ANNEMİN ELLERİ

555 Words
Kars’ın Akpınar Köyü’nde o kış kolay geçmedi. Kar bazı geceler kapıların yarısına kadar yükseliyor, sabah olduğunda köyün üzerindeki sessizlik insana dünyanın geri kalanının yok olduğunu düşündürüyordu. Köse ailesinin evinde ise soğuktan daha ağır bir şey vardı: Zehra’nın dinmeyen halsizliği. Fatma Ebe’nin geldiği geceden sonra ateşi düşmüş, Zehra yeniden ayağa kalkmıştı. Fakat eski gücü yerine gelmemişti. Birkaç adım attığında yoruluyor, uzun süre ayakta kaldığında duvara yaslanmak zorunda kalıyordu. Bunun anlamını en iyi Meryem biliyordu. Annesinin yapamadığı her iş artık onun işiydi. Meryem on iki yaşına basmıştı. Sabah hava aydınlanmadan kalkıyor, sobayı yakıyor, su taşıyor, Ömer’i okula hazırlıyor, annesinin önüne sıcak bir şeyler koymaya çalışıyordu. Sonra evin temizliği, yemek, ahır ve bitmek bilmeyen diğer işler başlıyordu. Günleri birbirine benziyordu. Yalnızca yorgunluğu büyüyordu. Bir sabah Ömer’i okula gönderirken kardeşinin çantasındaki söküğü fark etti. İğneyle dikti, içine bir parça ekmek koydu ve onu kapıdan uğurladı. Ömer karların arasından uzaklaşırken Meryem arkasından baktı. Bir zamanlar aynı yolu Emine Acar’la birlikte kendisi yürümüştü. Şimdi o yol başkasının hayatına aitmiş gibi görünüyordu. Emine ara sıra uğruyordu. Meryem’in çocukluktan beri en yakın arkadaşı olan Emine hâlâ okuluna devam ediyordu. Her gelişinde sınıftan, öğretmenden ya da öğrendiği yeni şeylerden söz etmek istiyor, sonra Meryem’in yüzünü görünce susuyordu. Aralarındaki dostluk bitmemişti. Ama hayatları birbirinden ayrılmaya başlamıştı. Meryem bunu hissediyordu. Bir gün Emine giderken çantasından bir kalem çıkarıp Meryem’e bıraktı. Meryem o kalemi gece eski defterinin arasına koydu. Uzun zamandır hiçbir şey yazmamıştı. Sayfayı açtı. “On iki yaşındayım,” diye yazdı. Bir süre düşündü. Ardından altına ikinci cümleyi ekledi. “Annem çok yoruldu.” Kendisi hakkında yazacak bir şey bulamamıştı. Çünkü Meryem’in hayatında kendisine ayırdığı yer giderek küçülüyordu. Zehra’nın durumu bahara doğru biraz düzeldi. Fakat artık ağır işleri Meryem’in yapmasına alışılmıştı. Salih Köse sabah tarlaya ya da hayvanların peşine giderken yapılması gerekenleri kızına söylüyor, Meryem de itiraz etmeden yerine getiriyordu. Bir gün Zehra, kızının avluda çamaşır yıkadığını seyretti. Meryem’in elleri buz gibi suyun içinde kıpkırmızı olmuştu. Zehra yanına geldi. Kızının ellerini tuttu. Bir süre konuşamadı. Meryem annesinin parmaklarının kendi parmaklarına ne kadar benzediğini fark etti. Zehra’nın elleri yılların emeğinden sertleşmişti. Meryem’inkiler ise daha on iki yaşında aynı hâle gelmeye başlamıştı. “Senin ellerin böyle olmamalıydı,” dedi Zehra. Meryem annesinin üzülmesini istemedi. Ellerini çekip gülümsedi. “Geçer.” Ama geçmedi. O çatlaklar kapansa başka yerden yenileri açıldı. Kış bittiğinde Meryem’in yüzü biraz daha incelmiş, omuzları biraz daha çökmüştü. Akpınar’a bahar geldi. Ömer okuluna devam etti. Emine bir üst sınıfa hazırlanıyordu. Meryem ise annesinin yanında çalışmayı sürdürdü. Bir akşam Salih eve her zamankinden daha sessiz döndü. Sofraya oturduğunda yemeğine uzun süre dokunmadı. Zehra onun yüzündeki sıkıntıyı fark etti. Salih’in tarladan beklediği para gelmemişti. Geçen yıldan kalan borç büyümüş, evde satılabilecek neredeyse hiçbir şey kalmamıştı. Meryem başını önüne eğerek dinledi. Sonraki sabah Salih erkenden evden çıktı. Akşama doğru yanında Hasan Çelik’le döndü. Salih’in eski dostu ve komşusu olan Hasan’ın yüzünde de alışılmadık bir ciddiyet vardı. İki adam kapının önünde uzun süre konuştular. Meryem içeride hamur açarken yalnızca birkaç kelime duyabildi. Borç. Kış. Çalışmak. Sonra babasının sesi alçaldı. Bu kez konuşulan kişi Meryem’di. Elindeki oklava durdu. On iki yaşındaki kız, neden kendi adının erkeklerin borç konuşmasının arasına girdiğini anlayamadı. Zehra ise anlamış gibiydi. Yüzündeki renk bir anda çekildi. Meryem annesine baktı. Zehra gözlerini kızından kaçırdı. O akşam hiç kimse ona bir şey söylemedi. Fakat Meryem ilk kez, okulunun elinden alınmasının hayatın ondan isteyeceği en büyük fedakârlık olmadığını hissetti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD