı, ne okul. Tüm gün akşam yemeğini düşünüyordum. Nasıl geçeceğini, neler olacağını… İçimde bir his vardı. Çok nadiren hissettiğim bir his. Adını sadece karşımdaki insanlardan duyduğum bir his. Korku! Kaybetme korkusu! Yanıyordum için için. Ateşimi sadece o zümrüt gözler söndürebiliyordu. Ben ona bakıyordum, o kitaba. Hesap kitap yapıyor, sorulara herkesten önce cevap verme çabası yapıyordu. Ben bu kızı bırakamazdım! Bıraksam bile unutamazdım! Asla! Okuldan çıktığımda rutinmiş gibi arabaya bindim. Sonra güzel gözlümün arkasından baktım. İçim ateşten ibaretti. Araba çalıştığında "Dur!" dedim. Gözden kaybolana kadar onu izledim. Kuzenleriyle kolkola girmiş, gülerek gidiyordu. Gözden kaybolduktan sonra araba çalıştı

