"Okuldaki herkesin bir sıkıntısını var. Ama sen merak etme, ben bunları hizaya çekeceğim. Bana boşuna Mükkemmel Dolunay demiyorlar." "Emin ol demiyorlardır." Doruk'un koluna vurdum. Tamam haklıydı, Dolunay sabahtan beri kendini övüyordu. Ama işte insan dinlerken mutlu oluyordu. O kadar heyecanlı anlatıyordu ki, ses tonu sürekli değişiyordu, önemli bir şey olunca sesini kısıyor olmayınca yüksek konuşuyor ve bütün kantindeki insanların sadece onu duymasını istiyordu. Doruk'un ona bu durumda laf atması, Dolunay'ın karizmasını çiziyordu. Kız kendini okula öyle bir anlatıyordu ki sanırsın arkasından mafya var ve her gün okula yirmi koruma ile geliyor. Omuzuma dokunan elle irkildim. Karşımda oturan Dolunay'ın gözlerini devirdiğini görünce, omuzumdaki elin sahibinin pek hoşuma gitmeyecek bir

