SENCERİN ANLATIMI
Mardin’in havası ağırlaşmıştı. Sadece barut kokusundan değil, Esra’nın o aşılmaz duvarlarının yarattığı o soğuk sessizlikten... Araba infilak ettiğinde, beynimin içindeki o karmaşa bir anda yerini tek bir içgüdüye bıraktı: Onu yaşat.
Üzerine kapandığım o birkaç saniye, ömrümün en uzun imtihanıydı. Esra’nın kalbinin ritmini sırtımda hissederken, İstanbul’da çevirdiğim o aptalca oyunun ne kadar küçük ve değersiz olduğunu anladım. Uçak modu... Bir korkaklıktı benimkisi. Onu kaybetme korkusunu, "iş güç" bahanesinin arkasına saklamıştım. Ama o mermi sesleri arasında anladım ki; ölmekten değil, Esra’nın gözlerindeki o güveni sonsuza dek kaybetmekten korkuyormuşum.
Konağın önüne geldiğimde damarlarımdaki kan hala çekilmemişti. Poyraz’la aynı çatının altında kalması düşüncesi, ciğerime oturan o kıskançlık korunu iyice harladı. Mardin burası; duvarların dili, rüzgarın kulağı vardır. Ama asıl mesele bu değildi. Asıl mesele, onun benden bu kadar uzağa, o yüksek duvarların arkasına kaçmasıydı.
Gecenin bir yarısı, o sessiz odada ona bu satırları yazarken ellerim ilk kez bir silahtan daha ağır geliyordu telefona:
"Esra...
Telefonun uçak modunda olduğunu gördüğünü biliyorum. Haklısın, o an sana dürüst davranmadım. Mardin’in tozu toprağı üzerimize sinmişken, seni merakta bırakmanın, o yirmi mesajı yanıtsız bırakmanın bedelini kapında sabahlayarak ödedim; ama yetmediğini, içindeki o yangını söndürmediğini biliyorum.
Az önce o patlama olduğunda, dünya başımıza yıkılırken üzerine kapandığım o an bir şeyi iliklerime kadar hissettim: Senin o özgür ruhun, benim en büyük esaretim olmuş. Ben Mardin’e hükmettiğimi sanırken, senin bir bakışına boyun eğmişim haberim yok. Seni kaybetme korkusu, göğsüme saplanan o mermiden daha çok canımı yaktı.
Bana tekrar inanman için ne yapmam gerekiyorsa yapacağım. İstersen tüm Mardin’i karşıma alayım, istersen o uçak moduna aldığım ruhumu yerle bir edeyim... Yeter ki o duvarları bu kadar yüksek örme Esra. Ben o duvarların altında kalmaya razıyım, yeter ki sen içinde olma."
Mesajı gönderdikten sonra pencereye baktım. Mardin’in karaltısı içinde onun odasının ışığı sönüktü ama benim içimdeki yangın yeni başlıyordu. Sencer Ağa’nın diz çökmeyeceği tek şey ölümdü; ama Esra’nın bir "eyvallah" demesi için tüm dünyayı yakmaya hazırdım artık.ama o mesajıma cevap vermek yerine mesaj tik işareti griydi birde sansımı sosyal nedyadan deneyim dedim girdim aynı mesajı orda yazmama rağmen mesaj iletilmedi ulan bu beni heryerden engelledi mi ben sana sabah sorarım inatçı keçi
Esranın anlatımı
Sencerin böyle üstüme düşmesi hoşuma gidiyor ama bir yanımda höst dur sürünsün hemen indirdin yelkenleri diyor dün mesajını gördüm ama okumafan engeldim çünkü okusaydım eminimki affederdim ama öyle yağma yok sabah erkenden uyandım Asel mesaj atmış " Kapının önünden alırom seni beraber geçeriz hastaneye " ok işareti gönderdim bugün Hastanede ilk günümüz Asellede hayranım sanki dün araba kurşunalnmamış gibi bugün hastaneye geliyor iyi pikolojisi var Poyraz bugün dönücek karadenize Cıhan izol adıdaki mafyayı çıktıkı deliğe geri gönderdiler Poyrazda burdaki sevkiyatları konturol edip dönecek dün sencer basmadan önce öyle konuşmuştuk neyse ne şimdi önceliğimiz dışardaki hanzo üstümü giydim kahvemi içip dışarı çıktım Sencer ağa dururmu hemen peşimden geldi burnundan soluyor Aselde Hakanda garip garip bakıyor ikiside bizim aramızdaki çekimin farkında ama bişe demiyorlar bizim dememizi bekliyor ama artık geçti iyiki birşey söylememişim düşüncelerime ara verip Aselle sarıldım Sencer " Allah aşkına dün dünya hanmamış bomba patlamamış araba kurşunlanmamış gibi kalktınız İşe gidiyorsunuz ortalık durulana kadar bir yere kıprdamasanız Hakan sen neden izin veriyon yengeye " Hakan " Köşeye çekilirsek daha çok üzerimize gelirler hayatımıza devam etmeliyiz dedi de ,benim anlamadığım birşey var sen neden bu evden çıktın sen neden burdasın " Sencer " Poyrazla aynı evde kalmalarına müsade edemezdim dedikodu olur" Asel kahkaha attı Hakan da sinsi bir gülümseme sergiledi mal sanki poyrazla adım çıkarda kendisi ile çıkmaz Hakan düşüncelerime tercuman oldu Hakan " He yani senle adı çıkmaz öyle mi hem çıkarsa çıksın bundan sanane bunu Esra düşünsün" çok merak ettim acaba buna ne cevap verecek" Esra buralara yabancı onu korumak benim görvim" Allah allah baksen Hakan "Sen baldızımdanda evinden uzak dur ben korurum onu"Sencer birşey diyemeden arabaya bindik Hakan bilerek damarına bastı Sencer burnundan soluyarak kendi arabasına bindi düşündü ki ben onla giderim çok bekler Hasatnenin önüne geldik kocaman Puntolarla "Asel şifa hastanesi yazıyordu" Aselle yanaşıp " Bu adam daha sana nasıl seviyorum desin be adını hastanelere yazdı " Asel hışımla dönüp
" Uyuzluk yapma kızım zaten utancımdan kimseye bakamayacağım kim bilir herkes ne düşünüyor hakkımda " " Aman Ayşe sultanın deyimi ile afkursun" dedim ve güldük Hakanın geldiğini gören Başhekim karşılamaya geldi el pençe divan resmen srabları giyip asistanların bulunduğu alana geçtik yeni bir kalp uzmanı gelicekmiş yürüken bir kız omuz attı Asele tam birşey diyecektim ki Asel durdurdu geç kalıyoruz diye başka biri laf attı Aselle lan bu insanalar ne kıskanç yuh yani tüm asitanlar toplanmış gelen doktoru beklerken Aselde bende gelen kişiyi görünce bomba etkisi yaptı Aselli üniversite bin beter eden pislik üst sınıfımız Fatih gelmiş allahım ne pişkin herif Asel başhekimin yanına gitti çünkü Hakan bu asalağı görünce ne yapar bilemedim Fatihe yaklaşıp ne işin var burda Hakan seni burda görürüse dinamitle paylatır seni kendi onay verdi hiç bişe yapamaz deyip yanımdan uzaklaştı kıskanç kızın biri "Ay bunlarda her gördüğü yakışıklıya yanaşıyor bu sencer beyi kapmamış gibi yeni hocanın etrafında dolanıyor" Kıza yaklaştım " Al başına çal bu kadar kıskançlık vücundunda hazımsızlık yapmıyor mu " deyip daha birşey demesine fırsat vermeden Amine teyzenin odasına yöneldim çünkü daha sonra konturol etme fırsatım olmaya bilirdi gidip bakayım halini hatrını sorayım Sencerin yaptığı şey için Amine teyzeyi suçlayamam kapıya gelmem ile kapıdaki adamlarla kavga eden sedefi gördüm" nedemek izin yok kocam görmem için gönderdi "falan diye adamlara konuşuyordu bizim koruma "belli kişiler dışında kimseyi içeri alamam hergün buraya gelip konuşmayı bırakın zor kullandırtmayın" dedi en son sedefin yaptığına ağzım açık izledim adamın elini alıp göğüslerine götürdü ve " eğer izin verirsen eğlenceli şeyler yaparız " koruma elini dahi kıpırdatmadı sadece "gidin zor kullanmayayım" Sedef " Aaa sende istiyorsun benim gibi diri güzel kadını red etmek hadi izin ver eğlenelim" dedi daha fazla dayanamadım " Nasıl eğleneceksiniz Sedef hanım utanmıyormusunuz hamile ve evli bir kadın olarak adamı baştan çıkartmaya " dememle koşarak uzaklaşması bir oldu bende engelli olduğu için Sencer korumadan aradım " Alo " heycanlı bir şekilde " Anama birşey mi oldu " " Yok Sencer benim Esra viziteye başlamadan anneni konturol edeyim dedim ama kapıda Sedefi korumaya cilve yaparken eğlenelim derken gördüm içeri girme karşılığında ben kamera kayıtlarını sana gönderditrim ama Sedef babana gidip benim onu namuzsuzlukla suçlaycağımı söyleyecek baban birşey derse kamera kayıtlarını gösteririsin şimdi annenin yanına geçiyorum iyi günler " birşey demesine fırsat vermeden telefonu kapattım ve Amine teyzenin yanına girdim yanında kızı ve oğlu ile konuşup şakalaşıyordu " Ooo maşallah Amine teyze iyi gördüm seni ama konturol edeyim yinede " dinledim ciğerlerinin sesi iyiydi şuanlık herşey stabildi Amine teyzeye dönüp " Tadavinde ilerleme var bu zamana kadar hangi doktor nasil bir yöntem izledide tedaviye cevap vermedin " Amine teyze
" Kocam olacak adam kumamın getirdiği doktora beni emanet etti kumamda ben öleyim de nikah ona kalsın diye gün sayıyor allahtan sen geldinde kurtuldum. Ama kızım ben nezman evime dönücem çocuklarım perişan oldular" " Aslında çıkabilirsin ama o ev hiç güvenli değil Amine teyze kocan o kadının avucunda ne derse yapıyor ve çocukalrda ne kadar yanında olsada yeterince koruyamaz napalım biliyormusun senle ben aynı evde yaşayalım ben arkadaşımın konağında yaşıyorum ne diye o Asalak kadına inat olsun diye onların ağzına bakasın ki çocukkarda gelsin bizim eve o mis kocan nasıl ayakları götüne vura vura geliyor hep elinin altındasın diye sana hiç önem vermemiş gününü gün etmiş " " Bende o eve dönmek istemiyorum ama gidecek kimsemde evimde yok " " Amine teyze gel bana işte buralarda bu ahmak kocan bir dersi hak ediyor gençsin güzelsin 45 yaşında çökertmişler seni bak ben seni nasıl diri bir kadına çeviriyorum" " Olur mu ki benden" " Olur olur hemde çok güzel olur benim annem senden 5 yaş büyük benle yan yana gelse anlamzsın hangimi kızı hangimi anne sende olursun" sonra ikisine dönüp" Gidiyorsunuz annenin neyi var neyi yok herşeyini topluyorsunuz ama bir çöpü bile kalmayacak baban terk edildiğini anlasın sizde gelmek isterseniz sizde toplayın " bu planın yapıp aselin yanına geldim burnundan soluyordu diğer asistanlarında kötü bakışlarını yakalıyordum "ne oldu Baş hekim ne dedi" " Hakanın onayı varmış olabilirmi böyle birşey hakan gördümü çıldıracak" bir vaka varmış tehlikeli fatih bey Aselle beni Seçti hazırlıkları yapıp ameliyata girince elini yıkarken fatihin Aselle bakıp pis pis sırıtışını gördüm.Bir şeytanlık yapıyor ama ne Aselle yanaşıp " Bu bir bok yapacak gibi " "Tahmin ediyorum ama bende hazırlıklıyım 4 k kamera sistemini ameliyata girmeden aktif ettim ameliyata başaldık ben Fatihi asiste ederken Asel ekartörü tutuyordu ameliyat işerledikçe fatih Aselle uğraşıp durdu ekartör tutlması gerektiği gibi ama Fatih sanki bilerek üzerine gidiyordu Aselin bir anda kan gölüne döndü hastanjn nabzı düşmeye başaldı ve Fatih bu durum için birşey yapmazken Aseli suçluyordu Asel daha fazla dayanamdı ve fatihin bilerek kestiği damarı dikmeye başaldı hastayı kapatık dışarı çıktık ama fatih sanki ameliyat hanede çocuğun hayatı ile oynamamış gibi Aseli suçlamaya başaldı Asel gerekn cevabı verdi o arada telefonum deli gibi çalıyordu arayan numara kayırtlı değil amine teyze ile alakalı diye açtım Karşıda deli gibi soluk alan Sencerin Sesi " Bekle geliyorum " deyip telefonu kapattı bu boğanın derdi ne neye sinirlendi şimdi..