Armin, odanın loş ışığında sessizce Ilgaz’ ın başucunda oturuyordu. Hastane odası soğuktu, ama Armin bu soğuğu hissetmiyordu. Tek hissettiği, içindeki ağır yük ve belirsizlikti. Ilgaz, ameliyattan çıkmış, hayati tehlikeyi atlatmış olsa da, boynundaki yaralanmanın izleri hala belirgindi. Doktorlar, yaralanmanın sinirlere zarar verip vermediğini söyleyememişlerdi. Şu an sadece beklemek ve Ilgaz ’ın vücudunun kendisini toparlayıp toparlayamayacağını görmek gerekiyordu. Armin, Ilgaz ’ın yanındaki küçük sandalyede otururken, bir yandan zihnindeki düşünceleri susturmaya çalışıyor, diğer yandan her geçen dakika daha da ağırlaşan endişeyi bastırmaya çalışıyordu. Gözlerini Ilgaz’ ın yüzüne dikti. Zihninde beliren anılar, geçmişteki paylaşımları ve aralarındaki karmaşık ilişki, şimdi bir düğüm gibi

