Esra’nın Anlatımı Sencer’in arabasında, parmak uçlarım koltuğun döşemesine adeta gömülmüştü. Hakan, önümüzdeki aracı bir ölüm makinesi gibi kullanırken kalbim göğüs kafesimi parçalamak istercesine çarpıyordu. Zihnimde tek bir ses yankılanıyordu: Asel’in o nefes nefese kalmış, son bir gayretle haykırdığı "Kaçtım!" deyişi... Ve hemen ardından patlayan o uğursuz silah sesleri. O sesler kulaklarımdan silinmiyor, içimi buz gibi bir dehşetle dolduruyordu. Keskin bir viraja girdiğimizde, Hakan’ın otomobilinin lastiklerinden çıkan o tiz feryat geceyi yırttı. Araç tam durmamıştı ki Hakan, zapt edilemez bir kor gibi dışarı fırladı. Sencer’le birlikte peşinden indik; havada barut ve yanık lastik kokusu vardı. "Hakan, sakin ol!" dedi Sencer. Sesi titrese de durumu kontrol altına almaya çalışıyor

