SENCER’İN ANLATIMI Esra’nın yanından, o soğuk balkon demirlerinden aşağı süzülüp karanlığa karıştığımda içimde tarif edilemez bir hafiflik vardı. Az önce teninin sıcaklığını duymuş, o "tamamlanma" hissini iliklerime kadar çekmiştim. Arabaya bindiğimde artık öfkeli bir adam değil, hedefine kilitlenmiş bir savaşçı gibiydim. Eve vardığımda şafak sökene kadar gözüme uyku girmedi. Salonda bir ileri bir geri yürürken, zihnimde Ömer Araslı’nın o vakur duruşunu ve Esra’nın hüzünlü ama umutlu bakışlarını tartıyordum. Güneş, Mardin’in taş evlerini kızıla boyamaya başladığında bizim konakta da kıyamet kopuyordu. Anamı erkenden uyandırdım. "Ana kalk!" dedim, "En güzel fistanlarını giy, en ağır altınlarını tak. Bugün Araslıların kapısına Kiki aşiretinin şanına yaraşır gideceğiz." Babam her zamanki

