ESRA’NIN ANLATIMI Ders bittiğinde kendimi odamıza zor attım. Sencer çoktan gelmiş, pencere kenarındaki berjerde oturmuş, elindeki tabletle bir şeyler inceliyordu. Kapının sesini duyunca başını kaldırdı. O yorgun ama bir o kadar da keskin bakışları anında yumuşadı. "Dila serbest bıraktı mı seni sonunda?" diye sordu, ayağa kalkıp yanıma gelerek. Ellerini omuzlarıma yerleştirip beni kendine çekti. "Çok solgunsun Esra. Annemde söyledibir şey yememişsin aşağıda." "Sadece yorgunum Sencer," dedim, başımı göğsüne yaslayıp gözlerimi kapatarak. Kalp atışını duymak, o sarsılmaz güven hissini iliklerime kadar çekmek istiyordum. "Sınav, Müjgan, Selim Hoca... Hepsi üst üste geldi. Vücudum pes ediyor sanırım. konağa geçmecekmiyiz bugün burdamı kalacağız" Sencer "Gİtmeyelim gülüm annem bırakmaz iste

