Akşama kadar bekleyemediğim için hava biraz yumuşayınca Ersin'i sıkıştırmaya başladım. Kızlarımı almaya gidecektik. Hemen gidecektik. O kadar! Ersin'in kendini naza çekeceği tuttu. Nazikçe söyleyecekmişim, yok dudaklarımı büzecekmişim falan... Mutfaktan minik oklavayla çıktığımı görünce eline ayakkabılarını alıp kendini kapıdan atışını izlemek oldukça tatmin edici oldu. Benden iyi bir anne olacaktı, oklavayla neredeyse iki katım olan adamımı korkutabiliyorsam bakışlarımla iki kız bir oğlanı yola getirebilirdim. Olurdu, evet evet, çok sağlam anne olurdu benden! O seri adımlarla basamakları inerken ayakkabılarımı ayağıma geçirip birkaç basamakla sınırlı olan merdiveni hemen onun ardından yavaş, tatmin olmuş adımlarla indim. Aracı çalıştırıp elimde hala oklavayla ona doğru ilerlemekte oldu

