KENDİ YÜKÜ

554 Words
Sabah olduğunda Akpınar Köyü’nün üzerine ağır bir sessizlik çökmüştü. Meryem gözlerini açtığında bir süre tavana baktı. Önceki gece duydukları zihninde hâlâ canlıydı. Zeynep’in yıllarca taşıdığı acıyı, İlyas’la yarım kalan geçmişini, kaybedilen bebeği ve babası Salih’in bütün bunların içinde bıraktığı ağır izi artık biliyordu. Bilmek, insanı her zaman rahatlatmıyordu. Bazen yalnızca neye kırıldığını daha iyi anlamasını sağlıyordu. Meryem yatağından kalkıp başörtüsünü düzeltti. Ev henüz tam uyanmamıştı. Sobanın içinde geceden kalan köz sönmek üzereydi. Eğilip birkaç parça odun attı. Alev önce isteksizce kıpırdadı, sonra yavaşça büyüdü. Hayat da böyleydi belki. Ne yaşanırsa yaşansın sabah oluyordu. Su yine taşınacak, ekmek yine bölünecek, hayvanların önüne yem yine konacaktı. İnsanların içinde kopan şeyleri ne köy bilirdi ne de dağlar. Meryem avluya çıktığında Kars’ın keskin soğuğu yüzüne vurdu. Karşısındaki beyazlığa bakarken ilk kez Zeynep’in hikâyesini kendi hayatından ayırmaya çalıştı. O acı gerçekti. Ama onun değildi. Başkasının yarasını anlayabilirdi; fakat o yarayı kendi kaderiymiş gibi taşımak zorunda değildi. Bunu kabul etmek düşündüğünden daha zordu. Çünkü öğrendiği gerçeklerin içinde kendi babası vardı. Salih. Meryem’in çocukluğunda korktuğu, bazen bir bakışından ne düşündüğünü anlamaya çalıştığı adam şimdi gözünde başka bir yere oturmuştu. Baba olmak, insanın yaptığı kötülükleri silmiyordu. Meryem bunu artık biliyordu. İçeri döndüğünde Salih’i gördü. Adam her zamanki yerindeydi. Yüzündeki çizgiler, ellerindeki sertlik, suskunluğu... Hiçbiri değişmemişti. Değişen Meryem’in bakışıydı. Salih başını kaldırdığında gözleri kısa bir an kızının gözlerine değdi. Meryem bakışını kaçırmadı. Eskiden olsa babasının yüzündeki sertliği görünce önüne bakardı. Bu kez yapmadı. İçinde bağırmak ya da hesap sormak isteği yoktu. Bazı hesapların birkaç cümleyle kapanamayacağını artık anlamıştı. Salih’in geçmişi, Salih’in yüküydü. Meryem kendi yükünü daha taşımaya başlamamıştı. Bu düşünce gün boyunca peşini bırakmadı. Zehra evin işleriyle uğraşırken Meryem ona yardım etti. Ömer bir ara dışarı çıktı. Evde sıradan bir gün yaşanıyormuş gibi görünüyordu. Oysa Meryem için hiçbir şey eskisi kadar sıradan değildi. Öğleden sonra yalnız kaldığında sandığının kapağını açtı. İçinde birkaç parça giysi, özenle katlanmış örtüler ve çocukluğundan kalmış küçük eşyalar vardı. Elini kumaşların üzerinde gezdirdi. On sekiz yaşındaydı. Bu evde doğmuş, bu avluda büyümüş, Akpınar’ın yollarında çocukluğunu bırakmıştı. Hayatının büyük kısmında başına gelecekleri büyüklerin kararları belirlemişti. Bir kız çocuğu olarak ne zaman susması gerektiğini erkenden öğrenmişti. Ama ne istediğini soran pek olmamıştı. Meryem sandığın kapağını kapattı. İlk kez kendi kendine aynı soruyu sordu. Ben ne istiyorum? Cevap gelmedi. Belki de insan, kendisine hiç sorulmayan bir sorunun cevabını hemen bulamıyordu. Akşam yaklaşırken hava yeniden sertleşti. Meryem kapının önünde durup köy yoluna baktı. Aklına Yusuf geldi. Çamlıdere’de yaşayan, Akpınar’a yalnızca ahır onarımında çalışmak için gelmiş olan Yusuf. Onun burada kalıcı olmadığını biliyordu. İş bittiğinde kendi köyüne dönecekti. Bu gerçek daha önce Meryem’i bu kadar rahatsız etmemişti. Şimdi ise Yusuf’un bir gün o yoldan çekip gideceğini düşününce içinde adını koyamadığı küçük bir boşluk oluştu. Bunun aşk olup olmadığını bilmiyordu. Belki yalnızca meraktı. Belki bir insanın hayatına uzaktan bakarken, kendi hayatının da değişebileceğini fark etmesiydi. Meryem hiçbirine isim vermedi. Vermemesi daha doğruydu. Çünkü bazı duygular erken adlandırıldığında olduğundan büyük görünürdü. Gece çöktüğünde ev yeniden sessizleşti. Meryem yatağına uzandı. Dün gece geçmişin ağırlığıyla uyumuştu. Bu gece ise ilk kez kendi geleceğini düşündü. Henüz önünde ne olduğunu bilmiyordu. Kimin hayatında kalacağını, kimin gideceğini, bir gün kiminle evleneceğini ve gideceği evde nasıl bir hayatın onu beklediğini bilmiyordu. Bildikleri çok azdı. Zeynep’in geçmişinden kalan yük artık Meryem’in omuzlarında değildi. Şimdi Meryem’in kendi hayatı başlıyordu. Ve Meryem henüz bilmiyordu... Bir gün dönüp bu sessiz geceleri özleyecek kadar ağır günlerden geçecekti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD