Güvenmek, acıların tutsak olduğu bedende kalan son umut parçası gibiydi. Kime güvenmek gerekiyor bilinmezdi. Hiç güvenmediğin biri, aslında en çok güvenmen gereken kişi ya da çok güvendiğin kişi, hiç güvenmemen gereken kişi çıkabilirdi. Karşımdaki adam, yeni evimin, bir nevi hayatımın da ortağı olacaktı. Onunla aynı evi paylaşmak, hayatıma istemsiz giriş yapacağını belli ediyordu. "Karnın aç mı?" Diye sordum gözlerine bakarak. Yüzüne yayılan gülümseme ile başını salladı. "O zaman kahvaltı yapalım" diyerek yanından hızla ayrılıp mutfağa doğru ilerledim. Bu adam Aktan'ın tersi ama bir o kadarda aynısıydı. Gülümseyince sol yanağında oluşan çukuru görenlerin etkisi altına almayı başarabilirdi. Mümkünse onunla aynı evin içinde az karşılaşmak, az yan yana bulunmak en iyisiydi. Aksi taktirde bi

