6.BÖLÜM

1475 Words
Demir.... Necmi gidince bende sapıtan aklımı kendine getirmek için yine buz gibi suyun altına attım kendimi. Suyu tam kapatmıştım ki telefonum çalmaya başladı. Duşa kabinin yanındaki askıya aceleyle uzanıp havluyu alıp belime sardım ve üzerimden damlayan sularla banyodaki dolaba koyduğum telefonu alıp cevap verdim. Arayan babamın evinde çalışan emektar Hatice teyzeydi. Hatice teyze yaklaşık 30 senedir dedemin evinde çalışıyordu. Anne ve babam öldükten sonra beni büyüten Hatice teyzemdir ve beni öz oğlu gibide sever. 'Alo?' dedikten sonra "Demir oğlum hemen buraya gelsen iyi olur "dediğinde Hatice teyzenin sesi pek bir panik halinde gelmişti. Ona sakin olmasını söyleyip neler olduğunu sordum. Ve söyledikleriyle sanki az önce soğuk suyun altına giren ben değilmişim gibi kafamın içi alev almaya başladı sanki. Çünkü dedem zorla Necmi'yi alı koymuş ve onu tehdit ediyormuş. O an kafamın içinde şimşekler çakmaya başladı sanki. Dedem oldukça güçlü, sert ve öfkeli bir adamdır. O an Necmi'nin korkmuş olacağını düşünce oldukça paniklemeye başladım doğrusu. Hızla yatak odama gidip üzerimi dahi kurulamadan elime ne geçtiyse üzerime geçirdim. Hızla evden çıkarak arabama atlayıp gaza sonuna kadar yüklenip lastiklerden çıkan dumanlar eşliğinde villadan çıkış yaptım. Yol boyunca da direksiyonu sinirden sıkıca kavrayıp vuruyor ve öfkeyle "Lanet olsun dede!" diyerek bağırıp duruyordum. Allah'tan dedemin konağı benim villaya yakın bir yerdeydi. Konağa varınca mecburen açılmasını beklediğim demir kapı açılır açılmaz. Arabam ile içeri hızlı bir giriş yaptım. Arabayı durdurur durdurmaz da hız kesmeden arabamdan inip arabanın kapısını dahi kapatmadan konağın kapısına koşarak ardı ardına zile basıp durdum. Allah'tan bir iki dakika içinde Hatice teyze kapıyı hemen açtı. Bense dedeme o kadar kızgındım ki Hatice teyzenin yüzüne bile doğru dürüst bakmadan içeri daldım. Konağa adım atmamla salondan dedemin " Yeter! Demir'den ayrılacaksın, ben bu rezilliğe asla müsaade etmem!" diyerek kükreyişini duydum. Öfkeyle hızla salona dalıp "Dede !"diyerek bağırdım. Dedem beni görür görmez sert ses tonunu yumuşatarak "Demek sende geldin Demir efendi! Bizde tamda genç delikanlıyla muhabbet ediyorduk." dedi, Necmi ise korkmuş ses tonuyla, "Evet doğru Demir, deden Ekrem bey davet edince bende kıramadım ve kendim geldim." dedi. Fakat bana olan korkmuş bakışlarından söylediklerinin gerçek olmadığını anlıyordum. Ona bakıp daha da korkmaması için yumuşak ses tonuyla "Toparlan gidiyoruz Necmi." dedim. Tüm bunları benim yüzümden yaşıyordu. Necmi söylediklerimi yapıp ayaklandığı sırada dedem "Otur!"diye kükredi ve bu ses tonu onu fazlasıyla korkutarak tekrar oturmasını sağladı. Bense hızla birkaç adımla dedemin tam önünde durup işaret parmağını yaşlı dedemin yüzüne doğru tutarak. "Bir daha asla! Ama asla! Buna kalkışmayacaksın, eğer ona zarar vermeye kalkarsan karşında beni bulursun dede, yıllar önce anne ve babam gibi beni de ebediyen kaybedersin. "dedim sert ve kararlı ses tonumla. Az önce Necmi'ye kükreyen dedem birden sakinleşip bir şey demeden kafasını başka yöne çevirdi. Çünkü ne kadar kükrese de anne ve babam gibi beni de kaybetmekten korktuğunu gayet iyi biliyordum. O yüzden ikinci bir kelime daha söylemeden hızla arkama dönüp hala koltukta olan Necmi'nin yanına giderek elimi uzattım ve hafifçe gülümseyip "Hadi gidiyoruz Necmi" dedim. Necmi elimi titrek bir şekilde tuttuğu anda onu çekerek hızla konaktan çıktım ve konağın kapısına park ettiğim kapısı açık kalan arabama doğru ilerledim. Önce sessiz bir şekilde peşimden gelen Necmi'yi bindirdim arabaya sonra da hızımı kesmeden ben bindim, biner binmez de kapımı hızla çekerek gelişim gibi hızlı bir çıkış yaptım konaktan. Ama uzunca yol boyu kendime hakim olamayıp öfkeyle mırıltı şeklinde dedeme saydırdım, fakat saydırırken bir an için Necmi'yi unuttuğumu fark ettim. Göz ucuyla ona baktığımda, sessiz bir şekilde kafasını öne eğerek, ellerini kucağında birleştirmiş hâlâ daha korkar bir şekilde oturduğunu fark ettim. Kendime lanet ederek hemen arabayı sağ çekerek hızlı bir duruş yaptım. Yaptığım keskin duruşla ellerini öne uzatarak kafasını son anda arabanın ön paneline vurmaktan kurtulan Necmi şaşkın yüz ifadesiyle bana bakmaya başladı. Önce elimi onun yüzüne uzatarak çenesinde tutup yüzünü iki yöne çevirerek "Dedem sana bir şey yapmadı değil mi Necmi? Bir yerin acımıyor ya!" diyerek sordum. Necmi ise şaşkınca "Yo ... yok ha ... hayır!" Diyerek kekeledi. Ama ben o kekelerken gözlerim elime kayı. Çünkü elimin altındaki çenesi dikkatimi çekti birden . Elimin altındaki teni bir erkeğe ait oylamayacak kadar pürüzsüz ve yumuşaktı. Aynı kadın teni gibi hatta bir bebek kadar yumuşak ve ipeksi gibiydi. O an gözlerim dudaklarına kaydı ve dudaklarının da teni kadar yumuşak olduğunu ve ondan daha önce aldığım tadı hatırladım, fakat sonra zorlukla yutkunduğumu hissedince tekrar sapıtan aklımı kendine getirmek için başımı iki yöne sallayarak içimden kendime lanet etmeye başladım. Tamam çelimsiz ve tüysüz bir oğlandı Necmi, ama bu kadar da yumuşak teni olması da çok ilginçti. Gözlerim Necmi'nin gözlerini tekrar bulduğunda onun gözlerini irice açarak yüzündeki elime baktığını fark ettim. Aynı şekilde bende elime baktığımda çenesinde olan elimin hangi ara yanağına kaydığını anlayamamıştım. Hatta baş parmağımla yanağını da hafif hafif okşadığımın da farkında değildim. Yaptığımın farkına varır varmaz hızla elimi çekerek kesik kesik öksürdükten sonra sahte kızgın bir ifade takındım yüzüme, hatta biraz abartı ses tonuyla "Lan sen nasıl bir adamsın Necmi? Dedem seni zorla alı koymuş üstelik höykürüp duruyor sen pısırık gibi sessizce bir köşede sinmiş oturup onu dinliyorsun. Anlamıyorum lan seni!" dedim. Uzunca bir süre sessiz kalan Necmi zor duyacağım kısık bir ses tonuyla " O adam senin dedendi, üstelik yaşlı bir adam!" dediğinde 'hıh'layarak "Yaşlı mı? Ulan o yaşlı kurt emin ol seni de beni gömer!" dedim alay dolu ses tonumla, fakat Necmi'nin "Hem deden bana hiç bir şey yapmadı , hem ben daha öncede böyle bir şey yaşadım ve daha kötüsünü yaşadım, emin ol deden onların yanında kibar bile sayılırdı "sözleriyle kan yine beyni sıçrar gibi oldu. Öfkeyle kaynamaya başlayan kanımla hızla ona dönerek "Ne diyorsun sen Necmi? Kim lan onlar söyle!" diyerek bağırdım. Tavrıma şaşıran Necmi kafasını öne eğerek mahcupça "Önemli değil artık bir zarar gelmez onlardan" dedi fakat nedense benim sinirimi yatıştıramadı bu sözler, o adamları bulup yüzlerine kafamı gömmek istedim. Necmi'ye öfkeyle bakarak "Sana kim diyerek sordum Necmi" dedim yine bağırarak. Necmi titrek bir sesle. "Dedim ya önemli değil diye, onlar seneler önce babamın ölmeden önce bize bıraktığı kumar borçları olan alacaklılardı. Bir gece evi basıp anne ve benim başıma silah dayayarak zorla bana borç senedi imzalattılar. Aslında dediklerini yapmazdım ama silah anneme de doğrultulmuş olunca mecbur kabul edip imzaladım. Ama.... "dedikten sonra yine duraksadı ve tekrar zor duyacağım ses tonuyla "Senin verdiğin o parayla borcu kapattım o yüzden artık karşıma çıkmazlar" dediğinde öfkeyle ve Necmi'nin kafası silah tutulmuş düşüncesiyle "Lanet olsun!" diyerek direksiyona vurup adamların ecdadına kadar küfürler salladım. Sonra aklıma gelen şeyle gözlerimi kısarak Necmi'ye bakıp. "Ya Necmi senin baban Ali amca dindar bir adam değil miydi?" diyerek sordum. İnce kaşları nedense hayretle havalanan Necmi, kekeleyerek ve ensesine giden eliyle ensesini kaşıyarak "Şey .... sonradan sapıttı! Hem ne demişler .. beşer de şaşar değil mi? "dedi ve zoraki bir şekilde gülümsedi. Bende buruk bir ses tonuyla "Üzüldüm!" deyip tekrar arabayı çalıştırıp ilerlemeye ve başladım. Şu an Necmi gözümde daha da büyümüştü, demek ki teklifimi babasından kalan kumar borçları yüzünden annesine bir şey olmaması için kabul etmişti. Yolda ilerlerken Necmi bir kaç dakika sonra. "Şey beni .. en yakın otobüs durağına bırakabilir misin?" diyerek sordu. Necmi'nin yüzüne bakmadan "Saçmala oğlum ben seni bırakırım gideceğin yere, adresi söyle yeter." dedim. İtiraz etmeye kalksa da dinlemeyip zorla adresi söylettirdim. Meğer eve gidiyormuş, kaldığı mahalleye gelince birden durmamı istedi. Nedenini anlayamasam da dediğini yapıp durdum, arabadan inmeden "Şey getirdiğin için teşekkür ederim. "dedi. Bense “Evine mi geldik Necmi?” diyerek merakla etrafa bakınırken Necmi utangaç ses tonuyla " Yok ben Nihal'i ..... yani kız arkadaşımı gördüm, o yüzden burada ineyi…." derken o kızın abartı dolu sesi doldu kulaklarıma " Necmi hayatım." Yüzüm nedense düşerek Necmi'nin sevgilisi olan Nihal'e zoraki bakarak selam verdim. Selamımı yarım ağız gülüşle karşılık veren Nihal'in gözleri arabadan inip önünde duran Necmi'yle döndü. Sonra yan gözle bana öldürücü bakışlar attıktan sonra Necmi'nin yüzünü avuçlayarak "Bu ne hal hayatım yüzün niye solgun bu kadar senin, yoksa bir şey mi oldu." diyerek sordu. Necmi 'yok bir şey' dese de gıcık bakışlarını bana çeviren Nihal benim çekinerek tuttuğum yüzünü eliyle tutarken Necmi'yi kendine doğru çekti ve o yumuşak yanağına ateşli bir öpücük bıraktı. Yaptığıyla da nedense tek gözümün seğirmesine neden olan Nihal denen kıza bir den fazlasıyla sinirlendiğimi fark ettim. Bu kız beni nedense gıcık ediyordu. Hayatımda şimdiye kadar sadece iki kız itici gelmiştir bana, biri yapışkan Hale biride bu kız Nihal. Ki Hale bile bir ara bana seksi gelmiş ve onu yatağa atıp ateşini söndürmek bile istemişimdir. Tabi sonunda yakayı ondan asla kurtaramayacağımı bildiğim için yeltenemedim asla buna, ama bu kıza onu bile hissetmedim. Yüzüm istem dışı ekşirken zoraki gülümseyerek onlara iyi günler dedim ve arabayı çalıştırıp oradan uzaklaşmaya başladım. Giderken dikiz aynasından onlara baktığımda o Nihal denen kızın kollarını ahtapot gibi Necmi'nin ince beline doladığını fark ettim ve öfkeyle elimi arabanın direksiyonuna geçirip bir küfür salladım. Sonra yaptığım saçma tavırla kendime kızmaya başladım. "Ne yapıyorsun lan sen? Manyak mısın oğlum ne bu tavırlar. Erkek lan o erkek, siktiğimin aklı ne bu tavırlar! Sende bir erkeksin aptal herif erkek! Kendine gel! "diyerek söylenerek artık keyfim kaçtığı için arabayla evime doğru ilerledim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD